Beşiktaş, evinde konuk ettiği Hatayspor’u 7-0 gibi tarihi bir...

Beşiktaş, evinde konuk ettiği Hatayspor'u 7-0 gibi tarihi bir skorla mağlup ederek şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı.

Süper Lig'in 39. haftasında Hatayspor'u darmadağın eden lider Beşiktaş, maç fazlasıyla Fenerbahçe'ye 8, Galatasaray'a 9 puan fark attı. Sergen Yalçın'ın öğrencilerinin Hatayspor karşısında oynadığı futbol, Beşiktaş taraftarının yanı sıra, Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarını da mest etti, sosyal medya adeta ayağa kalktı.

02 Mayıs 2021 - 08:08 - Güncelleme: 02 Mayıs 2021 - 11:40

Son dakika: Usta yazardan flaş  sözleri! 'Eşi benzeri yok...'

Giriş Tarihi: 02.05.2021  07:17 Güncelleme Tarihi: 02.05.2021  08:28

Spor Toto Süper Lig'in açılış maçında Beşiktaş, evinde konuk ettiği Hatayspor'u 7-0 gibi tarihi bir skorla mağlup ederek şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı. Karşılaşmanın ardından spor yazarları dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. İşte o yazılar...

Son dakika: Usta yazardan flaş Beşiktaş sözleri! 'Eşi benzeri yok...'

Süper Lig'in 39. haftasında 'u 7-0'lık flaş bir skorla yenen , şampiyonluk yarışındaki rakipleri 'nin 8, 'ın ise 9 puan önünde zirvede yer aldı. 'in 4 golle yıldızlaştığı müsabakanın ardından siyah-beyazlılar şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı. Beşiktaş'ın Hatayspor'u yendiği mücadeleyi Sabah'ın usta yazarları değerlendirdi. İşte detaylar...

Beşiktaş - Hatayspor maç sonucu: 7-0

Beşiktaş, Süper Lig'in 39. haftasında Hatayspor'u 7-0 yenerek şampiyonluk yolunda çok büyük bir adım attı. Ezeli rakiplerinin önünde şampiyonluk ipini göğüsleme adına önemli bir virajı dönen siyah-beyazlılar oynadığı etkili futbolla da tam not aldı. Sabah'ın usta kalemleri, Beşiktaş'ın performansını değerlendirirken, siyah-beyazlı takımın artık şampiyon olduğunu ifade ettiler. İşte o değerlendirmeler...

Son dakika haberi - Beşiktaş'ın tarihi gecesi sonrası böyle patladı! 'Eee ertelemedin de ne oldu? Fark yedin evine döndün'

Sergen Yalçın Beşiktaş'la şampiyonluğa çok yakınSüper Lig'de 39. haftasında Lider Beşiktaş, Vodafone Park'ta Hatayspor'u konuk etti. Mücadeleyi 7-0 kazanan Beşiktaş şampiyonluk yolunda çok önemli bir 3 puanı cebine koyarak Galatasaray derbisi öncesi rahatladı. Bu bol gollü maçı ve Beşiktaş'ın şampiyonluk yürüyüşünü spor yazarları köşe yazılarında değerlendirdi.

SÜPER LİGDE TARİHİ GECE

SÜPER LİG'DE TARİHİ GECE 

Dolmabahçe'de dün gece Süper Lig tarihinde ender görülür bir skor meydana geldi. Beşiktaş fırtına gibi başladığı Hatayspor karşısında ilk yarıyı 5-0, maçı da 7-0 öne bitirdi. Bu tarihi maçı spor yazarları köşe yazılarında kaleme aldı. İşte o yazılar...GOLLERİ SAYACAKSIN, SAKIN ŞAŞIRMA - ATTİLA GÖKÇE (MİLLİYET)GOLLERİ SAYACAKSIN, SAKIN ŞAŞIRMA! - ATTİLA GÖKÇE (MİLLİYET) 

İlk yarının skoruna bakalım: 5-0... Maçın sonu: 7-0… Peki kaç kurtarış yapmış Munir Mohammedi: 6… Toplayın gollerle kurtarılanları: 13 gol olabilirmiş yani…Bu Beşiktaş, Formula 1’de finişe yaklaşırken keskin virajları süper hızla dönen pilotlar gibi… Kartallar yüksek ve hızlı uçuyor (5000 m - 320 km/saat)… Beşiktaş da hızlı oyun ve yüksek skorla (7 gol) oynuyor.Formula’dan maratona dönelim: Yarışı hep önde götüren atletin 42 bin 195 metrelik mesafeyi bitirirken zafer turuyla stada girdiğini düşünün… Dünkü Beşiktaş öyle bir şeydi işte…Goller tespih taneleri gibi sıralandı… Oyun, oyun olmaktan çıktı şova dönüştü...Yine de öksüzdü o goller, o oyun, o lider.Biliyorsunuz, sıkı kapandık… Yasak bölge tribünler.Vardır bunda da bir hayır… Taraftar olsaydı şayet dünkü maçta… Vodafone stadı yıkılırdı coşkudan ve alkıştan… İlk yarıda değil, ama ikinci yarıda yıkılırdı mutlaka… Acaba saat kaçta?Hayır, Beşiktaş’a çiçek filan atmıyorum. Futbolsever olarak oyundan aldığım zevki ve keyfi kutluyorum. Başka takımlar da oynasın, hazırım: onlara da şimdiden bin alkış!***Pardon… Her şeyden önce Ömer Erdoğan hocamıza geçmiş olsun. Kovid-19’a bırakmayız onu… Kimseyi bırakmayız... Maç, rekabet, gol, mol… Hiçbiri sağlıktan önemli değil. Ömer Erdoğan’dan daha öncelikli değil. Hatayspor, Beşiktaş’ı yenemese de Ömer Hoca Kovid’i yenecektir. Çabuk dön Hocam!.KÖTÜ OYNAYAN MI VAR HANİ'KÖTÜ OYNAYAN MI VAR HANİ?' 

Maç başladı, sağa sola bakalım, kim n’apıyor derken… Henüz ikinci dakikaya girmişken, Ghezzal’ın attığı ilk kornerde bir kaza golüyle öne geçti Beşiktaş. Akintola’nın kafa vuruşu kendi kalesine. Maç başladı, sağa sola bakalım, kim n’apıyor derken… Henüz ikinci dakikaya girmişken, Ghezzal’ın attığı ilk kornerde bir kaza golüyle öne geçti Beşiktaş. Akintola’nın kafa vuruşu kendi kalesine. Acayip hızlı, zincirleme bol paslı, akıl ve beceri dolu turnikeye girdi Beşiktaşlılar. En geride Welinton - Vida makine dairesinde istim basar gibi topu hep ikinci - üçüncü bölgeye attılar. Orada da Rosier, Ghezzal, Atiba, Ljajic, Larin, N’Koudou, arkasında N’Sakala vardı. Josef’i de unutmayalım yani… Kötü oynayan mı var, hani? Geriye kim kaldı? Kaleci… Evet, Ersin de en az 1 tane kurtardı, dahası bir pozisyonda da liberoluk yaptı.LARİN DÖRT DÖRTLÜK YANIT VERDİ'LARİN DÖRT DÖRTLÜK YANIT VERDİ' 

Böylesi güzel, akıcı ve yakıcı oyunun en ateşli golcüsü Cyle Larin oldu… Rizespor’a attığı gibi dün de dörtledi. Böylece santrforda yapamadığını yazan, düşünen ve söyleyen bizlere dört dörtlük bir yanıt verdi, iyi mi?Derken N’Koudou sahne aldı. Üst üste üçüncü maçta dördüncü gol. Aaa… Sen de mi Rıdvan?. Oyuna girdi, dakikasında Rosier’in nefis asistiyle kendi tarihine ilk golü yazdı. Aferin ona!Önce N’Koudou (geçmiş olsun)-Rıdvan, sonra Atiba-Dorukhan, Ljajic-Necip, Ghezzal- Mensah değişiyorlar. Sergen Hoca, Galatasaray maçına yorgun adam istemiyor anlaşılan.Şunu da yazalım: Ceza sınırındakiler derbi öncesi sarı kart görmeden maçı tamamladı. Burası da önemli.7-0’a son söz: Beşiktaş’ı izlerken golleri sayacaksın..Sakın şaşırma!ZİRVENİN RENGİ BELLİ; SİYAH-BEYAZ - BİLAL MEŞE (MİLLİYET)ZİRVENİN RENGİ BELLİ; SİYAH-BEYAZ - BİLAL MEŞE (MİLLİYET) 

Lider Beşiktaş’ta, Sergen Hoca’nın dediği gibi, “Biri geliyor, biri gidiyor...” Eee bir de kart cezaları var, malum!Demek istediğim, o yokmuş, bu yokmuş fark etmiyor... Kartal’ın oyununda değişen bir şey var mı? Aslaaa...Tüm handikaplara karşın Kartal sahaya çıkıyor, topunu oynuyor, üretiyor, kaçırıyor, ama kimsenin de gözünün yaşına bakmıyor! Önüne gelen her türlü engeli bir bir aşıyor. Yol temizliyor, yol...Yani Kartal, ŞAMPİYONLUĞA kanat çırpıyor. Helal olsun Sergen Hoca ve oyuncularına...Süper Lig’de klasman hesabı yapan Hatayspor da öyle yabana atılacak ekip değil asla.Hele bir forvet hattı var ki, Boupenza, Akintola ve Diouf... Ama dünkü maçta sınıfta kaldılar, sınıfta!Niye mi?ilk 14.dakikada kalesinde üç gol gören Hatayspor, adeta şaşkın ördeğe döndü! Öyle ki, Diouf arkadaşlarını saha içinde toplantı yapmak zorunda kaldı. Yaptılar da değişen bir tablo göremedik! Fark ilk yarıda beşe çıktı, toz şekeri gibi dağıldılar!KEŞKE BİR PENALTI OLSA DA ERSİN KULLANSA'KEŞKE BİR PENALTI OLSA DA ERSİN KULLANSA' 

Valla, Beşiktaş maça bildiğimiz klasik oyunuyla başladı. Tempo, rakibe baskı, pozisyon üretme, fileyi bulmayan fırsatlar, Rizespor maçını anımsattı bana! Kaçanları yazmayacağım, çünkü yerimiz dar!Hatayspor’un kronikleşmiş, kendi kalesine gol atma huyu var! Daha ikinci dakikada Ghezzal’ın korner atışında gelen topu Akintola, kendi kalesine gönderdi.Kartal bu, eksik de olsa, adamın feleğinin şaşırtır alimallah; ipini çeker, ipini!Larin, yeniden yerine döndü, iki net pozisyon kaçırdı, ancak 11 ve 14’de attığı gollerle farkı üçe taşıdı.Hatayspor mu? Bir pozisyonu var, o da Katranis’e ait, ama Ersin gole izin vermedi.Aferin Ersin’e... Çok kritik kurtarışlar yapıyor, takıma müthiş katkı sağlıyor. 27’de Akintola, yine rahat pozisyondaydı. Ancak unuttuğu birisi vardı(!) O da kaledeki Ersin, aman nazarımız değmesin!Son haftalarda eski günlerine dönüş yapan Ljajiç’ın harika şutu, direkte patladı.38’de adamım ortaya bir kez daha çıktı, N’Koudou, ligde 8. gole imzasını attı, ona da nazar değdi, sakatlandı!Ne güzel adamsın sen Rıdvan kardeş... Gireli bir dakika oldu, farkı 5’e taşıdın, N’Koudou’yu aratmadın. Düşünün sağ bek asist yapıyor, sol bek golü atıyor; işte Kartal’ın başarısı da burada yatıyor. Yani, Kartal’da herkes golcü, keşke bir penaltı olsa da Ersin kullansa, ne dersin hocam?EEE NE NE OLDU ERTELEMEDİN DE...'EEE NE NE OLDU ERTELEMEDİN DE...' 

İkinci yarı mı? Hiç ama hiç değişen bir şey olmadı. Şampiyonluğa inanmış Kartal, adeta şov yaptı, şov, Hatayspor’u yerle bir etti!Larin 55’de hat-trick yaptı, farkı altıya taşıdı. Gördük ki, herkes Larin’e çalışıyor, adam durmak bilmiyor, 65’de bu kez yediye çıkardı, yediye arkadaş!İnsan sağlığının önüne hiç bir şey geçemez. Sergen hocanın erteleme isteği, karşılık bulmadı, o cenahta!Eee ne oldu, ertelemedin de... Ne değişti arkadaş? Kaldı ki oynadığınız rakip ligin lideri, en iyi futbolu da oynayan bir takım.Farkı yedin, evine döndün!Neyse, şampiyonluk fotoğrafı giderek netlik kazanıyor. Her maçını coşkulu ve de iştahlı oynayan Beşiktaş, alın terinin karşılığını ŞAMPİYONLUKLA taçlandırmasına şurada kaç hafta kaldı ki?Puan avantajı da ortada... Büyük bir mucize olmadığı taktirde ligin rengi artık bellidir. SİYAH-BEYAZ...​​​​​​​KEŞKE TARAFTAR OLSAYDI - SERDAR SARIDAĞ (MİLLİYET)KEŞKE TARAFTAR OLSAYDI - SERDAR SARIDAĞ (MİLLİYET) 

Çok zor maçlardır bunlar. Yanlış anlaşılmasın, oynanması değil yazması zordur. Golün dakikasını not alırsın daha noktayı koymadan ikincisi gelir! Bir kurgu yaparsın daha noktalı virgüle gelmeden, parmakların ünleme gider! Zordur böyle maçları yazmak. Akintola 2. dakikada kendi kalesine attığı için, yazıyı buna göre kurgularsın fakat Larin, 11, 14, 55 ve 65. dakikalarda attığı gollerle ‘başlığa beni al’ der.Sergen Yalçın sanki bugünü biliyordu. Çaykur Rize maçından sonra “Cumartesi göreceğiz” demişti. Demişti ama ben böyle bir şey hiç görmedim. Bu kadar aç bir Beşiktaş’ı yıllardır izlememiştim. Lig tarihinde ilk yarıda ilk kez beş gol atan bir Beşiktaş seyretmeyi kimse beklemiyordu.38’de gol atan N’Koudou’nun yerine giren Rıdvan, daha duasını bitirmeden 44’te golünü attı. Belki Beşiktaş için en anlamlı goldü. Vida sanki takım arkadaşını değil oğlunu öpüyordu! Rıdvan’a sarılan Atiba, Beşiktaş’a geldiğinde Rıdvan daha 12 yaşındaydı.​​​​​​​DERBİ ÖNCESİ HERKESİN FAVORİSİ'DERBİ ÖNCESİ HERKESİN FAVORİSİ' 

Hep söylendi; Beşiktaş’ın oyunu çoktan şampiyon olmuştu. Sadece işin matematik tarafı bekleniyor gibiydi. Ligin bitimine üç hafta kaldı. Matematik ‘beni bekle’ diyor ama taraftarın bekleyecek zamanı kalmadı. Sergen Yalçın çok mutlu ama şuna çok eminim. Böyle bir futbolun oynandığı sezonda, tribünlerde taraftarın olmasını çok isterdi. Hele dünkü maçı o statta kim izlemek istemezdi ki?Son paragrafı Sergen Yalçın’a ayıralım. Tıpkı futbolculuğundaki gibi soğukkanlıydı. Bu kadar eksiğin olduğu bir dönemde sadece üst üste kazanılan puanlar değil oynanan oyun da ayakta alkışlandı. Galatasaray ile oynayacağı derbi öncesi, taraflı tarafsız herkesin favorisi haline geldi.  10KASIRGA GİBİ DAĞITTILAR - MEHMET DEMİRKOL (FANATİK)KASIRGA GİBİ DAĞITTILAR - MEHMET DEMİRKOL (FANATİK) 

Hatay’da Ribeiro ve Aabid topu yönlendirme açısından büyüklerde oynayacak seviyedeler. Ama bütün orta saha presi onlara ihale edilmiş durumda. Stoperler dışında prese katkıda bulunan oyuncu yok. Topa sahip olunduğunda, bu belli bir tempoya kadar ligde sorun yaratmıyor. Çünkü öndeki 4’lü, güçlü, hızlı ve yetenekli. Dolayısıyla rakip buraya en az 6 oyuncu bağlamak zorunda. Hatay açısından karşılığı olan bir risk. Dünkü Beşiktaş’ın orta saha dinamizmi ve akın şiddetine karşı bu narin bağlantılar çöktü. Yüzdeli isabet de gelince maç 15. dakikada bitti. Kasırga gibi dağıttılar rakibi. Ve ritmi düşürmeden tarihi bir fark yaptılar.​​​​​​​SERGEN YALÇININ BAŞARISISERGEN YALÇIN'IN BAŞARISI 

Tabii bu farkı yapan ekibe bakmak lazım. Dün sahadaki Beşiktaş kadrosunu oluşturan oyunculara yani. Bir yıl önce bu 11'deki oyuncuların Beşiktaş ilk 11'indeki varlıklarına farklı sebeplerle de olsa itiraz edebilirdiniz, kimse de itiraz etmezdi. Kaledeki Ersin'den en ilerideki Larin'e kadar bireysel ilerlemeye ve bunun ekip hedefiyle uyumuna ancak saygı durulur. Sergen Yalçın'ın bu başarısı futbolculuğundaki tüm başarılarının ilerisinde.​​​​​​​RAKİPLERİN HEVESİNİ KIRDILAR - CEM DİZDAR (FANATİK)RAKİPLERİN HEVESİNİ KIRDILAR - CEM DİZDAR (FANATİK) 

"Futbol hatalar oyunudur" diye ezber vardır. Sanki hata içermeyen insan etkinliği varmış gibi!.. Bu sezon Beşiktaş yolunda ilerlerken "Onlar da kaybedecek" sözünü çok duyduk, okuduk. Tuhaf olan şuydu; 'hata'nın çoğunu rakibinden hata bekleyenler yaptı! Beşiktaş yapmadı mı? Yaptı ancak dar görünen ama devamlılığı rakiplerine göre daha iyi durumda olan kadrosuyla bu yoklukta işleri tıkır tıkır yürüttü. Tıpkı dün akşam olduğu gibi... Üçüncü gollerini buldukları 14. dakikada skorun 5-0 olması işten değildi. Yine de bu skora devre bittiğinde ulaşmayı başardılar. Ve devre sonunda hem oyun hem skor açısından şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin hevesini de kırmayı bildiler. Oyun ezberi, temposu, pratik oluşlarıyla ligin iyi bilinen takımlarından Hatay’ı daha ilk devre sahada görünmez kıldı Beşiktaş.​​​​​​​ÇOCUK SEVİNCİ'ÇOCUK SEVİNCİ' 

Onlar da zaman zaman tüm takımlar gibi başta hakemler olmak üzere futbolun ülkedeki işleyişi konusunda mızmızlanmadı değil. Ne var ki, teknik heyet takımın eksikleri konusundaki şikayetlerini sivriltmeden yoluna devam etmeyi bildi. Oynadıkça birbirlerine alıştılar, birbirlerine alıştıkça geliştiler ve geliştikçe de takviyeye ihtiyaç duymadılar. Nihayetinde sonuca ulaştılar, ulaşacaklar. Ben bu tür farklı skorlardan hoşlanan biri değilim. Cyle Larin'in uçuşa geçtiği dün gecenin benim için en anlamlı anı ise Rıdvan Yılmaz golünün ardında tüm takımın yaşadığı 'çocuk sevinci'ydi. Devre arasına giderken Necip başta tüm oyuncuların tek tek Rıdvan'a sarılışı çok şey anlatıyor sanırım. Rıdvan ve benzerlerinin yapabileceklerini hayal ederken tribündeki o coşkulu tezahürat düşüyor aklıma; "Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler"…BOKS MAÇI OLSA İLK YARIDA NAKAVTTI - ALİ GÜLTİKEN (SABAH)BOKS MAÇI OLSA İLK YARIDA NAKAVTTI - ALİ GÜLTİKEN (SABAH) 

Şampiyonluk havası böyledir... Rakibin kim olduğunun, kimin oynadığının, sizde hangi oyuncunun eksik olduğunun önemi yoktur. Şampiyonluk öyle sihirli bir şeydir ki; her şeyi ve herkesi içine alır. İçine girdiğiniz bu atmosferde yüksek motivasyon ve coşkuya götürür. Coşkuyla beraber de performans ve sonuç gelir. Dün akşam maç başladığında şunu çok net gördük: Futbolcular bu işi kafalarında bitirmiş. Oyuna öyle bir başladılar ki Hatayspor kafasını kaldıramadı. Boks maçı olsa Hatayspor ilk rauntta nakavt sayılırdı. Gerçi ilk yarının sonundaki skora bakınca, 5-0'lık sonucun da Hatayspor için nakavttan farkı yoktu.Bu maç öncesi Beşiktaş'ın Kovid-19 testi isteği kabul görmedi. Ama Beşiktaş'ın sahadaki güçlü oyunu Hatayspor'u virüsten daha çok etkiledi. Motivasyon ve inanmışlık böyle bir şey. Bu süreç N'Koudou'nun, Larin'in, Ghezzal'ın, Ljajic'in performanslarını yüzde yüze çıkardı. Aslında onlar adına da bir kariyer sezonu oldu. Hem kendileri mutlu oldular hem de Beşiktaş camiasını mutlu ettiler. Tabii bunlara Rosier'i, Aboubakar'ı, Vida'yı, Ersin'i de ilave etmezsek haksızlık olur.​​​​​​​CAMİASINI ŞAMPİYONLUK KUTLAMASINA DAVET EDİYOR'CAMİASINI ŞAMPİYONLUK KUTLAMASINA DAVET EDİYOR' 

Bugün Beşiktaş şampiyonluk kupasının bir tarafına elini uzattıysa ve tutabiliyorsa bu oyuncuların büyük katkısı var. Elbette aynı şey Atiba ve Josef için de geçerli.. Bu ikili Hatayspor karşısındaki mükemmel performanslarını bütün sezon boyunca her maçta ortaya koydular. Ve takımın bugünkü inanç seviyesine gelmesinde Aboubakar ile birlikte en büyük paya sahipler. Süreç içerisinde herkes bu işin bir tarafında oldu ve olmaya devam ediyor. Tabi 5'inci golü atan Rıdvan'ın da oyuna girdiği andan itibaren nasıl etki ettiğine bakarsak herkese geçen bu takım coşkusunu tarif etmiş oluruz.Bu maçtan sonra artık Beşiktaş yakın rakiplerine el sallarken iki elini havaya kaldırarak kendi camiasını da şampiyonluk kutlamasına davet ediyor.​​​​​​​EĞER BAŞARI VARSA BAŞKANA BAKARIM - ERMAN TOROĞLU (SABAH)EĞER BAŞARI VARSA BAŞKANA BAKARIM! - ERMAN TOROĞLU (SABAH) 

Bu maç Beşiktaş'ın şampiyonluk maçıydı. Kazandığı an belki matematik olarak işi bitirmeyecekti ama çok açıdan bitirmiş olacaktı.Siyah-beyazlılar fikstürde hep dezavantajlı oldu. Federasyona sorulduğunda, "Biz şöyle yapıyoruz böyle yapıyoruz" dediler ama maalesef hep Beşiktaş'ı zorlayan şekiller ortaya çıktı. Bahane çoktu.Kartal pes etmedi. Her maçta mükemmel mücadele ettiler, tekmeye kafa soktular ve koştular.Peki rakipleri ne yaptı? Alakasız hem de olur olmaz yerlerde 'kural ihlali var' dediler. Diğeri 'saha çamur' dedi. Siyah-beyazlılar ise hiçbir şey demedi. Kadroları daha dar olmasına rağmen mutlu sonu yakaladılar.Futbolda sürpriz olmaz mı? Olur. Ama bu saatten sonra bunun olma ihtimali çok az. Beşiktaş sezon başından beri çok az hata yaparak ve iyi mücadele ederek bugünlere geldi. Ne Galatasaray ne de Fenerbahçe şampiyonluğu hak etti.Belki matematik olarak şu anda Beşiktaş şampiyon değil ama şampiyonluğu sonuna kadar hak etti.​​​​​​​2-3 KİŞİ SERGEN YALÇININ BİLETİNİ KESECEKTİ'2-3 KİŞİ SERGEN YALÇIN'IN BİLETİNİ KESECEKTİ' 

Siyah-beyazlılar bir de Türkiye Kupası finali oynayacaklar. Ligdeki rakipleri burada da yoklar. Ama ligdeki rakipleri hiç aynaya bakmıyorlar. Saçma sapan konuşuyorlar, milleti kendilerine güldürüyorlar.Beşiktaş'ın en büyük özelliği bu sene sahaya 11 kişi çıktılar ama tek beyinden düşündüler. Herkes arkadaşına yardım etti.Sezon başı biraz sallandılar. Sergen baktı ki bu iş gitmeyecek, dizginleri iyice eline aldı. Yönetimle de sorunları oldu. Çabuk halletti ve bugünlere gelindi. Hele bir gece Sergen Yalçın ile yönetimin iplerinin koptuğu andı. Yönetimden 2-3 kişi Sergen Yalçın'ın biletini kesecekti!. Ama Başkan Ahmet Nur Çebi, "Siz karışmayın ben konuşacağım" dedi. O günden sonra Beşiktaş bugünlere geldi. Bugünlere gelinmesinde o gece ipleri eline alan başkanın payı büyüktür. Bir kulüpte başarı veya başarısızlık varsa önce başkana bakarım. Çünkü Türkiye'deki sistem böyle yürüyor.

Flaş Beşiktaş sözleri! 'Dünyada eşi benzeri yok...'MURAT ÖZBOSTAN - SEZON SONA ERDİ TEBRİKLER BEŞİKTAŞ

Beşiktaş, Hatayspor'un da fişini çekerek dün gece itibariyle ligi bitirdi. Ne Fenerbahçe ne de Galatasaray'ın bundan sonraki süreçte hayal kuracak bir anı da kalmadı. 7'den 70'e her kesim Beşiktaş'ın artık şampiyon olduğuna inanıyordu. Hatayspor maçına öyle bir başladı ki siyah-beyazlı takım, izlerken bile hızına yetişemedik.

Attıkça atmak istedi, kaçırdıkça daha çok pozisyona girdi. Bu futbolu şu ana kadar bu ligde hiçbir takım oynamadı, oynayamadı. Goller geldikçe Hatayspor da dağıldı. Sergen Yalçın'ın, "Cumartesi günü görüşeceğiz" sözünün getirdiği 'bilenme' takımda öyle bir hava yaratmış ki her futbolcu jet motoru gibi performans gösteriyordu. 14 dakikada işlem bitti. Özetle ligin şampiyonu belli oldu. Artık ikinci sıraya kim oturacak ona bakmak lazım.

Galatasaray mı Fenerbahçe mi? Ya da başka sürprizler olur mu? Büyük bir başarıya imza atan, bu kadar çok eksiğine rağmen takım olma, birlik olma duygusunu en üst seviyede yaşayan Beşiktaş'ı kutlamak lazım. Takımı bu noktaya getiren, her hafta diri tutan özellikle rakiplerinin bol isimli oyuncularına rağmen 13-14 kişiyle başarı destanı yazan Sergen Yalçın'ı da tebrik ediyorum. Rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe şapkalarını önlerine koyup düşünmeli. Acı bir muhasebe de yapmalı. Şampiyonluk Beşiktaş'a hayırlı olsun.

ALİ GÜLTİKEN - BOKS MAÇI OLSA İLK YARIDA NAVAKTTI

Şampiyonluk havası böyledir... Rakibin kim olduğunun, kimin oynadığının, sizde hangi oyuncunun eksik olduğunun önemi yoktur. Şampiyonluk öyle sihirli bir şeydir ki; her şeyi ve herkesi içine alır. İçine girdiğiniz bu atmosferde yüksek motivasyon ve coşkuya götürür. Coşkuyla beraber de performans ve sonuç gelir. Dün akşam maç başladığında şunu çok net gördük: Futbolcular bu işi kafalarında bitirmiş. Oyuna öyle bir başladılar ki Hatayspor kafasını kaldıramadı. Boks maçı olsa Hatayspor ilk rauntta nakavt sayılırdı. Gerçi ilk yarının sonundaki skora bakınca, 5-0'lık sonucun da Hatayspor için nakavttan farkı yoktu.

Bu maç öncesi Beşiktaş'ın Kovid-19 testi isteği kabul görmedi. Ama Beşiktaş'ın sahadaki güçlü oyunu Hatayspor'u virüsten daha çok etkiledi. Motivasyon ve inanmışlık böyle bir şey. Bu süreç N'Koudou'nun, Larin'in, Ghezzal'ın, Ljajic'in performanslarını yüzde yüze çıkardı. Aslında onlar adına da bir kariyer sezonu oldu. Hem kendileri mutlu oldular hem de Beşiktaş camiasını mutlu ettiler. Tabii bunlara Rosier'i, Aboubakar'ı, Vida'yı, Ersin'i de ilave etmezsek haksızlık olur. Bugün Beşiktaş şampiyonluk kupasının bir tarafına elini uzattıysa ve tutabiliyorsa bu oyuncuların büyük katkısı var.

Elbette aynı şey Atiba ve Josef için de geçerli.. Bu ikili Hatayspor karşısındaki mükemmel performanslarını bütün sezon boyunca her maçta ortaya koydular. Ve takımın bugünkü inanç seviyesine gelmesinde Aboubakar ile birlikte en büyük paya sahipler. Süreç içerisinde herkes bu işin bir tarafında oldu ve olmaya devam ediyor. Tabi 5'inci golü atan Rıdvan'ın da oyuna girdiği andan itibaren nasıl etki ettiğine bakarsak herkese geçen bu takım coşkusunu tarif etmiş oluruz. Bu maçtan sonra artık Beşiktaş yakın rakiplerine el sallarken iki elini havaya kaldırarak kendi camiasını da şampiyonluk kutlamasına davet ediyor.

ERMAN TOROĞLU - EĞER BAŞARI VARSA BAŞKANA BAKARIM

Bu maç Beşiktaş'ın şampiyonluk maçıydı. Kazandığı an belki matematik olarak işi bitirmeyecekti ama çok açıdan bitirmiş olacaktı. Siyah-beyazlılar fikstürde hep dezavantajlı oldu. Federasyona sorulduğunda, "Biz şöyle yapıyoruz böyle yapıyoruz" dediler ama maalesef hep Beşiktaş'ı zorlayan şekiller ortaya çıktı. Bahane çoktu. Kartal pes etmedi. Her maçta mükemmel mücadele ettiler, tekmeye kafa soktular ve koştular. Peki rakipleri ne yaptı? Alakasız hem de olur olmaz yerlerde 'kuralı ihlali var' dediler. Diğeri 'saha çamur' dedi. Siyah-beyazlılar ise hiçbir şey demedi. Kadroları daha dar olmasına rağmen mutlu sonu yakaladılar.

Futbolda sürpriz olmaz mı? Olur. Ama bu saatten sonra bunun olma ihtimali çok az. Beşiktaş sezon başından beri çok az hata yaparak ve iyi mücadele ederek bugünlere geldi. Ne Galatasaray ne de Fenerbahçe şampiyonluğu hak etti. Belki matematik olarak şu anda Beşiktaş şampiyon değil ama şampiyonluğu sonuna kadar hak etti. Siyah-beyazlılar bir de Türkiye Kupası finali oynayacaklar. Ligdeki rakipleri burada da yoklar. Ama ligdeki rakipleri hiç aynaya bakmıyorlar. Saçma sapan konuşuyorlar, milleti kendilerine güldürüyorlar.

Beşiktaş'ın en büyük özelliği bu sene sahaya 11 kişi çıktılar ama tek beyinden düşündüler. Herkes arkadaşına yardım etti. Sezon başı biraz sallandılar. Sergen baktı ki bu iş gitmeyecek dizginleri iyice eline aldı. Yönetimle de sorunları oldu. Çabuk halletti ve bugünlere gelindi. Hele bir gece Sergen Yalçın ile yönetimin iplerinin koptuğu andı. Yönetimden 2-3 kişi Sergen Yalçın'ın biletini kesecekti! Ama Başkan Ahmet Nur Çebi, "Siz karışmayın ben konuşacağım" dedi. O günden sonra Beşiktaş bugünlere geldi. Bugünlere gelinmesinde o gece ipleri eline alan Başkan'ın payı büyüktür. Bir kulüpte başarı veya başarısızlık varsa önce başkana bakarım. Çünkü Türkiye'deki sistem böyle yürüyor. Beşiktaş sonuna kadar hak etti. Tebrikler.

AHMET ÇAKAR - FUTBOL FARKI, PUAN FARKINDAN BETER
İki gün önce Sergen Yalçın, "Cumartesi ne olacağını göreceğiz" derken spor kamuoyunun büyük bir kısmı "Hadi ya Sergen hoca... Yorgunsun, eksiklerin var, sadece iki gün dinleneceksin ve Türkiye'nin en iyi deplasman takımlarından birine karşı oynayacaksın" dediler. Ama dün gece neler olduğunu gördük. 7-0 biten maç aslında pekala çift haneli skorla da bitebilirdi. Hele hele ilk 15 dakika var ki dünyada örneği yok. Art arda gelen üç gol ve kaçan 3-4 gol daha. Yani Beşiktaş ilk 15 dakikada 5-0 yapabilirdi. İlk yarı çok iştahlı oynadı Kartal..

Oysa Rize'den gelmişlerdi ve çok yorgunlardı. Sergen Yalçın'ı kutlamak lazım. Larin'i Aboubakar'dan sonra Türkiye'nin en etkili forveti yaptı. Kolay değil dün gece de 4 gol attı. Ghezzal'ın lisansı son gün, son saatte bir motor kurye tarafından federasyona yetiştirilen evraklarla çıkmıştı. Ama aynı Ghezzal bu sene belki de yılın futbolcusu olacak. Ersin adlı gencecik bir kaleciye güvendi. Eksikleri olsa da Türkiye'nin en iyilerinden birisi. Tabii ki Beşiktaş'ın ilk 15 dakikada maçı kopartmasının sebebi sadece coşkusu değil. Hatay çok dağınık başladı. Darmadağın oldular. Ve hatta üçüncü golden sonra toplanıp, beyler biz ne yapıyoruz diyerek konsantre olmaya kalktılar.

Beşiktaş en zorlu dönemi mükemmel geçti. Üstelik en yakın rakibi Fenerbahçe, Alanya'da puan kaybedince önünde olan üç maçtan toplayacağı dört puan Beşiktaş'ı şampiyon yapacak. Ama bırakın puan farkını Beşiktaş'ın diğer rakipleriyle olan futbol farkı arada olan puan farkından da beter.

FATİH DOĞAN - YARIŞTA BEŞİKTAŞ'I KİM DURDURACAK?

Beşiktaş haftalardır önde giderken rakipleri puan kaybetmesini umutla bekledi. İşin doğasında olan lideri aşağı çekmek ve yakalamak için de gayret gösterdi. Ancak Beşiktaş'ın kaybetmek gibi bir niyeti yok. Tam tersine her yerini şampiyonluk inancı ve ateşi sarmış. 7 eksikle ve golcüsüz Kayseri'yi, ardından Rize'yi yendi. Dün de ligde iyi futbol oynadığı söylenen Hatayspor karşısında 13. dakikada 3-0'ı, 45 dakika sonunda 5-0'ı buldu. Beşiktaş'ın skora etki eden birçok yıldızı var. Örneğin; ligin asist kralı Ghezzal... Dün de ilk golü kornerden rakip Akintola'ya attırdı.

Ama siyah-beyazlı takım tam bir 'kutup yıldızı'. Öyle ki sakatlanan N'Koudou'nun yerine oyuna giren Rıdvan, girdiği ilk pozisyonda takımının 5. golünü buluyor. Sonraki iki gol, 4 gol birden atan Larin için unutulmaz bir gece, Beşiktaş için ise tarihi bir istatistik. Burada futbol adına altı çizilecek ve alkışlanacak muhteşem performans şu: "Beşiktaş'ın biri deplasman, 6. günde 3. maçını oynaması ve yüksek kalitede ve tempoda rakibini darmadağın etmesi." 'Cumartesi görüşeceğiz' diyen Sergen Yalçın motivasyonunun bunda payı büyük... Ancak yönetimiyle, camiasıyla, taraftarıyla ve takımıyla tam bir şampiyonluk motivasyonuna gitmelerinin payı büyük...

Rakiplerin umutları tükeniyor. Ben mevcut şartlarda Beşiktaş'ı G.Saray deplasmanında da favori görüyorum. An itibariyle G.Saray'ın 9, F.Bahçe'nin 8 puan önündeki bu hırs ve oyunuyla Beşiktaş'ı kim durduracak? Beşiktaşlının sandıklardan bayrakları çıkarıp hazırlaması hakkıdır.

Son dakika: Vodafone Park'ta flaş skor! Beşiktaş  karşısında ilk yarıda 5 gol buldu

Giriş Tarihi: 1.5.2021  20:20 Son Güncelleme: 1.5.2021  21:23

Son dakika: Vodafone Park'ta flaş skor! Beşiktaş  karşısında ilk yarıda 5 gol buldu

Son dakika haberi... 'de 78 puanla zirvede yer alan Beşiktaş, 39. hafta mücadelesinde 'u evinde konuk ediyor. Geçtiğimiz hafta deplasmanda 'u 3-2 yenen siyah-beyazlılar, ezeli rakipleri 'nin 5, 'ın ise 6 puan önünde lider durumda bulunuyor. Gelecek hafta oynanacak Galatasaray derbisi öncesi hata yapmak istemeyen Kartal, kazanması durumunda şampiyonluk yolunda çok büyük bir adım atmış olacak. Beşiktaş, Hatayspor karşısında mükemmel bir ilk yarı oynadı. Siyah-beyazlılar, Akintola (KK), Larin (2) ve N'Koudou ve Rıdvan Yılmaz'ın golleriyle ilk 45 dakikayı 5-0 önde kapattı.

Son dakika: Vodafone Park'ta flaş skor! Beşiktaş Hatayspor karşısında ilk yarıda 5 gol buldu

Son dakika... Beşiktaş, Süper Lig'in 39. haftasında Atakaş Hatayspor'u ağırlıyor. Karşılaşma Vodafone Park'ta saat 20.30'da başladı. Ligin 38. haftasında Çaykur Rizespor'u deplasmanda 3-2 yenen Beşiktaş; 24 galibiyet, altışar beraberlik ve yenilgiyle 78 puan toplayarak lider durumda bulunuyor. Atakaş Hatayspor ise 16 galibiyet, 9 beraberlik ile 11 yenilgi sonunda 57 puan elde etti ve 5. sırada yer alıyor.

CANLI SKOR | BEŞİKTAŞ 5-0 HATAYSPOR

GOL! 2' Akintola (KK)

GOL! 11' Larin

GOL! 14' Larin

GOL! 38' N'Koudou

GOL! 44' Rıdvan Yılmaz

KARŞILAŞMANIN CANLI ANLATIMI İÇİN TIKLAYINIZ.

MAÇTAN DAKİKALAR

GOL 2' Beşiktaş, Rachid Ghezzal'ın kullandığı köşe vuruşunda Akintola'nın kendi ağlarına gönderdiği kafa vuruşuyla 1-0 öne geçmeyi başardı.

6' Beşiktaş'tan üst üste pozisyonlar! Önce Ljajic, daha sonra Ghezzal'ın şutlarını kaleci Munir çıkardı.

GOL! 11' Üst üste pozisyonlara giren Beşiktaş, Larin'in golüyle maçta farkı 2'ye çıkardı.

GOL! 14' Hatayspor karşısında fırtına gibi başlayan Beşiktaş, Larin'in ikinci golüyle maçta 3-0 öne geçti.

25' Ghezzal'ın şutu az farkla direğin yanından dışarı çıktı.

GOL! 34' Beşiktaş, N'Koudou'nun golüyle farkı 4'e çıkardı.

42' Beşiktaş'ta N'Koudou sakatlandı ve yerine Rıdvan Yılmaz oyuna girdi.

GOL! 44' Beşiktaş, Rıvdan Yılmaz'ın attığı golle skoru 5-0'a getirdi ve ilk yarı bu skorla sonuçlandı.

ROSİER İLK 11'E DÖNDÜ

Beşiktaş'ta Valentin Rosier ve Necip Uysal'ın sarı kart cezaları sona erdi. Rosier ise ilk 11'deki yerini aldı. Hes Kablo Kayserispor maçında gördükleri sarı kartlarla cezalı duruma düşen iki futbolcu, Rize deplasmanında görev yapamamıştı.

İLK 11'LER...

BEŞİKTAŞ: ERSİN, ROSİER, WELİNTON, VİDA, N'SAKALA, JOSEF, ATİBA, GHEZZAL, LJAJİC, N'KOUDOU, LARİN.

HATAYSPOR: MUNİR, POPOV, BİLLONG, SANTOS, KATRANİS, RAYANE AABİD, RİBEİRO, TRAORE, BOUPENDZA, AKİNTOLA, DİOUF.

MAÇ ÖNCESİ AÇIKLAMALAR...

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, mücadele öncesinde değerlendirmelerde bulundu. Yalçın'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Hatayspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan'a geçmiş olsun diliyorum. İnşallah kısa zamanda sağlığına döner. Gökhan Töre sakat. Oynama ihtimali düşük. Bizimle beraber olsun diye kadroya aldık. Belki son dakikalarda şans verebiliriz. Biz ısrarla maçın ertelenmesini istedik. En azından 1 gün. 72 saat olmadan tekrar maça çıkıyoruz. Benden önce 10 takım maç oynadı, bunların hiçbirisi Cumartesi oynamıyor. Bize bu kadar acele maç oynatmanın nedenini biz çözemedik. İnşallah bir sakatlık, kaza bela olmadan iyi bir oyun olur. Hatayspor'da iyi bir takım. Sezonun flaş takımlarından. Biz kazanmaya kurulu oyundan hiçbir zaman vazgeçmiyoruz. İnşallah bizim için iyi bir sonuç alırız bugün. Biz göreve başladığımızdan beri seyircisiz oynamaya alıştık. Artık seyircili oynamak bize garip gelecek. Kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz."

DERBİ ÖNCESİNDE 4 İSİM SARI KART SINIRINDA

Beşiktaş'ta zorlu müsabaka öncesi 4 futbolcu sarı kart ceza sınırında yer alıyor.

Siyah-beyazlı ekipte, 4 isim Atakaş Hatayspor maçına sarı kart sınırında çıktı. 3'er sarı kartı bulunan Cyle Larin, Atiba Hutchinson, Dorukhan Toköz ve Adem Ljajic, Hatayspor maçında sarı kart görmeleri halinde Süper Lig'in 40'ıncı haftasında Galatasaray ile deplasmanda oynanacak derbi maçta forma giyemeyecek.

4 FUTBOLCU SAKAT

Siyah-beyazlı ekipte karşılaşma öncesi 4 futbolcunun sakatlığı bulunuyor. Sezonu kapattıkları açıklanan Cenk Tosun ve Ajdin Hasic'in yanı sıra tedavileri devam eden Oğuzhan Özyakup ve Vincent Aboubakar Hatayspor karşısında görev yapamıyor.

TÖRE YEDEK KULÜBESİNDE

Beşiktaş'ta Larin, Cenk Tosun ve Aboubakar gibi golcü oyuncuların yokluğunda forvet oynayan ve takımına önemli katkıda bulunan Gökhan Töre, Hatayspor maçına yedek kulübesinde başladı. Tecrübeli kanat oyuncusunun Rizespor maçında yaşadığı sakatlık nedeniyle bu maçın kadrosunda dahil edilip, edilmeyeceği konuşuluyordu. Takımla birlikte tek antrenmanda yer alabilen Gökhan Töre, karşılaşmanın kadrosunda dahil edildi.

ÖMER ERDOĞAN'A KORONAVİRÜS ENGELİ

Atakaş Hatayspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan'ın yokluğunda Beşiktaş karşılaşmasında takımın başında Özhan Pulat yer aldı. Atakaş Hatayspor'da teknik direktör Ömer Erdoğan'ın karşılaşma öncesinde yapılan koronavirüs testi pozitif çıkmıştı. Ömer Erdoğan, takımıyla birlikte karşılaşmaya gelememiş ve şehirde karantinada kalmıştı. Erdoğan'ın yerine Beşiktaş karşılaşmasında Özhan Pulat, takımın başında yer aldı.

İki takım, sezonun ilk yarısında Antakya Atatürk Stadı'ndaki karşılaşmada 2-2 berabere kalmıştı.

LARİN 2 MAÇ SONRA 11'DE

Beşiktaş'ın Kanadalı golcüsü Cyle Larin, 2 maçlık aranın ardından ilk 11'deki yerine döndü. Son olarak Demir Grup Sivasspor ile deplasmanda oynanan karşılaşmaya ilk 11'de başlayan, ancak karşılaşmanın son dakikalarında yaşadığı sakatlık nedeniyle oyundan çıkmak zorunda kalan Larin, sakatlığının ardından Kayserispor maçında görev yapamamıştı. Çaykur Rizespor mücadelesine de yedek kulübesinde başlayan Kanadalı golcü, sakatlanan Gökhan Töre'nin yerine oyuna dahil olmuştu. Larin, Hatayspor maçıyla birlikte 2 maçlık aradan sonra ilk 11'deki yerini aldı.

İKİ TAKIMIN 11'LERİNDE TEK TÜRK

Beşiktaş'ın Hatayspor'u konuk ettiği karşılaşmanın ilk 11'lerinde sadece 1 Türk futbolcu yer aldı. Beşiktaş-Hatayspor maçında, iki takımın 11'lerinde sadece 1 Türk futbolcu yer aldı. Hatayspor, karşılamaya 11 yabancı futbolcuyla başlarken, Beşiktaş da 10 yabancıyla mücadelede yer aldı. İlk 11'lerde sahada yer alan tek Türk futbolcu ise Beşiktaş'ın genç file bekçisi Ersin Destanoğlu oldu.

Beşiktaş - Hatayspor maç sonucu: 7-0

HATAYSPOR'DA 3 İSİM SARI KART SINIRINDA

Hatayspor'da Beşiktaş karşılaşması öncesinde 3 isim sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Rayane Aaabid, Pablo ve Adama Traore, Beşiktaş mücadelesinde sarı kart görmeleri halinde Süper Lig'in 40'ıncı haftasında iç sahada oynanacak Yukatel Denizlispor mücadelesinde görev alamayacak.

FUTBOL FARKI, PUAN FARKINDAN BETER - AHMET ÇAKAR (SABAH)FUTBOL FARKI, PUAN FARKINDAN BETER - AHMET ÇAKAR (SABAH) 

İki gün önce Sergen Yalçın, "Cumartesi ne olacağını göreceğiz" derken spor kamuoyunun büyük bir kısmı "Hadi ya Sergen hoca.. Yorgunsun, eksiklerin var, sadece iki gün dinleneceksin ve Türkiye'nin en iyi deplasman takımlarından birine karşı oynayacaksın" dediler. Ama dün gece neler olduğunu gördük. 7-0 biten maç aslında pekala çift haneli skorla da bitebilirdi.Hele hele ilk 14 dakika var ki dünyada örneği yok. Art arda gelen üç gol ve kaçan 3-4 gol daha. Yani Beşiktaş ilk 15 dakikada 5-0 yapabilirdi. İlk yarı çok iştahlı oynadı Kartal.. Oysa Rize'den gelmişlerdi ve çok yorgunlardı. Sergen Yalçın'ı kutlamak lazım. Larin'i Aboubakar'dan sonra Türkiye'nin en etkili forveti yaptı. Kolay değil dün gece de 4 gol attı.Ghezzal'ın lisansı son gün, son saatte bir motor kurye tarafından federasyona yetiştirilen evraklarla çıkmıştı. Ama aynı Ghezzal bu sene belki de yılın futbolcusu olacak. Ersin adlı gencecik bir kaleciye güvendi. Eksikleri olsa da Türkiye'nin en iyilerinden birisi. Tabii ki Beşiktaş'ın ilk 15 dakikada maçı kopartmasının sebebi sadece coşkusu değil. Hatay çok dağınık başladı. Darmadağın oldular. Ve hatta üçüncü golden sonra toplanıp, 'Beyler biz ne yapıyoruz' diyerek konsantre olmaya kalktılar. Beşiktaş en zorlu dönemi mükemmel geçti. Üstelik en yakın rakibi Fenerbahçe, Alanya'da puan kaybedince önünde olan üç maçtan toplayacağı dört puan Beşiktaş'ı şampiyon yapacak. Ama bırakın Beşiktaş'ın diğer rakipleriyle olan futbol farkı, arada olan puan farkından da beter.

Hatayspor maçı sonrası çok konuşulacak iddia: "İçeriden alınan bilgi, Josef soyunma odasında..."

Süper Lig'in 39. haftasındaki karşılaşmada lider Beşiktaş, konuk ettiği Atakaş Hatayspor'a gol yağdırdı: 7-0. 3'te 3 yapan siyah-beyazlı ekip, şampiyonluk yolunda son 3 haftaya büyük avantajla girdi. TRT Spor yorumcusu Tümer Metin, Beşiktaş'ın fantastik galibiyetini yorumlarken, Josef de Souza ile ilgili duyumunu paylaştı.

MUTLU SONA ADIM ADIM

MUTLU SONA ADIM ADIM

Süper Lig'de artık şampiyonluk yarışında son dönemece girilirken, Beşiktaş, Vodafone Park'ta Atakaş Hatayspor'a 7-0'lık skorla fark atarak mutlu sona bir adım daha yaklaştı. Eski milli futbolcu ve TRT Spor yorumcusu Tümer Metin, maçı değerlendirirken, çok konuşulacak iddia ortaya attı. İşte Tümer Metin'in sözleri...​​​​​​​ŞAMPİYONLUK ARZUSU, COŞKUSU"ŞAMPİYONLUK ARZUSU, COŞKUSU" 

"Maçın 10. dakikasında kalemi bıraktım, maçı izledim. İlk 15 dakika itibariyle altığım tek not, bazen topun arkasından koşmaktan yorulursun, bazen pozisyona koşmaktan yorulursun. Bugün 42'de Ghezzal ceza alanında pozisyona gitmekten düştü. Bunu şampiyonluk arzusuyla, coşkuyla, 1 milyon parametre ile özetleyebilirsiniz.​​​​​​​BAHANE ÜRETMEDİ"BAHANE ÜRETMEDİ" 

Aboubakar üzerinden bir oyun anlattık, zaman zaman teknik adamlarımız bahane üzerinden maçları yorumlar. Aboubakar yok, Larin oynar, Aboubakar gibi olur mu derken oldu. Larin ve Aboubakar yok, 'E Gökhan Töre oynar' dedi Sergen hoca. Gökhan Töre de oldu. Bahane üretmeden, arkasına sığınmadan, inandığı oyunun arkasında durarak haftaları kurtardı.​​​​​​​GÜMBÜR GÜMBÜR OYUN"GÜMBÜR GÜMBÜR OYUN" 

Rize'de oyun başlıyor, gümbür gümbür. İçeride Hatay ile oynuyor, zor takım, hücum hattı iyi, acabaya gerek yok, bir oyun başlangıcı, ben şampiyon gibi başlarım oyunu. Futbolda da son 3 haftada bence değişmez ama şampiyon gibi diye ekliyoruz.​​​​​​​7-8 OYUNCUDAN YÜZDE YÜZ VERİM"7-8 OYUNCUDAN YÜZDE YÜZ VERİM" 

Rosier'in sağdan kesip Rıdvan'ın attığı, Rosier'in kesip Larin'in 2. direkte dokunduğu oyunun genel tanımıydı sezonda. Çok gol buldular bu şekilde. Akan oyunda da kaybettiği dakikada Josef ve Atiba gibi oyunculara sahip olduğu için fark yaratan bir Beşiktaş izledik. Önce oyunu bulacaksın ve geniş kadro mu, 13-14 kemik oyuncu mu? 13-14 oyuncunun 7-8 tanesinden yüzde yüz verim alırsan, orada da fark yaratabiliyorsun.​​​​​​​İÇERİDEN ALINAN BİLGİ..."İÇERİDEN ALINAN BİLGİ..." 

Oyuncunun sahiplenmesine örnek vereyim, içeriden alınan bir bilgidir. Rize maçında Mensah oyuna giriyor, bir top kaptırıyor, kovalamıyor, bir top daha kaptırıyor, kovalamıyor. Normalde grubun içindeki oyuncuların reaksiyonunu göstermiyor.​​​​​​​NASIL KAPTIRIP KOŞMAZSIN"NASIL KAPTIRIP KOŞMAZSIN!" 

Josef de Souza, ki bence sezonun en önemli oyuncularından biri, yüzde yüz sezonun 11'ine girecek bir isim, maç sonunda Mensah'ın üzerine yürüyor soyunma odasında, 'Nasıl kaptırıp koşmazsın' diye. Bunu kötü bir örnek olarak anlatmıyorum, oyunu ve takımı sahiplenmesi adına verdiğim bir örnek bu. Nasıl koşmazsın, nasıl yükü başkasından almazsın diye üzerine yürüyor.​​​​​​​LJAJICI DIŞARIDA BIRAKIYORUM"LJAJIC'I DIŞARIDA BIRAKIYORUM" 

Atiba, Josef, önde Larin kariyer sezonunda, Aboubakar yüzde yüz katkı aldığınız oyuncu, Ghezzal nasıl geldi, yolu düştü ve bu performansı verdi, seneye nasıl tutarsın soru işaretleri var. Kimileri Ljajic'i dışarıda bırakabilir, ben bırakıyorum dışarıda, Mensah ve Ljajic dışında yüzde yüz ile oynayan bir grup.

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

Giriş Tarihi: 01.05.2021  14:19 Güncelleme Tarihi: 01.05.2021  17:21

Şırnak'ta hem havadan hem karadan askeri hareketlilik! Sınıra özel birlikler sevk edildi.

Özel birlikler sınırda!'Pençe-Yıldırım' ve 'Pençe-Şimşek' ile 'Eren 13-Cudi-Besta' operasyonlarının sürdüğü Şırnak'ta, hem havadan hem karadan askeri hareketlilik yaşanıyor. Gece boyunca helikopter hareketliliğinin olduğu Şırnak'ta gündüz ise sınır hattına özel birlikler sevk edildi. Diyarbakır'dan kalkan savaş uçaklarıyla da terör hedefleri, yerle bir ediliyor.

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

Terör örgütü PKK'ya yönelik 'Pençe-Yıldırım' ve 'Pençe-Şimşek' ile 'Eren-13 Cudi-Besta' operasyonlarının yürütüldüğü Şırnak'ta askeri hareketlilik sürüyor. Şırnak 23'üncü Piyade Tümen Komutanlığı'ndan kalkan Sikorsky helikopterlerle operasyon bölgesine personel taşınırken, 'ATAK' tipi taarruz helikopterleriyle ise teröristlere ait hedefler, ateş altına alındı.

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

Gece boyunca helikopter hareketliliği yaşanırken, günün erken saatlerinde ise Şırnak'tan 'Pençe- Yıldırım' ve 'Pençe- Şimşek' operasyonlarının sürdüğü sınıra da onlarca araçla özel birlikler sevk edildi.
 

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

Irak'ın kuzeyindeki 'Pençe-Şimşek' ve 'Pençe-Yıldırım' operasyonlarıyla komando birlikleri, Metina ve Avaşin-Basyan bölgelerinde teröristlerin barınma alanlarını tarıyor.

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

Teröristlerin kullandıkları mağara ve sığınaklar, bir daha kullanılmayacak şekilde tahrip edilirken, tespit edilen el yapımı patlayıcılar da Mayın El Yapımı Patlayıcı Tespiti ve İmha Timleri (METİ) tarafından imha ediliyor.
 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

SAVAŞ UÇAKLARIYLA TERÖR HEDEFLERİ İMHA EDİLDİ

Öte yandan Diyarbakır'dan dün gece kalkan savaş uçaklarıyla Metina ile Avaşin-Basyan bölgesinde bulunan terör örgütü PKK kampları ateş altına alındı.

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

İnsansız Hava Araçları ve Silahlı İnsansız Hava Araçları ile de 24 saat esasına göre operasyona destek veriliyor.

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

 

Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik
Özel birlikler sınırda! Hem havada hem karada askeri hareketlilik

Şırnak'ta hem havadan hem karadan askeri hareketlilik! Sınıra özel birlikler sevk edildi

'Pençe-Yıldırım' ve 'Pençe-Şimşek' ile 'Eren 13-Cudi-Besta' operasyonlarının sürdüğü Şırnak'ta, hem havadan hem karadan askeri hareketlilik yaşanıyor. Gece boyunca helikopter hareketliliğinin olduğu Şırnak'ta gündüz ise sınır hattına özel birlikler sevk edildi. Diyarbakır'dan kalkan savaş uçaklarıyla da terör hedefleri, yerle bir ediliyor.

HDP'nin PKK için kaçırdığı kızların fotoğrafları ortaya çıktı! İşte HDP'nin kızlar üzerindeki asıl hedefi
Giriş Tarihi: 09.03.2021 13:44 Güncelleme Tarihi: 09.03.2021 13:50
Acılı annelerin Diyarbakır'daki HDP binası önünde başlattığı evlat nöbetinin ardından birçok çocuk 'dan kaçarak ailesine döndü. Yapılan araştırmalar sonrasında, HDP'nin kız çocuklarını kaçırmasının arkasındaki kirli plan ortaya çıktı. PKK kampındaki çeşitli şiddet, taciz ve istismara maruz kalan kız çocuklarının yaşadıkları anlatıldı. HDP'nin kızları iş ve maaş vaadiyle kandırarak PKK'ya gönderdiği belirtilirken, kamp fotoğrafları gözler önüne serildi. Çok sayıda kızın, kaçırıldıkları yeri HDP’nin yasal gençlik kampı gibi görmeleri sağlanmış.

HDP'nin PKK için kaçırdığı kızların fotoğrafları ortaya çıktı! İşte HDP'nin kızlar üzerindeki asıl hedefi

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Habibe Öçal, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, " Terörü ve Kadın" adlı kitabının detaylarını paylaştı.
HDP'nin kaçırdığı kızların fotoğrafları ortaya çıktı

Türkiye'nin yıllardır terör belasıyla mücadele ettiğini söyleyen Öçal, terör örgütünün, çocuk yaşta kızları kandırarak kaçırmak suretiyle hem annelerin hem de örgüte katılan kadınların hayatını zindana çevirdiğini söyledi.

Örgütten ayrılan kadınların orada yaşadıkları hayatı "kabus" olarak nitelendirdiğine işaret eden Öçal, konuyla ilgili önemli bir çalışma eksikliği olduğunu gördüklerini, yazdığı kitapla bu sorunlu alana ışık tutmaya çalıştıklarını belirtti.

Kitabın, terör örgütü ve siyasi uzantılarının gerçek yüzünü ortaya koyma niyetinin bir ürünü olarak ortaya çıktığını anlatan Öçal, terör örgütünün kadın ve aile konusundaki toplumu ifsat eden görüşleriyle ilgili gerçekleri araştırıp gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını vurguladı.

Terör örgütünün, kadın konusundaki iki yüzlü tutumunu ortaya koyduklarını, Diyarbakır Anneleri ve örgütten ayrılanlarla görüşmeler yaptıklarını ifade eden Öçal, terör örgütüne özellikle kadınların katılımının, son 5 yılda büyük bir düşüş eğilimi gösterdiğini bildirdi.

Bölgedeki kadın vatandaşların, devletin aldığı tedbirlerle daha özgür davranışlar sergilemeye ve terör örgütüne tavırlarını açıkça ortaya koymaya başladığını belirten Öçal, örgütün sözde üst düzey yöneticilerinin, bunu gördükleri için başka ülkelerden eleman devşirme yoluna gittiğini aktardı.

Diyarbakır Anneleri'nin, terör örgütü mensuplarını demoralize ettiğini ve onlara ayrılma cesareti kazandırdığını vurgulayan Öçal, "PKK'dan ayrılan ve kendileriyle özel görüştüğümüz itirafçı kadınlar, annelerin eyleminin kendilerini örgütten ayrılmaya sevk ettiğini söylemişlerdir." dedi.

Öçal, bölgedeki vatandaşlara sahip çıkılması ve teröre karşı güvenliklerinin en iyi şekilde sağlanması gerektiğini kaydetti.


BATI "KADIN HAKLARI SAVAŞÇISI"SÜSÜNÜ KULLANIYOR

Terör örgütü PKK kendisini karı ve kocanın, annenin ve babanın olmadığı bir dünyaya hazırlamaktadır. Kürt toplumunun geleneksel değerlerini tahkir etmesinin ve sürekli olarak özgürlük vurgusu yaparak kız çocuklarını cinsiyetin olmadığı bir kimliğe çağırmasının sebebi budur.

Yurt dışında yapılan birçok çalışmada ve medyaya yansıyan haberlerde, PKK'lı kadın teröristler; Marksizm, sosyalizm ve şimdilerde feminizm vb. ideolojilerin belirlediği kavram çerçevesi içerisinde gündeme getirilmekte ve "kadın hakları savaşçısı" imgesiyle ustaca süslenmektedir.

Öyle görünüyor ki bu çalışmaların önemli bir kısmı PKK için çizilen stratejinin birer parçası. Bu çalışmalar, terör örgütünün kadın öğretmenleri öldürdüğüne, öğretmenleri öldürerek erkek ve kız çocukların eğitime ulaşmasını engellediğine, çocuk yaştaki kızları dağa kaçırdığına, terör kamplarındaki tacizlere ve istismarlara yer vermemekte ve çocukları kaçırılan annelerin feryadını da görmezden gelmektedir. Terör kampları, dağcılık sporu ya da izcilik kampı olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.

CİNSİYETSİZLEŞTİRME YA DA "KUTSAL MİLİTANLIK"

PKK bir yandan geleneksel değerlere savaş açarken diğer yandan kendi eylemlerini meşrulaştırmak için geleneksel değerleri kullanmaktadır. Terör örgütü her türlü kutsala, aile değerlerine, namus kavramına karşı savaş açmış ve feminist ideolojiyi kendisine dayanak yapmış olmasına rağmen ailelerin endişelerini gidermek maksadıyla sahte bir kutsal üreterek dağa çıkan kadınların bacıkardeş oldukları ve toplumun namusunu korumak için orada bulunduklarını ileri sürmektedir.

Bu durumda, güya kendi ait oldukları gelenekteki söylemleri kullanarak ailelerin bu durumu kabullenmelerini istemektedir. Bunun inandırıcı olmaması bir yana terör örgütünün geliştirmiş olduğu bu savunma mekanizması, ailelerin dağa çıkan ve orada erkek teröristlerle bir arada bulunan kızlarının durumundan endişe duyduklarını göstermektedir.

KURTULUŞ VE ÖZGÜRLEŞMENİN BEDELİ: TACİZ VE İSTİSMAR

Ailevi değerlere önem veren ve kızları PKK'nın kamplarında bulunan aileler tarafından kendi çevrelerine karşı savunmalarına imkân vermek ve kızlarının orada bulunmalarını meşrulaştırmak için PKK ileri gelenlerinin ifade ettikleri gibi PKK kamplarında kadın-erkek ilişkilerine ve duygusal ilişkilere sınırlama getirildiği hatta duygusal ilişkiye girenlerin en ağır şekilde cezalandırıldığı şeklinde açıklamalar yapılmaktadır. Buna dair haberlerin de yayılmasını sağladıkları anlaşılmaktadır. A. Öcalan, örgütün kuruluşunun ilk yıllarında bu tür ilişkileri düşüklük olarak görüp lanetliyordu. Ancak terör örgütlerinde erkek militanların her kademede hâkim olduğunu düşündüğümüzde bunun hiçbir zaman uygulanamayacağını söylemek zor değildir. Nitekim terör örgütünde A. Öcalan da dâhil, önder konumunda olan erkeklerin cinsel tacizine ve istismara maruz kalan kadınların azımsanmayacak sayıda hikâyesi aktarılmaktadır.

Örgütten ayrılanların itiraflarında dile getirdikleri hususlardan biri de PKK kamplarında hatta bizzat Abdullah Öcalan'ın Şam'da bulunan "yoğunlaşma evi" dedikleri evinde yaşanan istismar ya da taciz iddialarıdır.

"ÖCALAN'IN İSTİSMARI ÖZGÜRLÜĞÜN ANAHTARI"

Çeşitli kaynaklarda örgütün başı Abdullah Öcalan'ın küçük yaştaki kız çocuklarına istismarı meşru gördüğü ve bunu "onların feodal yapının yani Kürt aile yapısının dayatmış olduğu namus kalıbından kurtarılarak özgürleştirilmesi" olarak açıkladığı görülmektedir. Türkiye'de birçok kimsenin Kürt sorununu tartışırken çocuk yaştaki kadınların istismara uğramasını gündeme getirmedikleri görülmektedir.

Bu noktada A. Öcalan'ı yakından tanıma fırsatı bulan Dilaram'ın anlattıkları önemlidir. Öcalan'ın kötü niyetli hareketini ve kendisinin buna nasıl tepki verdiğini ayrıntılarıyla anlatan Dilaram daha sonra bunu içselleştirmiş olan kadınların, "Başkan bizi özgürleştiriyor. Sen özgürleşmek istemiyor muşusun? Başkana erkek gözüyle bakıyorsun. O başkan, zincirlerini kıran bir peygamber." gibi ifadelerle örgüt başının her tavrını ideolojik bir çerçeve içinde nasıl gerekçelendirdiklerini aktarmaktadır.

UYGULANAN ŞİDDET RAPORLA SABİT

İnsan Hakları İzleme Örgütününraporlarına yansıyan olaylardan biri de Sincar bölgesinde, sözde komutanı ile tartışan 13 yaşındaki bir kız çocuğunun ciddi şekilde dövülmesi ve bacağının kırılmasıdır. Çocuk bu hâliyle kamptan kaçmaya çalışırken örgüt militanları çocuğu yakalayarak tekrar zorla kampa getirmişlerdir.

"9 YAŞINDA KAMPA GETİRDİLER"

Çocuk yaştaki genç kızlar, PKK'ya katılmayı normal bir siyasi faaliyet şeklinde algılıyorlar, buraları HDP'nin yasal gençlik kampı gibi görüyorlar ya da onlara böyle gösteriliyor. Y.Y.'nin henüz çocuk yaşta PKK'ya katılma serüveni bu algının nasıl oluştuğunun bir göstergesi olarak okunabilir. Çocuklar kendilerine anlatılanların doğru olmadığını anladıklarında artık iş işten geçmiş oluyor ve kendilerini terör örgütünün kamplarında buluyorlar.

Y.Y. ortaokulu bitirdikten sonra HDP aracılığıyla PKK'ya katıldığını söylüyor;

"Okuyordum 8. sınıfa gidiyordum yani biraz hem dersler kötüydü. 3 kardeştik sonra 4. oldu. (…) HDP'nin önüne gittim Nevruz' da falan aynı kıyafetleri giyiyorlardı. Ben de dedim herhalde HDP de bu işin içinde. Sene 2015'ti. Önce HDP'ye ye gittim dedim ki ben dağa gitmek istiyorum. İlkin, çok küçüksün olmaz dediler. Ben ısrar edince tamam, dediler seni götüreceğiz."

G., PKK kamplarında gördüğü kimselerin çoğunun 14-16 yaşında olduğunu ve 20 yaşında örgüte katılanların nadir bulunduğunu söylüyor. Çünkü küçük yaştakileri kandırmak daha kolaydı. G.'nin bu konuda şaşırtan başka bir ifadesi ise örgüte 9 yaşında katılan bir çocuğu gördüğünü söylemesiydi;

"Ben kendim de 9 yaşında örgüte katılana şahit oldum. Genelde katılanların çoğunun yaşları 14, 15 ve 16. Ben çok nadir 20 yaşında katılan gördüm. Çünkü küçük yaştalar ve bilinçsizler ve onları kandırmak daha kolay. Ama sen 20 yaşında yetişkin bir kızı kandıramazsın ki."

DİYARBAKIR ANNELERİNE SKANDAL TEHDİT

Öte yandan Haber7'de yer alan habere göre, HDP'nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Terörden Arananlar Listesi'nde kırmızı kategoride yer alan "Şiyar" kod adlı kardeşi Nurettin Demirtaş, ailelere skandal bir çağrıda bulundu.

HEM İTİRAF ETTİ, HEM DE AİLELERİ DAĞA ÇAĞIRDI

Hem çocukların ellerinde olduğunu itiraf eden, hem de aileleri AK Parti propagandası yapmakla suçlayan eli kanlı katil, "Bu aileler AKP'yi ikna edebiliyorsa AKP bombardıman yapmasın, PKK alanlarına gelsinler, çocuklarıyla görüşsünler" dedi.

PKK'nın Avrupa'da yayın yapan bir paçavrasına makale yazan Demirtaş, gözü yaşlı ailelere çocukları hakkında bilgi vermeyeceklerini belirterek, "O çadırlarda geçirdiğiniz her gün sizi çocuklarınızdan daha fazla uzaklaştırmaktan başka işe yaramıyor" diyerek aileleri tehdit etti.

.Bu görüntüler büyük tepki topladı! “Dostlarınız” bu çocukları dağa kaçırıyor!

 lideri 'nun “Dostlarımızla kazanacağız” dediği gizli ortağı  ve onun silahlı kanadı 'de 12-13 yaşındaki çocukları dağa götürüp eline silah verdi. Ortaokul çağındaki kız çocuklarının görüntüleri PKK'nın nasıl çaresiz kaldığını, insanlık ve savaş suçu işlediğini bir defa daha gözler önüne serdi.

Giriş Tarihi: 7.8.2020  10:49

Bu görüntüler büyük tepki topladı!  “Dostlarınız” bu çocukları dağa kaçırıyor!

Mehmetçiğin düzenlediği başarılı operasyonlarla yurt içinde neredeyse bitme noktasına gelen PKK, gözünü Suriye'deki Kürt ailelerin çocuklarına dikti. Terör örgütü, 12-13 yaşlarındaki 14 kız çocuğunu kaçırdı ve dağda fotoğraflarını çekip kendi medyası üzerinden servis etti. Ortaokul çağındaki kız çocuklarının görüntüleri PKK'nın nasıl çaresiz kaldığını, insanlık ve savaş suçu işlediğini bir defa daha gözler önüne serdi. Fotoğraflar büyük tepki çekti. Ancak dağa militan taşıyan HDP ile ortaklığını gizlemediği CHP'den yine ses çıkmadı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı CHP'nin dostları kim? 

ZAAFINDAN YARARLANIYORLAR
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre; HDP'nin ve PKK'nın çocukların hayatını nasıl kararttığı, teslim olan teröristlerin ifadelerine yansıyor. Örgüt, çocukların ailelerine çok miktarda her ay düzenli olarak para gönderileceğini ve Avrupa'da iş imkânı oluşturacağı vaadinde bulunuyor. Ergenlik çağında, kimlik arayışındaki çocuklar ikna ediliyor. Ailevi ya da psikolojik sorunları olan gençler daha kolay kandırılıyor. Ancak çocukları işkence, tecavüz ve infaza varan zulümlerle karşılaşıyor.

Terör örgütünde büyük çözülme devam ediyor 

HER TÜRLÜ ZULÜM VAR
Kandırılıp dağa kaçırılan ve oradan Suriye'nin Deyrizor şehrine götürülen bir PKK, teslim olduktan sonra başlarına gelenleri şöyle anlattı: Yirmi beş yaşlarındaki terörist, örgüte katılan 12-13 yaşlarındaki erkek çocuğa tecavüz etti. Çocuklara işkence ve kötü muamele yapılıyordu. Bizi aç bırakıyorlardı, üzerimize soğuk su döküyorlardı. Çocukları taburlara götürüp eğitim veriyorlardı. Ailemizle görüşmemize engel olunuyordu. İnsanları öldürüyorlardı. Bizi Suriye'ye götürdüler. Çocukların üzerine bomba atılıyordu. 'Devlet yapıyor' diyorlardı. Genç kızlarla eğleniyorlardı. Beş yıl kaldım, sanki 50 yıl kalmış gibiydim. Sağlam bir tarafım kalmadı. Büyük zulüm vardı orada. Bize 'Devlet kötü' dediler. Geldik, öyle bir şey yoktu.

KORKULU RÜYA
İkna çalışmaları sonucu Mardin'de teslim olan ve örgüte çocuk yaşta katılan başka bir terörist "13-14 yaşındaydım. Çocuktum, yani düşünce kabiliyetim yoktu. Neyin ne olduğunu bilmiyordum. İşte o zaman örgüt propagandasını yaptılar. Bana 'Seni dağa gönderelim, orada örgüt sana yardımcı olur, ne sorunun varsa halleder' dediler. Beni HDP binasına gönderdiler. HDP binasına girdiğimde ve durumu izah ettiğimde bunlar bana 'Tamam, doğru yere gelmişsin, biz sana yardımcı olacağız, elimizden geleni yapacağız. Seni devlete de teslim etmeyeceğiz. Eğer bizden kaçarsan devlet seni yakalarsa ceza verir, işkence yapar' diye korkuttular. Örgüte katıldıktan sonra baktım insanlar ölüyor. Bir çocuğun korkulu rüya görmesi gibi bir şeydi benim için. Hep o rüyanın bitmesini istedim" şeklinde ifade verdi.

BM: YPG ÇOCUKLARI KULLANIYOR
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, YPG/PKK teröristlerinin Suriye'deki çocuklara yönelik uygulamalarından endişe duyulduğunu belirterek teröristlerin çocukları savaşçı olarak kullandığına dair yeni bulguları paylaştı. Çocukların silahaltına alındıklarına ilişkin bilgi paylaşan bir kaynağın, silah çok büyük olduğu için 10 yaşında bir çocuğun kalaşnikofu nasıl sürüklediğini anlattığı belirtildi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Başmüfettişliği de, terör örgütü YPG/PKK'nın Suriye'de çocukları zorla alıkoyarak silah altına almaya devam ettiğini bildirdi. Cenevre Sözleşmesi, 15 yaşın altındaki çocukların asker olarak kullanılmasını yasaklıyor.

BİR DEFA ANNELERE GİTMEDİLER
Diyarbakır'da çocuğu dağa kaçırılan Hacire Ananın yaktığı meşale sönmedi. Annelerin HDP Diyarbakır il binası önünde 3 Eylül 2019'da başlattığı evlat nöbetinde 339 gün geride kaldı. Aile sayısı 150'ye yaklaştı. Eylem, dağdaki çocuklara ve ailelerine örgütü karşı büyük cesaret verdi. Yılbaşından bu yana 137 terörist teslim oldu. Nöbet tutan 15 aile evladına kavuştu. HDP ise anneleri tehdit etti. Partisinin geçen hafta yapılan kurultayında "Ben, CHP Genel Başkanı olarak Kürt sorununu, demokratik standartlar içerisinde, Türkiye'nin bağımsızlığı içerisinde çözeceğime söz veriyorum" dedi. Ancak aynı Kılıçdaroğlu, yaklaşık bir yıldır evlat nöbeti tutan Diyarbakır'daki anneleri bir defa bile ziyaret etmedi.

'Piknik' bahanesiyle dağa kaçırıldı! 'nın çirkin yüzünü böyle anlattı
 annelerinin evlatlarına kavuşma ümidiyle  İl Başkanlığı önünde başlattığı oturma eylemi devam ederken 6 yıl önce 15 yaşındayken ailesinden zorla koparılan genç kız, ifadesinde "piknik" adı altında dağa kaçırıldığını, her defasında kaçmak istediğinde ailesinin ve kendisinin tehdit edildiğini anlattı.

Giriş Tarihi: 20.9.2019  13:19

'Piknik' bahanesiyle dağa kaçırıldı! PKK'nın çirkin yüzünü böyle anlattı

Diyarbakır'dan 6 yıl önce Muazzez Sümer Kız Teknik ve Meslek Lisesi'nde 10'uncu sınıfta okurken dağa kaçırılan, 2014 yılında annesinin, kızına kavuşma ümidiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önündeki oturma eylemine katıldığı B.T, 2 ay önce terör örgütü PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki kamplarından kaçmayı başararak güvenlik güçlerine teslim oldu.

Ailesine 6 yıl sonra kavuşan B.T, ifadesinde kandırılma, dağa kaçırılma ve örgütten kaçma sürecine ilişkin bilgi verdi.

BELEDİYENİN ÇOCUKLARA YÖNELİK AÇTIĞI KURSLARA KATILMI

İfadesinde B.T, 10. sınıf öğrencisiyken Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Dicle-Fırat Kültür Merkezi'nin çocuklara yönelik açtığı kurslara katıldığını belirtti.

Kurs süresince Sümer Park'ta bulunan "Gençlik Meclisi" isimli birimde sosyal etkinliklere katıldığını ifade eden B.T, ismini "Ali" olarak tanıtan kişi vasıtasıyla örgütsel çalışmalara dahil edildiğini aktardı.

"PİKNİK" BAHANESİYLE KAÇIRILMIŞ

Ali'nin kendisine, terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması olan YDG-H'ye katılmasını söylediğini, ailesinin de "bu kişilerle görüşmemesi" konusunda uyardığını anlatan B.T, çocuk olduğu için bu kişilerin gerçek yüzünü göremediğini vurguladı.

16 Temmuz 2013'te Ali'nin "piknik düzenleyeceklerini ve bazı arkadaşlarla kendisini tanıştırmak istediğini" söylediğini aktaran B.T, piknik yapmayı sevdiği için bu teklifi kabul ettiğini dile getirdi. B.T, 2 gün sonra ise 3 erkeğin de bulunduğu bir aracın kendisini almaya geldiğini, onlarla Lice ilçesine doğru yola çıktıklarını kaydetti.

KAÇIRILDIKTAN SONRA TERÖRİSTLERE TESLİM EDİLMİŞ

B.T, Ali'nin Yolçatı mevkisinde "İşim çıktı" diyerek araçtan indiğini, daha sonra kırsal bir alanda 2 kadın PKK'lı teröristin kendilerini karşıladığını görünce çok korktuğunu belirtti.

"Benimle beraber olan A.D. teröristlere, 'Size vereceğimiz arkadaş budur' diyerek beni onlara teslim etti. Çok korkmuştum ve o an bir şey diyemedim. Çünkü beklemediğim bir durum yaşanıyordu ve teröristlerin elinde silah vardı." diyen B.T, ifadesinde şunları aktardı:

"O an şoka girmiştim. Beni onlara teslim eden kişi 'Biz daha sonra seni görmeye geleceğiz.' diyerek oradan ayrıldı. Bu kadın teröristlerle 40 dakika yürüyerek, başka 2 kadın teröristin yanına geldik. Bu örgüt üyeleriyle bir gece beraber kaldıktan sonra belirlenen bir noktaya geldik. Burada örgüte yeni katılan 5'i kadın 15 kişi olarak, 15 gün boyunca teorik, askeri ve ideolojik eğitim aldık. Eğitimden sonra bizi 3 silahlı teröristle götürdükleri Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine 25 günde ulaştık."

TERÖR ÖRGÜTÜ PKK TARAFINDAN EV HAPSİNE ALINMIŞ

2018'de sağlık sorunları yaşadığını ve Suriye'ye gönderildiğini kaydeden B.T, burada uzun süre tedavi gördüğünü, sürekli kaçmayı ve ailesini kavuşmak istediğini, bunun için de planlar yapmaya başladığını söyledi.

"Şubat ayında kaçma girişimim oldu. Irak sınırında örgütün bir birimi tarafından yakalandım. 18 gün boyunca ev hapsine alındım. Bu süreçte bana her gün soruşturma yapıldı." ifadelerini kullanan B.T, kırsal alandaki teröristlerle sadece yerel halktan olan milisler ve örgüte eski katılım sağlayan teröristlerin ailelerinin gelerek görüşme yaptıklarını öne sürdü.

B.T, "Yabancı teröristlerin yer aldığı 'enternasyonal taburlar' dediğimiz birimler YPG içerisinde faaliyet gösterirdi. Yabancı gazeteciler ve terör örgütünü merak eden yabancılar da kamplara ve barınma alanlarına gelirdi." diye konuştu.

"(KAZMAYI UNUTTUM ALMAYA GİDİYORUM) BAHANESİYLE KAÇTIM"

Terör örgütü PKK'dan kaçış sürecine ilişkin ise B.T. şunları aktardı:

"2013'te 15 yaşındayken 'piknik' adı altında dağa kaçırıldım. Her defasında kaçmak istediğimde ailem ve ben tehdit ediliyordum. Temmuz ayında bulunduğum gruba mevzi kazma görevi verildi. Yaklaşık 17 gün mevzi kazdık. Çalışmalar bittiğinde çukura kazmayı attım. 'Kazmayı unuttum, almaya gidiyorum' bahanesiyle geri dönüp kaçış planımı gerçekleştirdim. Yaklaşık 40 dakika boyunca arazide koşarak önüme çıkan bir sivil araca bindim. Bu araçla Zaho'ya geldim. Buradan da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi peşmergelerine teslim edildim. Bu yıl örgüte katılım en az seviyede hatta hiç katılım yok. Ailemi ve devletimi uğraştırdığım için çok pişmanım."

CHP ve İyi Parti terör örgütüne kalkan oldu

İçişleri'nden rapor: , çocukları sözde  yasasıyla 'ye kaçırıyor
’nın ’nın kaçırdığı çocuklarla ilgili hazırladığı raporda, çocukların /YPG tarafından çıkarılan sözde bir yasayla kaçırıldığı belirtildi.

Giriş Tarihi: 18.9.2019  10:38

İçişleri'nden rapor: PKK, çocukları sözde PYD yasasıyla Suriye'ye kaçırıyor

İçişleri Bakanlığı'nca hazırlanan 'PKK/KCK Terör Örgütünün Çocukları ve Kadınları İstismarı' başlıklı raporda, terör örgütünün çocukları nasıl dağa kaçırdığı detaylarıyla yer aldı. Rapora göre, PKK/KCK terör örgütü taktik ve stratejik sebeplerle çocukları silahlı kadrolarında kullanıyor. Raporda, PKK'nın kız ve erkek çocukları militan kadroya dâhil ettiği ve çıkmaya çalışanları da kaçırdığı ya da suistimal ettiği ifade edildi. PYD/YPG tarafından çıkarılan sözde meşru müdafaa kanunuyla kişilerin zorla silahaltına alındığı kaydedilen raporda, 12 yaşına kadar küçüklerin de aynı uygulamaya tabi tutuldukları kaydedildi.
PKK çocukları böyle kaçırıyor - Türkiye'nin Ekonomi Portalı Sondevir

TESLİM OLANLAR ÇOCUK

Raporda, 2013-2016 arasında teslim olan bin 949 teröristin örgüte katılım yaşları incelendiğinden 15-17 yaş aralığında bir yoğunlaşma olduğu ve 18 yaş ve 18 yaş altı grubun teslim olanların yaklaşık yarısına karşılık geldiğinin tespit edildiği kaydedildi. Gerçekleştirilen mülakatlar sırasında birçok çocuğun ailesinin haberi olmadan PYD'nin sözde gençlik merkezlerinde bulunduktan sonra haber alınamadığı belirtildi.

MEZARLIKTA UYANDIM

Raporun en çarpıcı bölümlerinden birisini terör örgütünün kaçırdığı çocukların itirafları oluşturdu. Ailevi sorunları nedeniyle uyuşturucu kullandığını, örgüte eleman temin eden bir kadının evine arkadaşının vasıtasıyla götürüldüğünü söyleyen 16 yaşındaki S.T "Kendime geldiğimde Diyarbakır'daki örgüt mezarlığına getirilmiştim. Sonra zorla örgüte alındım" dedi.

PKK 5 bin çocuk kaçırdı

PKK Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalarda kullanmak için son 7 ayda 5 bin çocuğu kaçırdı. Çoğunluğu 15-18 yaş aralığında olan çocuklar 3 haftalık eğitimden sonra ön saflarda savaşmak üzere Suriye ve Irak'a gönderiliyor

PKK 5 bin çocuk kaçırdı

10.07.2015, 00:00
Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalar nedeniyle eleman sıkıntısı çeken PKK çareyi çocukları silah altına almakta buldu. Edinilen bilgilere göre, PKK bölgedeki çatışmalarda kullanmak amacıyla son 7 ayda 5 bin çocuğu kaçırdı. Çoğunluğu 15-18 yaş aralığında olan çocuklar 3 haftalık hızlandırılmış eğitimle, ön saflarda savaşmak üzere Suriye ve Irak'a gönderiliyor.
Güvenlik birimleri son iki yılda PKK terör örgütü saflarında Suriye ve Irak'ta yaşanan çatışmalarda ölenlerin çoğunun çocuk denilecek 15 - 18 yaş aralığında olmasına dikkat çekmiş ve bu çocukların en ön saflarda çatıştığını belirtmişti. PKK'nın Suriye'nin kuzeyinde girdiği çatışmalar ve kayıplarının bedelini yine çocukların ödediği ortaya çıktı. Çatışmalar sırasında DAEŞ'le savaşta militan kaybı yaşaması sebebiyle PKK bu açığını Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşayan 15-18 yaş arası çocukları kaçırarak kapatmaya çalışıyor.

Özerk bölge kandırmacası
Kaynaklar çoğunluğu 15-18 yaş aralığında olan çocukların 'Kürt Koridoru kurulacak', 'Özerk bölge olacak' diyerek kandırdıkları ya da başka yollarla kaçırdıkları çocukların sayısının son 7 ayda 5 bine ulaştığını belirtti. PKK'nın özellikle Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalarda yaşanan kayıplar nedeniyle, çocuk kaçırma ve eğitim verme faaliyetlerini hızlandırdığı kaydedildi.

Hızlandırılmış eğitim veriliyor
PKK'nın, Suriye'nin kuzeyine gönderdiği 15-18 yaş aralığındaki çocuklara 3 haftalık hızlandırılmış çatışma eğitimi verdiği, bu çocukların 3 haftalık eğitimle ateşin ortasına atıldığı öğrenildi. Çocukların Suriye'deki Rojava ve Kuzey Irak'taki Şengal bölgelerine gönderildiğini belirten kaynaklar, örgütün çatışma bölgelerine özellikle küçük yaştaki mensupları gönderdiğini ve çocuk cenazeleri üzerinden etnik propaganda yaptığını belirtti. Güvenlik kaynaklarına yansıyan istatistiklere göre, Irak ve Suriye'de PKK'nın ön saflarında çatışan militanların büyük bir bölümünün işte bu hızlandırılmış eğitimi alan 15 ila 18 yaş aralığındaki çocuklar olduğu belirlendi.

PKK çocuk avında

Operasyonlarda ağır zayiat veren ve eleman sıkıntısı çeken PKK, okul çağındaki çocukları dağa kaçırıyor. Diğer taraftan ise kandırılan gençleri ölüme gönderen terör elebaşları, geri planda kadın teröristlere tecavüz ediyor.



10 Aralık 2018 Pazartesi 07:00 

Terör örgütü PKK’nın iğrenç yüzünü gören teröristler ya güvenlik güçlerine teslim oluyor ya da örgütten kaçıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başarılı operasyonları ile de ağır zayiat veren PKK, hedefine okul çağındaki çocukları aldı. Eleman temininde sıkıntı yaşayan bölücü terör örgütü, parklarda oynayan okul çağındaki çocukları tuzağına düşürmeye çalışıyor. 

İTİRAF ORTAYA ÇIKARDI 

Güvenlik güçlerine teslim olan Amara kod isimli K.Ç. adlı terörist, arkadaşlarıyla beraber civardaki parka gittiklerini, parkta Arvin kod adlı terörist ile tanıştığını anlattı. Söz konusu terörist tarafından kandırılan K.Ç., Arvin isimli teröristtin telkininin ardından okul arkadaşları B.B., H. E., M.C. ve B.A. ile birlikte dağa götürüldüklerini dile getirdi. 

SAHTE SURİYE PASAPORTU 

Arvin kod adlı teröristle sınır kapısına gittiklerini anlatan K.Ç. buradaki üç yeni katılımla beraber kendilerine verilen sahte Suriye kimlikleriyle sınırı geçtiklerini belirtti. Yaşadığı şartların hiç anlatıldığı gibi olmadığını, örgüt elebaşlarının zevk içinde yaşarken çocukların ön saflarda çatışmalara zorlandığını ve uyuşturucuya alıştırılmaya çalışıldığını söyleyen K.Ç., örgütün görünen yüzünün anlatılanın tam aksi olduğunu ve kimsenin buna aldanmaması gerektiğini anlattı. Terör örgütü, kadınların maruz bırakıldıkları cinsel istismarın faturasını infaz, tecrit ya da kurulan sözde mahkemelerde aldığı yaptırımlar ile yine kadın teröristlere çıkartıyor. Örgütten kaçarak güvenlik güçlerine yaşadıklarını anlatan Dirijivan isimli kadın terörist, kendisi gibi birçok kadının yaşadığı taciz ve tecavüz olaylarından dolayı psikolojilerinin bozulduğunu belirtti. 

İNFAZ EDİP KAYALIKTAN ATTILAR

Savaş kod adlı takım komutanının Baver kod adlı kadın teröriste tecavüz etmesi sonucu kadın teröristin bunalıma girerek grubun üzerine doğru ateş açtığını ifade eden Dirijivan, yaşanan olayda 2 örgüt mensubunun yaralanmasının ardından Baver kod adlı kadın teröristin infaz edilerek cesedinin kayalıkların arasına bırakıldığını dile getirdi. 

Terör örgütü PKK’nın sözde üst düzey yöneticileri, küçük yaşta örgüte zorla katılan kız çocuklarıyla terörist kadınlara tecavüz ediyor. İtiraz edenler ise infaz ediliyor.
 

Kılıçdaroğlu’na akıl veren “dostlar” Muharrem İnce'den Kılıçdaroğlu'na cevap: Bölücü olan kim? Kılıçdaroğlu’na sert tepki! Teröristler yoldaşı oldu Bay Kemal bir FETÖ projesidir! Mehmet Sevigen: CHP kurultay değil çadır tiyatrosu gerçekleştirdi

FETÖ Özal’ı tehdit etti: Şimdi istersen uyu, bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametindir

Gerçek Hayat’ın FETÖ özel sayısında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın örgüt ile ilgili hazırlattığı rapor ve aldığı üstü kapalı tehditler yer alıyor. Son dönemlerinde Gülen’in faaliyetlerinden rahatsız olan Özal, 1991’de örgüt hakkında rapor hazırlanmasını istedi. Çalışmayla Gülen’in ilişkileri ve örgütün yapılanma biçimi ayrıntılarıyla ortaya konuldu. Raporda Gülen’in dışında 20 üst düzey yöneticinin isimleri veriliyor ve bu kişilerin 14’ü Mason. Örgütün Moon tarikatıyla ilişkisi de anlatılıyor. Masonlarla ilişkisini anlatan rapordan haberdar olan Gülen, Sızıntı dergisinin Ağustos 1991 sayısında “Şaşkın Kaptan” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda Özal şu şekilde tehdit edildi: Milletin yolunu kesen kanlı kabus, sen çağdaşlık ve çağ atlama naralarıyla kendini avuta dur. Şimdi istersen uyu, bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametindir.

Haber Merkezi  07 Mayıs 2020, 01:00  Son Güncelleme: 07 Mayıs 2020, 01:07 FETÖ Özal’ı tehdit etti: Şimdi istersen uyu, bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametindir

Turgut Özal

İhanet şebekesi FETÖ’nün gen haritasını çıkaran Gerçek Hayat dergisi, özel sayısında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın hazırlattığı çarpıcı rapora da ver verdi. Dosyaya göre, teröristbaşı Fetullah Gülen’in faaliyetlerinden rahatsız olan Turgut Özal, 1991 yılında talimat vererek örgüt hakkında bir rapor hazırlattı. Raporda Gülen ve örgütün yapılanma biçimi tüm ayrıntılarıyla ortaya koyuldu. Yöneticileri, iç sorumluları ve örgütün Mossad ve Masonlarla irtibatı raporda tek tek zikredildi. Raporda, mason Gülen’in dışında 20 üst düzey yöneticinin isim listeleri verildi ve bu kişilerin 14’ünün mason olduğu belirtildi.

 

Teröristbaşı Fetullah Gülen

Teröristbaşı Fetullah Gülen

Gerçek Hayat Dergisinin FETÖ'ya özel hazırladığı özel rapor

Gerçek Hayat Dergisinin FETÖ'ya özel hazırladığı özel rapo

Gerçek Hayat FETÖ’nün yüz yıllık hikayesini özel sayı yaptı: İslam’ın en büyük düşman

GÜNDEM

Gerçek Hayat FETÖ’nün yüz yıllık hikayesini özel sayı yaptı: İslam’ın en büyük düşman

MOON TARİKATI İLE İRTİBATLARI VAR

Gülen örgütü ile masonların ilişki ve ortak çalışma yöntemlerine de yer verilen şu ifadeler yer aldı: “Fetullah Gülen cemaatinin bu localarla (masonlar) yakın teması bilinmektedir. Amerikan gizli servisine ajan yetiştiren Moon tarikatı ile Gülen cemaati arasında gelişmiş bir ilişki var. Locaların Gülen cemaatinin içerisinde ve yönetim katında çok üyesi bulunmaktadır. Eğitim alanında locaların çalışmaları ayrı bir yer tutar. Zeki ve akıllı öğrenciler locaların ve cemaatin amaçları doğrultusunda kullanılır. Siyasetçi, büyük işadamı, sanayici, hukukçu, bürokrat devletin üst düzey yöneticileri özenle seçilerek desteklenmekte ve yurt dışı bağlantılarına yarayışlı kişiler haline getirilmektedir. Gülen cemaatinin siyasi ve ekonomik güç yapmak için siyonist örgütlenmelerden ekonomik destek sağlanmıştır.”

NURCULUĞU İFSAD ETTİ

Belge 1

Belge 1

Belge 2

Belge 2

 

***Belge 3

Belge 3

“CIA ile bağlantıları güçlenen Fetullah Gülen cemaati, İslami hareketlerin en önemli bir parçası haline gelmiştir. Sürecin bir parçası olarak gelişen ve kendilerine neo Nurcu hareket olarak tanımlayan cemaat, kendini gelişen durumlara göre uyarlayarak hedeflerine ulaşmaya çalışmaktadır. Said Nursi’nin fikirlerinin takipçisi olduğunu iddia eden Gülen, Nursi’nin görüşlerini kendi yorumlarını uyarlayarak bugünkü güce ulaşabilmiştir.”

“Gülen cemaatinin yükselişe geçtiği dönemle, ABD’nin dünya üzerinde etkinliğinin arttığı dönem uyumluluk göstermektedir. Gülen cemaati Reagan iktidarı döneminde Sovyetleri çözmek amacıyla yürütülen demokrasi projesinin bir sonucu olarak büyümeye başladı. 1970 yılında ABD güvenlik konseyinin belirlediği yeşil kuşak politikasının bir üst aşamaya geçilmiş halidir. Amaçları Amerikancı iktidarları ayakta tutmak, korumak kollamaktır.”

CIA FETÖ’yü paraya boğdu: Gerçek Hayat dergisi, örgütün kimler tarafından fonlandığını belgeleriyle ortaya koydu

GÜNDEM

CIA FETÖ’yü paraya boğdu: Gerçek Hayat dergisi, örgütün kimler tarafından fonlandığını belgeleriyle ortaya koydu

Öğrenince tehdit etti

Gerçek Hayat’ta yer alan dosyaya göre, Özal’ın hazırlattığı rapor, terör örgütünde adeta deprem etkisi yarattı. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a sunulan FETÖ yapılanma ve FETÖ-Mason ilişkileri raporundan Gülen’in haberi oldu. Tedirgin olan teröristbaşı ilk olarak Sızıntı dergisinin 1991 Ağustos sayısında ‘Şaşkın Kaptan’ başlıklı bir yazı kaleme aldı. Teröristbaşı yazısında Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı şu cümlelerle tehdit etti: “Milletin yolunu kesen kanlı kabus sen çağdaşlık ve çağ atlama naralarıyla kendini avuta dur. Şimdi istersen uyu, bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametindir.” Bu tehditten sonra Korkut Özal, Vehbi Koç ve Aydın Bolak gibi isimlerden oluşan bir heyet İzmir’de Gülen’i ziyaret ederek yazı konusunda konuşurlar. Yalan söyleme konusunda mahir olan Gülen, “Özal’ı kast etmedim” diyerek yalan söyledi.

Yolunu Gülek açtı

Kasım Gülek - Fetullah Gülen

Kasım Gülek - Fetullah Gülen

  • Raporda Gülen ile CHP’nin mason Genel Sekreteri Kasım Gülek arasındaki yakın ilişkiye de dikkat çekildi: “Fetullah Gülen’in Kasım Gülek ile ilişkileri 1960 yıllarına dayanmaktadır. Fetullah Gülen’in CIA, Mossad ve Moon tarikatı bağlantılarını bilakis Kasım Gülek sağlamış ve birlikte birçok projeye imza atmışlardır.”

CHP’den Koç’a: Sabret darbe geliyor

GÜNDEM

CHP’den Koç’a: Sabret darbe geliyor

Sinsi sinsi sızıyorlar

GÜNDEM

Sinsi sinsi sızıyorlar

CHP’den Koç’a: Sabret darbe geliyor

CHP Genel Sekreteri ve FETÖ'nün akıl hocası Kasım Gülek’in 27 Mayıs’tan önce işadamı Vehbi Koç’a bir mektup yazarak askeri darbeyi haber verdiği ortaya çıktı. Türkiye’deki masonların da önde gelen ismi olan Gülek, bu bilgiyi dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye dayandırdı.

Haber Merkezi  20 Ocak 2020, 03:30  Son Güncelleme: 20 Ocak 2020, 11:40  

CHP’den Koç’a: Sabret darbe geliyor

Kasım Gülek ve İsmet İnönü

15 Temmuz darbe girişimine ‘kontrollü darbe’ diyerek FETÖ’yü aklamaya çalışan CHP ile Gezi kalkışmasına lojistik destek veren Koç ailesinin ‘darbeci’ geçmişi arşiv belgelerinden çıktı. Dönemin CHP lideri İsmet İnönü ve Koç ailesinin, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idamı ile sonuçlanan 27 Mayıs Darbesi’nden önceden haberdar olduğu belirlendi.

CHP: 27 MAYIS MİLLİ DEVRİM

1962 yılında parti adına hazırlanan bir beyannamede “27 Mayıs anayasamızda ifade ve teminatını bulan milli bir devrimdir” diyerek demokrasiye müdahaleye arka çıkan Cumhuriyet Halk Partisi’nin darbeden de önceden haberdar olduğu ortaya çıktı.

KOÇ, CHP’YE ŞİKAYET ETTİVehbi Koç

Vehbi Koç

27 Mayıs darbesine aktif olarak katılan Millî Birlik Komitesi Üyesi Albay Şükran Özkaya’nın arşiv belgelerine göre, Adnan Menderes’in iktidara gelmesiyle ticareti bozulan Vehbi Koç, durumu dönemin kudretli masonlarından birisi ve terörist Fetullah Gülen’in hamisi olan CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek’e şikayet etti. Koç, bakanlıkların benzin alımını kestiğini, kamyon yedek parçaları ve diğer malzemelerin artık kendisinden alınmadığından yakındı.

İNÖNÜ: SABRET DARBE OLACAK

Gülek ise Vehbi Koç’a ıslak imzalı bir yazı ile karşılık verdi. Yeni Şafak’ın ulaştığı yazıya göre Gülek, Koç’a devletin gizli bilgilerini verdi. Dönemin istihbarat teşkilatı MAH’ın kendisi ve Vehbi Koç’un ilişkileri konusunda araştırma yaptığını öne süren Gülek, Vehbi Koç’a ‘dikkatli ol’ telkininde bulundu. Gülek ardından da İsmet İnönü’yü kaynak göstererek ordunun yakın bir zamanda darbe yapacağını müjdeledi: İnönü “Sabretsin. Orduda hareketlenme var. Menderes’in diktatörlüğüne son verecekler. Zamanı kolluyorlar” dedi.

Türkiye'ye muhalefet partisi

GÜNDEM

Türkiye'ye muhalefet partisi

Ordu hareketlendi Menderes yıkılacakİşte o arşiv belgesi

İşte o arşiv belgesi

  • “Değerli dostum Vehbi Bey,Mektubunuzu aldım. Bakanlıkların benzin alımını kestiğini, kamyon yedek parçalarının alımını birçok malzemenin şirketlerinizden tedarik etmediğini belirtmişsiniz. Konu malum özellikle “MAH”ın başına Hüseyin Avni Göktürk getirildikten sonra sizin şirketlerinizin hakkında müthiş araştırma başlattığını daha önce sana bildirmiştim. Görünen odur ki “MAH” Menderes’in talimatıyla, CHP’ye destek verdiğin için seni, şirketlerini yok etmeye karar vermiş gözüküyor.
  • MAH PEŞİNDE DİKKATLİ OL
  • Bakanlıklardaki tüm ilişkide olduğum arkadaşların hiçbiri telefonlarıma çıkmıyor. Mutlak suretle izleniyoruz “MAH”daki bağlantılarım, seninle benim ilişkilerimizin ortaya çıkması için İki ayrı ekip oluşturduklarını söylediler. Dikkatli olalım, yani bağlantımız şu anda dinleniyor, izleniyor. Kayıt ediliyor. Biz de öyle, konuşmalarına çok dikkat etmen lazım. Önümüzdeki ay görüşmeyi iptal edelim.
  • AÇIĞA ÇIKARSAK YANARIZ
  • İnönü ile bu meseleyi konuştum. “Sabretsin, Ordu’da hareketlenme var, Menderes’in diktatörlüğüne son verecekler. Zamanını kolluyorlar” dedi. Vehbi bey sabretme imkanın varsa sabret, yoksa çıkarların neyi emrediyorsa onu yap. Bunlar üzerimize çok tehlikeli geliyorlar. Birçok şeyin açığa çıkmasını neden olursa ikimizde irtibatlarımızı da altından kalkamaz. Bütün mal varlıklarımızı el koyarlar ve uzun süreli yargılanırız. Lütfen dikkatli olun. Mektupları özel ulakla gönderirseniz sevinirim.
  • Selam ve saygı minnetlerimle.
  • Kasım Gülek.”

 

FETÖ CHP'nin eseri

GÜNDEM

FETÖ CHP'nin eseri

Sinsi sinsi sızıyorlar

Türkiye farklı isimler altındaki mason kuruluşları ve masonik örgüt FETÖ’nün “devlete sızma” girişimleriyle mücadele ederken, 1960 yılında kaleme alınan 2 ayrı istihbarat raporu ortaya çıktı. Milli Birlik Komitesi’ne de sunulan raporlarda bugün olduğu gibi “bakanlıklar ve kamu kurumlarının” sinsi sinsi işgal edilmek istendiği ifade ediliyor.

Haber Merkezi  11 Eylül 2019, 04:00  Son Güncelleme: 11 Eylül 2019, 04:37  Yeni Şafak

Sinsi sinsi sızıyorlar

Teröristbaşı Gülen (sol) Kasım Gülek (sağ)

Türkiye, değişik isimlerle faaliyet gösteren masonlar ile masonik terör örgütü FETÖ’nün ‘devlet kadrolarına’ sızma girişimleri ile mücadele ederken 1960 yılında kaleme alınan çarpıcı 2 ayrı istihbarat raporu ortaya çıktı. Milli Birlik Komitesi’ne de sunulan raporlarda tıpkı bugün olduğu gibi “bakanlıkların” ve “Kamu kurumlarının” sinsi sinsi işgale çalışıldığı belirtildi.

DARBECİLER RAPOR İSTEDİ

Gerçek Hayat dergisi

Gerçek Hayat dergisi

Gerçek Hayat dergisi, FETÖ’nün kurucuları arasında yer alan CHP’nin eski Genel Sekreteri Kasım Gülek’in arşivinde yer alan masonlukla ilgili şok belgelere ulaştı. Derginin bu haftaki sayısında yer alan bilgilere göre 27 Mayıs darbesinden sonra yönetimi eline alan Millî Birlik Komitesi, dönemin İçişleri Bakanlığı’na bağlı, Emniyet Umum Müdürlüğü ile daha sonra adı Milli İstihbarat Teşkilatı olarak değiştirilecek Millî Amele Hizmet Teşkilatı’na (MAH) 2 ayrı yazı yazarak Türkiye’deki masonluk faaliyetleri ve masonlar hakkında bilgi talep etti.

HER YERİ İŞGAL ETTİLERTürkiye farklı isimler altındaki mason kuruluşları ve masonik örgüt FETÖ’nün “devlete sızma” girişimleriyle mücadele ederken 1960 yılında kaleme alınan 2 ayrı istihbarat raporu ortaya çıktı. Milli Birlik Komitesi’ne de sunulan raporlarda bugün olduğu gibi “bakanlıklar ve kamu kurumlarının” sinsi sinsi işgal edilmek istendiği ifade ediliyor.

Türkiye farklı isimler altındaki mason kuruluşları ve masonik örgüt FETÖ’nün “devlete sızma” girişimleriyle mücadele ederken 1960 yılında kaleme alınan 2 ayrı istihbarat raporu ortaya çıktı. Milli Birlik Komitesi’ne de sunulan raporlarda bugün olduğu gibi “bakanlıklar ve kamu kurumlarının” sinsi sinsi işgal edilmek istendiği ifade ediliyor.

Emniyet Umum Müdürlüğü, 14 Eylül 1960 tarihinde komiteye cevap verdi. “Gizli” damgalı Müsteşar Hilmi İncesulu imzalı raporda masonlar ve FETÖ gibi masonik örgütlerin bugün olduğu gibi geçmişte te devleti ele geçirmeye çalıştığını ortaya koydu. Raporda şu ifadelere yer verildi. “Vekâletlerde (Bakanlıklarda), İktisadi Devlet Teşekkülleri (KİT)’nde ve diğer devlet müesseselerinde, kanunsuz ve yolsuz birçok işlerin müsebbipleri ve suçluları olarak tanınanlar halen kilit noktalarını işgal etmekte ve İnkılabın ilk günlerinde uzaklaştırılmış olanlarda perde arkasında çalışanların tavsiye ve himayeler ile maalesef gene sinsi sinsi diğer kilit noktalarını işgale çalışmakta ve muvaffak olmaktadırlar.”

BİR BİRLERİNİ TUTUYORLARDevlete sızmanın belgeleri

Devlete sızmanın belgeleri

“Milliyetperver ve vatansever olarak bilinen şahsiyetlerin ifadelerine göre, her türlü vasfını kaybeden bu soysuzlaşmış klik, Siyonizm’in aleti olmakta ve bir maşa gibi kullanılmaktadır. Klik mensuplarına birbirlerini son derece tutmakta ve himaye etmektedirler. Halen kilit noktalarını ellerinde bulunduran bu teşkilatın yolsuz işlerde ün yapmış mensupları ve nasıl tayin edildikleri her gün hayretle müşahede edilmekte olan diğer emsalleri dikkat v

Bu haber 990521 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İYİ Partililerin saldırısına uğrayan gazeteci Mustafa Uslu:
İYİ Partililerin saldırısına uğrayan gazeteci Mustafa Uslu:...
İYİ Partililerin saldırısına uğrayan gazeteci Mustafa Uslu:
İYİ Partililerin saldırısına uğrayan gazeteci Mustafa Uslu:...