Maskedeki büyük tehlike! Koronavirüsten tamamen koruyor...

Maskedeki büyük tehlike! Koronavirüsten tamamen koruyor sanılıyor ama.....

Toplumda kimin koronavirüsle enfekte olduğunun bilinmemesi sebebiyle herkesin sokağa çıkarken maske takmasının şart olduğunu söyleyen iç hastalıkları ve hematoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner "Maske insanlarda yalancı bir güven hissine sebep oluyor. İnsanlarda maskemi taktım artık virüs bana bir şey yapamaz hissi ortaya çıkıyor. İki üç maskeyi üst üste takıp marketlerde, pazarlarda omuz omuza alışveriş yapanları görüyoruz. Bu çok önemli bir problem hâline geldi" dedi.

21 Nisan 2020 - 08:44

Maskedeki büyük tehlike! ten tamamen koruyor sanılıyor ama...

Giriş Tarihi: 21.04.2020  07:50 Güncelleme Tarihi: 21.04.2020  07:52

İlk olarak Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve şu ana kadar 170 bini aşkın kişinin hayatını kaybetmesine neden olan  dünyayı adeta esir aldı. Uzmanlar koronavirüsten korunmak için temizlik ve maskenin önemli olduğunu söyledi. Dışarıya çıkarken kullanılan maskeler güven hissi veriyor. Ancak koronavirüsten ne kadar koruyor? Maske takan kişilerin kendilerini aşırı güvende hissettiğini söyleyen uzmanlar “Maske ‘yalancı güven hissi’ veriyor. Üç kat maske takıp omuz omuza kalabalığa girmek risk oluşturur. Sosyal mesafeyi koruyun” uyarısında bulunuyor.

Yeni tip koronavirüs enfeksiyonunun ortaya çıktığı ilk günlerde sadece Covid-19 pozitif kişilerin maske takması gerektiği söyleniyordu. Enfeksiyon toplumda yayıldıkça sağlıklı kişilerin de maske takması mecburi hâle geldi. Ancak son günlerde maskenin gereksiz bir güven hissi oluşturduğu üzerinde duruluyor.

TAKMAK ŞART AMA GÜVENDE HİSSETMEYİN
Toplumda kimin koronavirüsle enfekte olduğunun bilinmemesi sebebiyle herkesin sokağa çıkarken maske takmasının şart olduğunu söyleyen iç hastalıkları ve hematoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner "Maske insanlarda yalancı bir güven hissine sebep oluyor. İnsanlarda maskemi taktım artık virüs bana bir şey yapamaz hissi ortaya çıkıyor. İki üç maskeyi üst üste takıp marketlerde, pazarlarda omuz omuza alışveriş yapanları görüyoruz. Bu çok önemli bir problem hâline geldi" dedi.

BELİRTİSİZ DÖNEM DAHA TEHLİKELİ
Hastalığın bazı kişilerde belirtisiz geçtiğini ancak bu dönemde de virüs bulaştırabildiklerini anlatan Prof. Dr. Mustafa Çetiner "Virüsü alanların yüzde 81'i hastalığı çok hafif belirtilerle geçiriyor; yüzde 14'ü hastaneye yatmak ve tıbbi destek almak zorunda kalıyor; yüzde 5'ide yoğun bakıma gidiyor. Diamond Princes Gemisi ve İzlanda'da yapılan çalışmalar insanların yüzde ellisinin bu hastalığı hiçbir belirti vermeden geçirdiklerini gösterdi. Ancak bu arada virüs bulaştırabiliyorlar ve kişilerin en çok bulaştırıcı oldukları dönem belirtilerin ortaya çıkmasından önceki iki gün. Bu yüzden sosyal mesafe çok önemli" dedi.

HEM MASKE TAKIN HEM SOSYAL MESAFEYİ KORUYUN
Maske kullanmanın asıl hedefinin hasta kişinin hastalığı çevresine bulaştırmaması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Çetiner, maskenin koruma oranları ile ilgili şunu söyledi: "Eğer koronavirüs pozitif biriyle karşı karşıyaysanız ve sosyal mesafeyi ihlal etmişseniz; Covid-19 pozitif kişide maske yok ve sizde varsa maskenin sizi koruyuculuğu yüzde 10-15 civarındadır. Eğer yine sosyal mesafeyi ihlal etmişseniz ve Covid-19 pozitif kişide maske var ve sizde yoksa korunma oranı yüzde 60-70'lere çıkar. İki kişi birden taktığında Covid-19 bulaşma riski sosyal mesafe ihlal edildiği durumda bile yüzde 5'lere kadar düşüyor. Benim düşüncem herkesin maske takması, çünkü kimin Covid-19 pozitif olduğunu bilmiyoruz." Yeni tip koronavirüsten korunmada en etkili yolun el temizliği ve sosyal mesafe olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çetiner "Virüsün havada asılı kaldığını gösteren bir veri yok. Dünya Sağlık Örgütü insanlar arasındaki sosyal mesafenin en az 1,5 metre olmasını öngörüyor. Aslında bu metreleri de ayarlamak çok da mümkün değil. Ne kadar uzak, o kadar iyi aslında" diye açıkladı.

VİRÜS, LABORATUVARDAN KAÇMIŞ OLABİLİR
Türkiye'de yer alan habere göre, Covid-19 virüsünün laboratuvarda üretilmiş olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Çetiner "Vuhan'daki hayvan pazarı ile bu virüsün çalışıldığı biyotek laboratuvarının birbirine çok yakın olduğu söylendi. Bu laboratuvarın koronavirüs üzerinde çalıştığını biliyoruz. 2018 yılında CIA'nin Amerikan Başkanı'na sunulan bir raporda bu laboratuvarda çok dikkatsiz çalışıldığına işaret ediliyor. Virüsle çalışırken yeterli tedbir almadıkları için, tıpkı Çernobil'deki patlama gibi laboratuvardan kaçmış ve insandan insana geçip hastalık yapabilir bir şekle dönüşmüş olabilir. Bence kasıttan çok ihmal var" dedi.

2025'E KADAR HASTA ETMEYE DEVAM EDECEK
Alınan kısıtlama tedbirlerinin çok önemli ve faydalı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Çetiner "Bu tedbirler sayesinde Amerika'da olduğu gibi hastalık herkese yayılmıyor ve sağlık sistemine yüklenme olmuyor. Büyük ihtimalle sosyal hayata geçmeye başladığımızda hastalık grafiği biraz daha yükselecek ve bir dalgalanma olacak. Ama önemli olan, herkesin aynı anda hastalanmaması. Harvard Üniversitesinin yaptığı bir araştırma eğer hiçbir ilaç, aşı bulunmaz ve virüs kendi davranış şeklini değiştirmezse bu sürecin 2025'e kadar iniş çıkışlarla devam edebileceğini tahmin ediyor. Yeni bir aşı bulunma çalışmaları da zaman alacak gibi görünüyor. Bir anda dünyayı değiştirecek müthiş bir buluş beklentisine girmeyelim" diye anlattı.

Maskedeki büyük tehlike! Koronavirüsten tamamen koruyor sanılıyor ama...Son dakika haberler: Doğru bilinen 10 yanlış! Corona Virüsü tedbirlerinde bu maddelere dikkat!

Corona Virüsüne karşı alınması gereken önlemler şu sıralarda herkesin konuştuğu konu haline geldi. Bu konuyla ilgili Hürriyet yazarı Osman Müftüoğlu da dikkat çeken bir yazı kaleme aldı ve tedbirlerde doğru bilinen yanlışları derledi. İşte Corona Virüsü'nde doğru bilinen 10 yanlış!

Koronavirüsü gecikerek de olsa hudutlarımızdan içeri girdi. Bu gecikmiş ziyarette Sağlık Bakanlığımız, sağlık çalışanlarımız ile Koronavirüs Bilim Kurulumuzun katkıları çok. Teşekkür ve takdiri hak ettiler. Bana sorarsanız bundan sonrası için slogan şu olmalı: Panik yok, tedbir çok! 

O tedbirlerin neler olduğunu da öğrendik ve uygulamaya çoktan geçirdik. Peki, yanlışlarımız veya eksiklerimiz neler? Özellikle “doğru sanılan yanlışlar” hangileri? Merak edenler için basit bir liste hazırladım, buyurunuz...

YANLIŞ 1 - Sarımsak, soğan yiyin

YANLIŞ 1 - Sarımsak, soğan yiyin

TAMAM, soğan ve sarımsak sülfür güçleri, alisin ve kuvarsetin zenginlikleri ile “doğal şifalar” ama koronavirüsten korunma gibi ciddi bir işi sadece onlara ihale etmek yanlış olur. Hele hele her gün 4-5 diş sarımsak, 2-3 soğanı çiğ çiğ yemek mideye de toplumsal ilişkilere de ihanet sayılır! Hastaysanız, koronavirüs aldığınız ya da yaydığınız kesin mi? O zaman ikisini de rahatça yiyin. Bu sayede kokunuzdan hoşlanmayanlar sizden uzak dururlar, neticede de virüsten korunma imkânı yakalamış olurlar. Mesele şudur: Yeterli, dengeli, çeşitli beslenin, bol sebze meyve, protein tüketin yeter.

YANLIŞ 2  - Turşuya yüklenin

YANLIŞ 2 - Turşuya yüklenin 

TURŞULARIN, özellikle de lahanası, salatalığı, sarımsağı, soğanı bol bir turşu ziyafetinin probiyotik zenginliği sayesinde bağışıklığınıza güç vereceği doğrudur. Ne var ki bu doğal gücün sizi muhtemel bir koronavirüs saldırısından koruyacağını garanti etmek zordur. Makul miktarda düzenli turşu tüketin ama midenizi düşünüp abartıya da kaçmayın.

YANLIŞ 3 - Alkol içmek virüsü öldürür

YANLIŞ 3 - Alkol içmek virüsü öldürür 

DOĞRUDUR, yüzde 60 ve üzerinde alkol içeren her türlü el temizleyicisi (örneğin kolonya) elinizdeki virüsleri anında yok eder. Ne var ki “alkol” ile virüs ölümü sadece el temizliğinde geçerli. Elleri temizleyerek değil de alkol içerek virüsleri öldürmeyi düşünmek ise son derece riskli ve tehlikeli. Konu virüs enfeksiyonu ise alkolden kesinlikle uzak durun.

YANLIŞ 4  - Sirke gargara yapmak iyi gelir

YANLIŞ 4 - Sirke gargara yapmak iyi gelir 

“TUZLU su” ile gargaraya (tuzsuz bile olabilir) evet ama “klorin dioksit” eklenmiş su ile gargara ya da “sirke” ile gargaraya hayır! Düzenli ve sık aralıklarla yaptığınız doğal gargaralar “mekanik temizleme” yolu ile yarar. Ne var ki devreye klorin dioksit gibi “riskli kimyasallar” girdi mi işler anında riskli hale geliverir.

YANLIŞ 5 - Sık sık su içmek faydalı

YANLIŞ 5 - Sık sık su içmek faydalı 

DÜZENLİ su içmek susuz kalmamanızı garanti eden makul ve yerinde bir tavsiyedir ama konu “koronavirüslerden korunma” olduğunda işe yaramaz. Hele hele bu suyu “yüksek ısıda” tutup, ağız ve boğaz mukozasını yakarak yaralamak fayda yerine zarar bile verebilir. Tavsiyem şu: Sık aralıklarla ılık su yudumlayın ama bunu “virüsleri mideye yollayıp mide asidi ile öldürmek için” değil, susuz kalmayıp ile bağışıklığınıza destek olmak için yapın.

YANLIŞ 6 - Gümüş suyu içmek virüsü yok eder

YANLIŞ 6 - Gümüş suyu içmek virüsü yok eder 

“GÜMÜŞ suyu içip koronavirüsleri yok etme” tavsiyesi asılsız bir Amerikan bir rüyasıdır. Tavsiyenin kaynağı da zaten ABD’li saf ve iyi niyetli bir TV şovmenidir. Kolloidal gümüş sıvısı içmenin bırakın faydasını, ciddi toksik etkisi olabilir. Böbreklerinize ve cildinize ciddi zararlar verebilir.

YANLIŞ 7 - Sıcak içecekler yudumlamak lazım

YANLIŞ 7 - Sıcak içecekler yudumlamak lazım 

KORONAVİRÜSLER sıcaktan yani “yüksek ısıdan” hoşlanmıyor. Ne var ki aşırı sıcak içecekler ağız-boğaz bölgesini yakıp kavurarak “koruyucu epitel tabakayı” ve “önleyici bağışıklık salgılarını” tahrip ettiğinden, size faydadan çok zarar verebiliyor. Kısacası ne sıcak su içmek, ne de sıcak bitki çayları ile keyif yapmayı düşünmek koronavirüslerin pek umurunda değil. Tam tersine keyiflerini arttırabiliyor. Sıcak sudan mutlaka faydalanmayı düşünüyorsanız tavsiyem şu: Havlu ve çarşaflarınızı 60 derece ve üzerinde sıcak su ile yıkayınız, bu önlem işe yarayabilir.

YANLIŞ 8 - Kelle paça çorbası virüsü yok eder

YANLIŞ 8 - Kelle paça çorbası virüsü yok eder 

BU tam bir saçmalama ve yanlışı yanlışla cilalama tavsiyesidir. Kelle paça çorbası, tavuk suyu çorbası, domates çorbası, balkabağı ya da tarhana çorbası olmaları fark etmiyor, çorbaların her biri bize iyi geliyor. Ne var ki, şifa meselesini asla ve asla ilaç meselesi ile karıştırmak, böyle ciddi bir konuda “tribünlere oynamayı” bırakıp bilimsel verilere bakmayı zorunlu hale getiriyor.

YANLIŞ 9 - Maske takmanız yeterlidir

YANLIŞ 9 - Maske takmanız yeterlidir 

HAYIR, yeterli değil! Maske sizi virüsü kapmaktan korumaz. Sadece siz hasta iseniz virüsü başkalarına bulaştırmanıza engel olabilir. Maskeye değil, el temizliğine güvenin. Maskenizi değil, elinizi temiz tutun.

YANLIŞ 10 - El dezenfektanları sorunu çözer

YANLIŞ 10 - El dezenfektanları sorunu çözer 

MÜHİM bir yanılgı da budur. Televizyonlarda reklamı yapılan ve “Bakterilerden korur!” diye pazarlanan sözde antiseptik, dezenfektan ve mikrop öldürücülerin çoğunun elinizi sıkı bir “su-sabun temizliğinden” daha çok koruyabileceğini düşünmeyin. Tekrarlayalım: Ellerinizi sık sık bol sabunlu su ile dikkatle, iyice ovarak yıkayın.

ÖNEMLİ - Virüs yayılmasından daha tehlikelisi de var: Dedikodu yayılması

ÖNEMLİ - Virüs yayılmasından daha tehlikelisi de var: Dedikodu yayılması!

KORONA meselesi önemli. Tamam, ama bu salgının da önlenebilmesi veya sınırlı tutulması mümkün. Koronavirüs için alınabilecek sayısız tedbir var ve oldukça etkili oldukları kesin. Özellikle kişisel bakım ve temizlik bu virüsten korunmada işe yarıyor. Bütün bu önlemlerin “sıfır noktası”na taşınması ve büyük tehdidin de “dedikodu”, “yanlış bilgi” ve “panik salgını” olduğu biliniyor. Kısacası panik salgını, yani duygusal salgın emin olun ki virüs salgınından çok daha riskli. Korunmak en etkili yol. Toplumsal bilinç en etkili önlem.

Bu haber 200282 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İnternetin lağım çukuru olan Ekşi Sözlük İslam düşmanlarıyla dolu! Alçaklıkta sınır tanımadılar....
İnternetin lağım çukuru olan Ekşi Sözlük İslam...
İnternetin lağım çukuru olan Ekşi Sözlük İslam düşmanlarıyla dolu! Alçaklıkta sınır tanımadılar....
İnternetin lağım çukuru olan Ekşi Sözlük İslam...