AK PARTİ KAPATILMAYACAK
Zülfikar Gençtürk

Zülfikar Gençtürk

AK PARTİ KAPATILMAYACAK

09 Haziran 2018 - 10:46 - Güncelleme: 19 Ağustos 2018 - 10:54

AK PARTİ KAPATILMAYACAK
ZÜLFİKAR GENÇTÜRK
Giriş: 19 Temmuz 2008
Türkiye Cumhuriyeti Doğu ve Batıyı birbirine bağlayan önemli stratejik köprü konumundadır. Ülkemizde bugüne kadar iktidar olmuş partiler hep iyi niyetle yola çıkmışlardır. Zaman içersinde bunları sekteye uğratan unsurlar çıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti”nin gerek siyasi gerekse ekonomik istikrarında bir rahatlamanın ortaya çıktığı noktada bahsi geçen ve ülkeyi zarar vermeyi alışkanlık haline getiren mihrakların;
Son olarak yediden yetmişe herkesin kabul ettiği bu olumlu gidişatı nasıl engelleyebiliriz; Plan ve programlar(senaryolar) yıllarca tekrarlandı. Son olarak Adalet ve Kalkınma Partisinin kurduğu 60. TC Hükümetini iktidardan nasıl uzaklaştırırız noktasından hareket ederek akıl almaz senaryoları tatbik sahasına koymak suretiyle, Ecdadımızın bize miras bıraktığı bu cennet vatanımıza yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmaktalar.
Bir ülkede halkın yüzde 50 oyla seçtiği iktidarın hükmetmesi dışında bir başka hükmedenin bulunması o ülkede Nizam’ a Devlet düzenine Anarşi ve Bozgunculuğun hakim olması demektir. O halde yukarıda anlatılan bütün realite ve gelişen yaşadığımız olaylar, 60 TC Hükümetini küçük düşürmek ülkeyi yönetmekte başarısız olduğunu pasafize ederek başka güçlere hakim ve meşru kılmak AKP kapatılmayacak; Anayasamızın (2.) ikinci maddesi “ Türkiye Cumhuriyetini demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak tanımlamaktadır.”
Biz millet olarak müslümanız; ama devlet olarak da laik’ iz. Çünkü Atatürk Türkiyesi, demokrasi, laik ve islam kavramlarının birlikte uyum içersinde yaşatıldığı tek islam ülkesidir. Olayların ve mantığın açık olarak gösterdiği bir gerçek vardır; Devlet Millet kaynaşması olmadan gerçek bir güç kalkınma ve yükselme beklemek mümkün değildir. Bütün her şeyin başı böyle bir kaynaşmanın ve inanmanın gerçekleşmesiyle mümkündür. Bu olmadığı takdirde, ülkenin ilerleme yolundaki enerjisi halkın birbiriyle ve devletiyle uğraşması yolunda harcanır yok olur.
3 Kasım 2002 Seçimlerinden sonra Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidar olmasıyla bütün islam ülkelerinin gözleri üzerimize çevrilmiştir.Bin yılı aşkın İslam’a hizmet eden bu necip milletimizden ve Büyük Lider Atatürk’ün kurduğu Genç Cumhuriyetimizden beklenen tekrar İslam birliğinde, Orta Doğu’ da Türkiye’ nin lider olmasıdır. AKP kapatılmayacak; Devletin ilkeleri ve toplumun değerlerini bir arada, Tek, Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak yaşatan Devleti ve Milleti kucaklayan...
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve yoksulluğun giderilmesindeki başarılı çalışmaları, Çek- Senet tahsilatları, mafya ve çetelerle ile yapılan mücadele ile çökertilmeleri takdire şayandır. Cumhuriyetimizin hiçbir döneminde bu kadar kararlı üzerlerine gidilmemiştir. Adaletin yaygınlaştırılmasında Hükümet olmanın verdiği sorumluluğun bilincinde olması..
Son yapılan kamuoyu araştırmaları gösterdi ki; Bizim ve Ülkemizin Gözbebeği olan Askerimiz ve Emniyet Teşkilatımıza olan güven her iki kurumada tamdır. Bu saatten sonra AKP’ nin kapatılması ülke ekonomisine telafisi zor bir çıkmazın içersine sürükler.
Ayrıca Ülkemizin dış itibarı zedelenir, Bedelini de Millet olarak ağır bir bedel öderiz. Son günlerde Ülkemizde yaşanan ve hep birlikte yaşadığımız olaylar, bize şunu gösterdi; Artık Köpük ile Öz, Sahte ile Gerçek arasını ayırma zamanı gelmiştir. Köpükler yok olur gider, İnsanlara, Milletimize fayda veren kalır..!!! 19-TEMMUZ-2008 Zülfikar GENÇTÜRK
Bu yazı Adalet ve Kalkınma Parti'sinin,Anayasa Mahkemesindeki Kapatılma davasıyla ilgili Kararını Açıklamasından On yedi gün önce yazılmıştı.

MEHMET AKİF, Bir yaşlı Zat-ı anlatıyor.
'Sultan ahmet ve Ayasofya Camiine gidiyorum,sabah ne kadar erken gidersem gideyim,Mihrabın bir kenarında saçı sakalı bem beyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce metbin durmadan ağlıyor o kadar ağlıyor ki,ağlamadığı tek dakika yakalayamadım,

Şayet bir gün yanına sokuldum,muhterem dedim a efendim dedim Allahın Rahmetinden insan bu kadar mevbit olurmu niye bu kadar ağlıyorsun bana, beni konuşturma kalbim duracak, ben çok ısrar edince bana anlattı dediki ben Cennet mekan Abdülhamit devrinde binbaşıydım orduda, ordunun dine imana hizmet ettiği devirde binbaşıydım annem babam vefat edince,servetimiz vardı tarımar olmasın diye, bir istifa dilekçesi yazdım gönderdim
dedimki annem babam vefat etti, falan yerde mağazalarımız,filan yerdeki gayrimenkullerimiz bunlara nezaret edecek nezaretçiye ihtiyaç vardır.İstifam kabul buyrulursa secaretce istifa etmek istiyorum, biraz sonra doğrudan doğruya Hünkardan bir yazı geldi istifam kabül edilmedi, Öyle anlaşılıyor ki secaret benim istifa dilekçemi Padişaha gödermiş, ben bir daha dilekçe verdim yine aynı cevap geldi, bizzat çıkayım huzuruna şifayı olarak görüşeyim,
 
Bu celaletli Padişah çok celaletli, ben yaveriyle uzun zaman bir yerde kaldım, beni nasıl kaldın diyeceksin uzun zaman bir yerde kaldım, Abdülhamit paytonda giderken, sağındaki solundaki nefes almaya bile korkarlardı dedi,
Medet efendi Allah rahmet eylesin evliyaullahtan bir zattı.Ben bizzat o celaletli haşmetli Padişah'ın huzuruna çıktım, Haşmet maab dedim istifamın kabulünü istirham edeceğim dedim,durumumuz budur dedim, Derin derin biraz düşündü istifa etmemi istemiyordu yüzünden belliydi ısrarıma dayanamadı, Öfkeli bir eda ile elinin tersiyle beni iter gibi haydi istifa ettirdik seni dedi,
Ben döndüm geldim işimin başına, Gece alemi manada Orduların teftiş edildiğini gördüm, Risalet Maabad Efendimiz Yıldızın önünde duruyordu, Bütün Türk Ordusu Aleyisselam Efendimize tebdil veriyordu, Osmanlı Padişahlarının ileri gelenleri vardı,
 
Abdülhamit edeple Kainatın efendisi Resulullahın arkasında duruyordu, derken benim birlik geldi başında kumandan olmadığı için darmadağınıktı, döndü Abdülhamite dediki nerede bunun kumandanı, dedim yaresülallah çok ısrar etti istifa ettirdik, Senin istifa ettirdiğini bizde istifa ettirdik buyurdu, Ben ağlamayayımda kim ağlasın.
Bilmemiz gereken şu ki İslam adına atılan her adımın arkasında, Resulü Ekrem vardır..
 
Yıllardır aynı topraklarda yaşayan, aynı havayı teneffüs eden, Kurtuluş Savaşı'nda omuz omuza savaşan ve aynı tastan su içen müslümanlar nasıl oldu da birbirine düşman yapıldı. Türkiye geçmiş yılların hatalarını ortadan kaldıracak mı?Zülfikar Gençtürk
15-temmuz.net haberleri
E-Posta: 15temmuz2016.06@gmail.com..

Bu yazı 237701 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar