Son dakika: Başkan Erdoğan Türkiye’nin 10 yıllık uzay...

Son dakika: Başkan Erdoğan Türkiye'nin 10 yıllık uzay vizyonunu açıkladı: 2023'te Ay'a ulaşacağız

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, yeni anayasa ile ilgili önemli ifadeler kullandı, tüm partilere çağrıda bulundu. Erdoğan, "Cumhuriyet'in 100'üncü yılına bu darbe anayasası ile değil, ülkemize yakışan yeni bir anayasa ile girelim" dedi. Erdoğan, partilerin kendi anayasa önerilerini hazırlamasını ve geniş kapsamlı bir tartışma ortak bir anayasa oluşturulmasını teklif etti.

11 Şubat 2021 - 01:59 - Güncelleme: 11 Şubat 2021 - 09:16

 : Başkan Erdoğan'dan tarihi anayasa çağrısı: Darbe anayasası ile 100'üncü yıla girmeyelim

Giriş Tarihi: 10.2.2021  16:14 Son Güncelleme: 11.2.2021  01:15

Başkan 'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, yeni anayasa ile ilgili önemli ifadeler kullandı, tüm partilere çağrıda bulundu. Erdoğan, "Cumhuriyet'in 100'üncü yılına bu darbe anayasası ile değil, ülkemize yakışan yeni bir anayasa ile girelim" dedi. Erdoğan, partilerin kendi anayasa önerilerini hazırlamasını ve geniş kapsamlı bir tartışma ortak bir anayasa oluşturulmasını teklif etti. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin borçlanmasına yönelik açıklamaları ile ilgili ise sert tepki gösterdi.

Son dakika haberler: Başkan Erdoğan'dan tarihi anayasa çağrısı: Darbe anayasası ile 100'üncü yıla girmeyelim

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'na katıldı. Erdoğan, toplantıda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, yeni anayasa ile ilgili, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş aşamasında tekrar bunu gündeme aldık ancak iklimin buna uygun olmadığını gördüğümüz için konuyu dile getirmedik. Bugün uluslararası alanda özgürce irade ortaya koymuş bir Türkiye var. Yeni anayasa için şartlar gayet uygun." dedi.

Son dakika | Başkan Erdoğan'ın anayasa açıklamasında önemli detay

Giriş Tarihi: 11.02.2021  00:07 Güncelleme Tarihi: 11.02.2021 01:07

 çalışmalarıyla ilgili son dakika gelişmeleri: Önceki hafta anayasa için ilk duyuru ve çağrısını yapan Başkan Recep Tayyip Erdoğan konuyla ilgili açıklamalar yapmaya devam ederken  Genel Başkanı 'den de çağrıya destek ve partisine çalışma talimatı gelmişti. Başkan Erdoğan da parti grubunda yaptığı konuşmada anayasanın hazırlanmasına ilişkin çok önemli ifadelerde bulundu. Erdoğan'ın son dakika açıklamalarının satır aralarında Yeni anayasaya ilişkin kritik şifreler vardı. İşte öne çıkanlar.

Sabah.

Son dakika | Başkan Erdoğan'ın anayasa açıklamasında önemli detay

Son dakika haberi: Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün devam ettiği Yeni anayasaya ilişkin açıklamalarında çok önemli ifadeler kullandı. Erdoğan "Gelin, hep birlikte yeni anayasa konusundaki tekliflerimizi yıl içinde hazırlayalım ve tartışmaya başlayalım. Cumhuriyetimizin 100. yılını darbe anayasasıyla değil, bu ülkeye ve millete yakışan yeni sivil bir anayasa ile karşılayalım" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de yeni ve sivil anayasa çağrısına en hızlı karşılık veren muhalefet lideri oldu. Türkiye'nin anayasa ihtiyacını doğrulayan Bahçeli partisine talimat verdiğini ilan etti. İşte yeni anayasaya ilişkin son dakika gelişmeleri ve Başkan Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları;

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM'deki grup toplantısına katıldı. Erdoğan buradaki konuşmasında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan özetle şunları söyledi:

 YENİ ANAYASA HEDEFLERİMİZİ TAÇLANDIRACAK: Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız MHP'nin bu teklife olumlu bakmasıyla inşallah Türkiye, tarihinde ilk defa sivil bir anayasa hazırlama ve gerçek bir özgürlük ortamında milletin takdirine sunma şansına sahip olmuştur. Milli iradenin gücünü yansıtacak yeni anayasamızın, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılı için belirlediğimiz hedefleri taçlandıracağına inanıyorum.

 ANAYASA İÇİN ŞARTLAR UYGUN: Bugün artık hem vesayetin gücünü kırmış hem darbe niyetlilerine mesajını açıkça vermiş hem de uluslararası alanda özgürce hareket etme iradesini ortaya koymuş bir Türkiye var. Yani yeni anayasayı konuşmak ve hazırlamak için şartlar gayet uygun.

Üstelik, küresel siyasi ve ekonomik güç dengelerindeki değişimde hak ettiğimiz yeri alma fırsatını kamil manada değerlendirebilmek için de daha sağlam bir çatıya ihtiyacımız bulunuyor. Milletimizin reform gündemimize olan samimi ilgisi ve yüksek beklentisi de bizi yeni anayasa hazırlama teklifimizi kamuoyuna sunma konusunda cesaretlendirmiştir.

TÜM SİYASİ PARTİLER YER ALMALI: Tercihimiz tüm siyasi partilerin bu sürecin içinde yer alması. Bunun için sonuna kadar samimi bir gayret göstereceğiz. Ancak şu veya bu sebeple, kimi siyasi partiler kendini sürecin dışında tutsa bile, biz milletimizin tüm kesimleriyle oturup konuşarak, yeni anayasa çalışmalarının içinde olmalarını mutlaka temin edeceğiz.

Bunun için sonuna kadar, acele etmeden, her kesimle gereken istişareleri yaparak, önümüzdeki asrın ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasa metni ortaya çıkarmalıyız. Hatta bu öyle bir metin olsun ki Türkiye Cumhuriyeti'nin 150'nci, 200'üncü yılları kutlanırken bu anayasa çalışması tarihi dönüm noktalarından biri olarak gösterilsin. Bu öyle bir metin olsun ki anayasa hukuku literatüründe tüm dünyada örnek gösterilsin, diğer toplumlara da ilham versin.

 STK'LARA ÇAĞRI: Buradan siyasi partilerimize, akademisyenlerimize, üniversitelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, medya mensuplarımıza, velhasıl tüm fikir ve aksiyon insanlarımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin, hep birlikte yeni anayasa konusundaki tekliflerimizi yıl içinde hazırlayalım ve tartışmaya başlayalım. Farklı görüşleri tekrar tekrar konuşalım, tartışalım. Cumhuriyetimizin 100. yılını darbe anayasasıyla değil, bu ülkeye ve millete yakışan yeni sivil bir anayasa ile karşılayalım.

 MASAYI SEN TEKMELEDİN MİÇOTAKİS: Yunan Başbakanı Miçotakis ile görüşebileceğimizi söyledik. Ben bu açıklamayı yapıyorum, bir de baktım şimdi Miçotakis meydan okuyor. İstişari toplantılar, eski adıyla istikşafi toplantılar başlasın dedik ve geçen hafta İstanbul Dolmabahçe'de başlatıldı.

Şimdi ikincisi Atina'da yapılacaktı, Miçotakis şimdi meydan okudu. Sen bu meydanı okuduktan sonra biz seninle nasıl bir araya gelelim? Önce haddini bileceksin. Eğer gerçekten bir barış arayışı varsa sende, bana meydan okuma, haddini bil. Eğer haddini bilmezsen o zaman masayı demek ki sen tekmeledin, masadan kaçtın. Biz masadan kaçmadık, biz masadaydık. Ve bu şekilde gitmesi halinde de biz seninle masaya oturamayız.

 GÜVENDİĞİN DAĞLARA KAR YAĞDI: Buradan Miçotakis'e bir şey daha hatırlatmak istiyorum, sen bazı dağlara güveniyorsun. O güvendiğin dağlara kar yağdı kar. Hiçbirinden sana fayda gelmez ama biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz. Onun için çılgın Türkleri iyi tanıyacaksın. Artık iki devletli çözümden başka Kıbrıs'ta çıkış yolu kalmamıştır.

İster kabul edersiniz, ister etmezsiniz. Artık federasyon mederasyon diye bir şey yok, geçin artık o işi. Hidrokarbon kaynakları konusunda da Kıbrıs Türkleri ile masaya oturmaktan ısrarla kaçıyorsunuz. Kıbrıs Türklerinin yarım asırdır adada süren çözümsüzlüğün mağduru olmasına daha fazla izin vermeyeceğimizi tüm dünya bilmelidir.

CHP BELEDİYECİLİĞİ ÇÖP, ÇUKUR, ÇAMUR DEMEK
Başkan Erdoğan, grup toplantısında CHP'ye de yüklendi. AK Parti belediyelerince hayata geçirilen sosyal belediyecilik uygulamaları, hizmetler ve yatırımların yer aldığı hizmet videoları ile CHP'li belediyelerin vatandaşı zor durumda bırakan belediyecilik anlayışının yer aldığı videoları kamuoyuyla paylaştı. Erdoğan ülkede kimin hizmet siyaseti, kimin eser siyaseti yaptığının, kimin de istismar siyaseti ve ideolojik bağnazlık siyasetiyle milleti perişan ettiğinin, izlenilen videoyla ayan beyan ortaya çıktığını söyledi. Erdoğan şöyle konuştu:

 İZMİR ÇÖKMÜŞ VAZİYETTE: Gelin, hep birlikte, bizi izleyen, milletim de seyretsin ve bu CHP belediyeciliğinin, çöp, çukur, çamur olduğunu görelim. İşte görüyorsunuz (video görüntüsünü işaret ediyor), İzmir'in hali ortada. 35 yıl... İnsan altyapı adına bir şey yapmaz mı? Bunlar yapmadılar. İzmir tüm altyapısıyla, kaçak yapılarıyla çökmüş vaziyette.

İzmir gibi muhteşem, güzel bir şehrimizin özellikle altyapı, üstyapı noktasındaki hele hele o Karabağlar'ın halini filan gördüğü zaman insan eyvah diyor. Ne iş yapıyorsun sen? Siz ne yapıyorsunuz? Suyunuz yoktu suyunuz. DSİ'ye verdiğim talimatla İzmir'e suyu biz getirdik. Niye? Çünkü halk, benim halkım. Büyükşehirler özellikle suyu kendisi temin etmek ve getirmek zorunda, İstanbul, Ankara... Kar falan geldi de toparladık işi. Buralarda da yine her türlü sıkıntı olabilir. Buraların barajlarını da yine biz yaptık. İstanbul'un barajlarını yine biz yaptık. Bu barajlar sayesinde bugün İstanbul susuzluğu yaşamıyor. Kendi partisi içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık işlerinin üzerini kapatmaktan milletin derdine derman olacak konularla ilgilenmeye fırsat bulamayanlar bunun hesabını elbette sandıkta verecektir.

 İzmir'i ziyaret eden CHP Genel Başkanı'na dükkânını su basan esnaf hanımefendi kardeşim şöyle sitem ediyordu: "Altyapı hizmeti gerçekten bitik. Bir vatandaş ve esnaf olarak canım yanıyor. Sizden rica ediyorum. Burada 35 senedir CHP var, lütfen bu altyapıyı düzeltin." Kendisi de CHP seçmeni olduğu anlaşılan vatandaşın, 35 yıldır şehrini yöneten ve hiçbir altyapı yatırımı yapmayan belediyeyi, o partinin genel başkanına şikâyet ediyor. Tabii aklıma, "Bu vatandaşımız kimi kime şikâyet ediyor" diye gelmedi de değil.

 HEPTEN CAHİL: İzmir'deki Çiğli Tramvayı temel atma töreninde konuşan Kılıçdaroğlu, kendi belediyesinin Hazine'den daha uygun şartlarda borçlandığını övünerek anlatıyor. Bütçesinin neredeyse 2.5 katı borçlu bir belediye olarak, zaten böyle bir borçlanma hakkına sahip değildir Bay Kemal, bunları öğren.

Kılıçdaroğlu ekonomiden ve rakamlardan anlayan birisi olmadığı için, Hazine'nin altyapı yatırımlarımız için sağladığı uluslararası finansman kredilerinin şartlarının, kendi bulduklarını iddia ettikleri krediden, aslında daha uygun olduğunu da bilmiyor. Hepten cahil.

Son dakika: Başkan Erdoğan Türkiye'nin 10 yıllık uzay vizyonunu açıkladı: 2023'te Ay'a ulaşacağız

Giriş Tarihi: 9.2.2021  21:03 Son Güncelleme: 9.2.2021  21:58

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 10 yıllık uzay vizyonunu açıkladı. "Medeniyetimizin gökyüzündeki yolculuğuna kapı aralıyoruz. Hedeflerimiz hayal ürünü değil" diyen Başkan Erdoğan, "birincil ve en önemli hedefimiz, cumhuriyetimizin 100. yılında Ay'a ilk teması gerçekleştirmektir" ifadelerini kullandı. Bir Türk vatandaşının da uzaya gönderileceğini açıklayan Başkan, uzaya liman işletmesi kurulacağını söyledi.

Göbeklitepe'deki gizemli monolitin sırrı ortaya çıktı! Erdoğan sürprizi şaşırttı

Göbeklitepe'deki gizemli monolitin sırrı ortaya çıktı! Erdoğan sürprizi şaşırttı

Son dakika: Şanlıurfa'da, Göbeklitepe yakınlarındaki tarlada yaklaşık 4 gün önce toprağa saplı halde bulunan metal blokun (monolit) kaldırıldığı görülmüştü. Gizemli monolitin sırrı ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce müjdesini verdiği "Milli Uzay Programı"nda açıkladı.

Video Player

00:00 | 06:43

Use Up/Down Arrow keys to increase or decrease volume.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Türkiye'nin 10 yıllık uzay vizyonunu açıkladı.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

Bu akşam ülkemiz adına tarihi bir dönüm noktasına şahitlik etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Uzun süreli bir planlama ve çalışmanın ürünü olan Türkiye'nin ilk milli uzay programını az sonra tüm dünyaya ilan edeceğiz.

Bu program gerçekçi ama bir o kadar da rekabetçi hedefleri kapsayan içeriğiyle ülkemizin uzaydaki yol haritası olacaktır. Küresel uzay yarışında ülkemizi üst liglere taşıyacak bu yol haritasının başarıyla hayata geçmesini diliyorum.



"EVLATLARIMIZ ADINA YİNE BÜYÜK BİR PROJE"
Dile kolay, tam 18 yıldır Rabbim bize nice güzel hizmetler, yatırımlar, atılımlar vesilesiyle milletimizin huzuruna çıkmayı nasip etti. Bugün de evlatlarımız adına yine büyük bir projenin heyecanıyla karşınızda bulunuyorum.

Yüz yıllar boyunca yeryüzünde adaletin, ahlakın ve barışın öncülüğünü yapan medeniyetimizin gökyüzündeki yolculuğuna kapı aralıyoruz.

Son dakika: Erdoğan 10 maddede açıkladı! Türkiye uzaya gidiyor! Tarihi gelişme...

"HEDEFLER BİR HAYAL ÜRÜNÜ DEĞİL"
Ülkemizin uzaydaki hak ve menfaatlerini nasıl koruyacağımızı, gelecek 10 yılı nasıl şekillendireceğimizi birazdan açıklayacağız. Paylaşacağımız hedefler bir hayal ürünü değil. Havacılık ve uzay teknolojilerinde bugüne kadar başardıklarımızın bir üst noktaya taşınmasıdır.

Ülkemizin kozmik rekabetteki mücadelesi 1985'ten bu yana sürüyor. Bu mücadelenin altyapısını ise son 18 yıldaki yatırımlarımızla oluşturduk.

Bugün her alanda olduğu gibi uzay çalışmalarında çok daha güçlü bir Türkiye var. Kendi imkanlarımızla ürettiğimiz ve 2021 yılında uzaya fırlattığımız istihbarat uydumuz Göktürk-2 bunun ilk örneklerinden biridir. Böylece dünyada uydu üretme kabiliyetine sahip sayılı ülkeler arasına girdik.



İMECE'NİN ENTEGRASYON İŞLERİ TAMAMLANDI
Sırada Göktürk-3 var. Gece gündüz fark etmeksizin, yüksek çözünürlüklü görüntü elde edebilecek bu uydumuzun planlamalarına devam ediyoruz. İlk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydumuz İMECE'nin de entegrasyon işleri tamamlandı, testleri sürüyor. İnşallah 2021 yılında bu uydumuzu da uzaya fırlatacağız.

Gözlem uydularında kazandığımız tecrübeyle haberleşme uydularını da kendi imkanlarımızla üreterek bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız.

İnşallah yerli ve milli imkanlarla ürettiğimiz ilk haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı da 2021'de uzaydaki yörüngesine yerleştireceğiz. Uydu teknolojisini alt bileşenleri üretmek konusunda da yoğun çalışmalar içerisindeyiz.

Yüksek çözünürlüklü uzay kamerası, yeni nesil uçuş bilgisayarı, yönlendirebilir anten, tepki tekeri, güneş algılayıcı gibi birçok kritik sistemi özgün olarak geliştirip ürettik. Önümüzdeki süreçte Türk mühendislerinin yerli yazılımıyla birlikte uydulardan elde ettiğimiz bilgilerin güvenliğini de sağlamış olacağız.

Roketler, uydular, yer sistemleri ve daha nicesi için kurduğumuz modern altyapılar sayesinde fikirden ürüne kadar ihtiyaç duyulan tüm ürünleri sağlayabiliyoruz.

Uzay ve roket test merkezlerimiz, uzay sistemleri tasarım ve test laboratuvarlarımız, uydu haberleşme merkezlerimiz, yer kontrol istasyonlarımız, optik sistemler araştırma ve uygulama altyapılarımızda her geçen gün daha yetkin hale geliyoruz. Artık uluslararası bir oyuncu konumundayız.



"MİLLİ UZAY PROGRAMINDAKİ HEDEFLERİMİZE ÇOK DAHA KOLAY ULAŞACAĞIZ"
Şu anda en önemli eksikliğimiz fırlatma konusudur. Kendi ürettiğimiz uyduları kendi roketlerimizle uzaya fırlatacak seviyeye henüz gelemedik. Ancak bu konuda da önemli adımlar attık. Geçtiğimiz yıl Roketsan roket fırlatma ve .... açılışını yaptık. Burada mikro ve mini uydularımızın kendi roketlerimizle uzaya fırlatılması çalışmalarını sürdürüyoruz. İnşallah bu merkezde daha iyi ileri çalışmalara ve başarılara imza atarak milli uzay programındaki hedeflerimize çok daha kolay ulaşacağız.

Uydu teknolojilerinin yanı sıra, astoronomik gözlem noktasında da önemli altyapılara sahibiz. Ülkemizin modern anlamdaki ilk gözlemevi olan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi, Türkiye'nin en büyüğü olan bir teleskopu barındırıyor.

Doğu Anadolu Gözlemevini inşa ediyoruz. Bu tesis tamamlandığında ilk kızılötesi teleskobunu devreye almış olacağız. Sadece TÜBİTAK aracılığıyla son 18 yılda uydu, uzay, fırlatma sistemleri konusunda 56 projeye 2.1 milyar lira sağladık. Bu tür yatırımlarla uzay çalışmalarının gençlerimiz ve araştırmacılarımız nezdindeki cazibesini artırmayı ümit ediyoruz. Biz astronomi, matematik ve tıp gibi temel bilimlere öncülük etmiş, çığır açmış bir medeniyetin mirasçısıyız. Bugün uzay çağını konuşabiliyoruz.



Güneşin kendine özgü hareketi olduğunu ilk keşfeden, ilk Türk ve Müslüman astronom El-Fergani'dir. Andromeda Gökadası'nı ilk kez gözlemleyen, El-Sufi'dir. Jeodezi bilimini kurucusu, yerçekimi fikrini Newton'dan 7 asır önce dile getiren, Güneş'in hareketlerinden mevsimlerin başlangıçlarını hesaplayan ve yaşadığı asra ismini veren El-Biruni'dir. Gökcisimlerinin yere olan uzaklığını günümüz hesaplamalarına en yakın değerde bulan, Ayasofya'nın ilk müderrisi Ali Kuşçu'dur. Haberleşme, kontrol, denge kurma ve ayarlama bilimi olarak bilinen sibernetiğin kurucusu, birçok otomatik mekanizmayı tasarlayan El-Cezeri'dir. Adlarını burada sayamadığım binlerce bilim insanımızın başarılarıyla gurur duyuyoruz.

Bu gerçekleri asla unutmayacağız ama şunu da bileceğiz ki bizim daha yapacağımız çok iş var. Bu büyüklerimize layık olmak için yapacağımızç ok iş var. Coğrafi keşiflerle değişen güç dengelerinin farkına varmada geç kaldık ve bunun bedelini ağır şekilde ödedik. Ama bugün dünya yeni bir değişimin arifesindedir. Yeni dönemde güç dengelerini uzay keşiflerinin bu alandaki yeni teknolojilerin belirleyeceği açıkça görülüyor.

Türkiye'yi kritik ve özgün teknolojilerin üreticisi yapma hedefimize kilitlenmemizin başında bu gerçeği görmemiz geliyor. Doğru zamanda insansız hava aracı ve silahlı insansız hava aracı teknolojilerine yatırım yaparak, sahada oyunu değiştiren tarafta yer almayı başardık. Bunu başaranları şahsım, ailem, milletim adına tebrik ediyorum.



"DÜNYANIN GÖZÜ ÜZERİMİZDE"
Bu akşam bu hazırlıkların bize yapan ve gerçekten bu sunumu bu kadar muhteşem bir şekilde hazırlayan Sanayii ve Teknoloji Bakanıma, tüm ekibine de yine şahsım, milletim adına tebriklerimi sunuyorum.

Tüm dünyanın gözü üzerimizde. Niye bu kadar saldırıyorlar? Neden? Çılgın Türkler geliyor diye. Milli elektrikli otomobil için de doğru zamanda adımlar attık. Bu konuda da Türkiye en çok konuşulan ülkeler arasında. Şimdi de uzay çalışmalarında doğru zamanlamayla, doğru adımları atarak kararlılığımız ortaya koyuyoruz.

İnsanlığın bir kısmının değil, tamamının barışa ve huzura kavuşması için medeniyetimizi yeniden şahlandırmak mecburiyetindeyiz.



MACRON'A SERT TEPKİ: SEN ÖNCE CEZAYİR'İN HESABINI VER

Asırlar boyunca topraklarına her ayak basan tarafından sömürülen Afrikalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Fransa'nın başındaki zat durmadan bana saldırıyor. Ya senin benle ne işin var? Sen önce Cezayir'in hesabını ver.

Senin büyüklerin Cezayir'de 1 milyon insanı öldürdü, onun hesabını ver. Sen önce Puanda?'nın hesabını ver. Ama Türkün ve Türkiye'nin, ne de ecdadımızın geçmişinde böyle bir şey söz konusu değil. Bizim ellerimizde kan yok ama sizde kan var. Sürgünlerle yerinden yurdundan edilen, dinini, dilini, ismini değiştirmeye zorlanan Asyalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz.

Faşizmin ve suç şebekelerinin insafına bırakılmış Batılı kardeşlerimiz için de bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Diyorlar ki Libya'dan, Azerbaycan'dan Türkiye askerini çeksin. 30 yıldır Azerbaycan'da tüm Karabağ'ı işgal altında tuttunuz. O topraklar kimin? O topraklar Azerbaycanlı kardeşimizin. Şimdi kendi göbeğini Azeri kardeşlerimiz kendileri kesti ve biz de elimizden gelen desteği verdik ve böylece Karabağ sahiplerinin eline geçti.

Macron haber gönderiyor; Libya'dan Türkiye askerini çeksin. Sen bu aklı bize vereceğini kendine sakla. Ve biz askeri ve güvenlik iş birliği anlaşmamız olan Libya'yla anlaşmamızın gereğini yaptık ve sadece orada eğitim için varız, eğitimin dışında değil.

Bugün yeryüzünde adaleti tesis etmenin yolunu gökyüzünde güçlü şekilde var olmaktan geçiyor. Ne diyordu Yahya Kemal? Kökü mazide olan ati. Geçmişimizden aldığımız güçle kökümüzden beslenerek geleceğe bakacağız.

Teknolojik kapasitemizi geliştirmek ve buradan doğacak olan ekonomiden faydalanmak için uzayda da olacağız. Şu anda uzayı görüyorum. Ve bambaşka görüyoruz.



Elde ettiğimiz tecrübe ve birikimin bilim, sanayii ve teknoloji ekosistemimize aktarabilmek için orada olacağız. Onun için Varank, daha çok çalışacağız, yapacağımız çok iş var. Güçlü ve bağımsız bir Türkiye'nin yerini sadece dünyada değil, uzayda da tahkim edeceğiz. İşte bu vizyonu yürütecek olan kurumumuz Türkiye Uzay Ajansı'dır.

Uzay alanında birikmiş kabiliyetlerimizi tek çatı altında koordine etmek için yola çıktı. İlk görevi Milli uzay Programı hazırlamak olan ajansımız, tüm paydaşların katkılarıyla çalışmasını hamdolsun tamamladı.

Şimdi Türkiye'nin uzaydkai 10 yıllık vizyon, strateji, hedef ve projelerinin yer aldığı Milli Uzay Programımızı, bugünlerde meşhur olan sloganıyla tüm dünyaya ilan ediyor ve diyorum ki: Gökyüzüne bak, ayı gör.



CUMHURİYET'İN 100. YILI OLAN 2023'TE AY'A İLK TEMAS
Milli uzay Programı'ndaki birincil ve en önemli hedefimiz, cumhuriyetimizin 100. yılında Ay'a ilk teması gerçekleştirmektir. İnşallah Ay'a gidiyoruz. Hazırlıklarına başladığımız Ay programıyla bu hedefi 2 aşamada tamamlamayı düşünüyoruz.

İlk aşamada 2023 sonunda kendi milli ve özgün hibrit roketimizle Ay'a ulaşarak sert iniş gerçekleştireceğiz. Uzay aracımızı yakın yörüngeye çıkaracak ilk fırlatmayı uluslararası iş birliğiyle hayata geçireceğiz. Hem Ay'a ulaşmayı başaran ülkelerden biri olacak, hem de ikinci aşama için gerekli bilgileri toplamış olacağız.

Ay'a yumuşak iniş gerçekleştireceğimiz ikinci aşamayı da tamamladığımızda Ay'da bilimsel faaliyetler yapabilen sayılı ülkelerden biri konumuna geleceğiz. Böylece medeniyet coğrafyamızın da sembolü olan hilali, al bayrağımızla Ay'a göndermenin gururunu milletimize yaşatacağız.

Hazırlıklarına başlayacağımız Ay programı fırlatma, roket ve kontrol teknolojilerindeki atılımlarımız için bir kaldıraç görevi görecektir. Bu program birçok alandaki çalışmalara zemin oluşturacaktır. Böylece yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz alt sistemlerin ticarileştirmesinin de önü açılacaktır.

Yakın zamanda Ay'a iniş denemeleri başarısızlıkla sonuçlanan ülkeleri gördük. Türk mühendislerinin bu görevi başaracaklarına tüm kalbimle inanıyorum.

Milli Uzay Programı'ndaki ikinci hedefimiz, yeni nesil uydu geliştirme alanında dünya ile rekabet edebilecek ticari bir marka ortaya çıkarmaktır.

Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda kurulacak olan tek bir milli şirket bünyesinde birleştireceğiz. Halihazırda uydu üretim sistemlerinin birden çok kuruluş tarafından yürütülüyor. Bunu tek çatı altında toplayarak hem tam eşgüdümü yakalayacak, hem de tüm imkanlarımızı daha verimli şekilde kullanacağız.

Bu sayede rekabet gücümüzü artıracak dünyadaki uydu pazarından daha fazla pay elde etmeyi hedefliyoruz. Uzaydaki hedeflerimizle uyumlu olarak yeni uydu ihtiyaçlarımızı da çok daha da verimli şekilde gidereceğiz.

Üçüncü hedefimiz, Türkiye'ye ait bir bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmektir. Sivil ve askeri amaçlı navigasyon ihtiyaçları için kullanılan bu uydu teknolojisine dünyada yalnızca 6 ülke sahiptir.

Yenilikçi bir yöntemle oluşturacağımız kendi bölgesel konumlama sistemimiz sayesinde büyük riskler barındıran dışa bağımlılıktan kurtulacağız.



HEDEFİMİZ UZAY LİMANI İŞLETMESİNE SAHİP OLMAK
Bu hedefi tamamladığımızda kendi hassas navigasyon uygulamalarımız geliştirebileceğiz. Geliyorum, dördüncü hedefimize. Uzaya erişimi sağlamak ve bir uzay limanı işletmesi kurmaktır. Uzayda bağımsız güç olmanın yolu, uzaya erişimden geçiyor. Yerli ve milli roketlerimiz dünya yörüngesine ağır faydalı yük taşıyabilecek olgunluğa eriştirmemiz gerekiyor. En önemlisi de bir uzay limanı işletmesine sahip olmaktır. Uzay limanımızı en uygun coğrafyalardaki dost ve müttefik ülkelerle birlikte kurmayı planlıyoruz.

Beşinci hedefimiz, uzay havası ya da meteorolojisi olarak tabir edilen alan ayatırım yaparak uzaydaki yetikinliğimizi artırmaktır. Kablosuz yayınlar, haberleşme ve navigasyon sistemleri, elektrik şebekeleri ve petrol boru hatları uzaydaki değişimden zarar görebiliyor. Özellikle de ülkemizin yeryüzü ve gökyüzündeki operasyonlarını daha güvenli hal getireceğiz.

Altıncı hedefimiz, Türkiye'yi astronomik gözlemler ve uzay nesnelerinin yerden takibi sayesinde daha ileri konuma getirmektir.

Bu misyona yönelik halihazırda altyapılarımız mevcuttur. Yedinci hedefimiz, ülkemizde uzay sanayii ekosistemini daha da geliştirmektir.

Türk mühendisleri, bilim insanlarını uygun altyapıya sahip olduğunda ve gerekli desteği aldığında neler yapabileceği tüm dünyaya malumdur.

Uzay Ajansımızın öncülüğünde, kısa sürede buradan da yeni başarı hikayeleri çıkacağına inanıyorum. Uzay programımızdaki sekizinci hedef, bir uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurmaktır. Sadece uzay alanında uydu geliştirebilen ve üretebilen ender ülkelerden biri olmayı yeterli görmüyoruz. Türkiye'yi tüm alt bileşenleri ticari olarak rekabet edebileceği bir konuma getireceğiz. Yatırım yapacak olan firmalarımızı da çeşitli mekanizmalarla destekleyeceğiz.

Dokuzuncu hedefimiz, uzay alanında etkin ve yetkin insan kaynağımızı geliştirmektir. Uzay yolculuğumuzun da vazgeçilmezi insandır. Çocuk, genç, araştırmacı, bilim insanı, müteşebbis, teknisyen, mühendis ve tüm kesimleriyle toplumumuzda uzay farkındalığını artırmak için ne gerekiyorsa yapacağımız.



UZAYA BİR TÜRK VATANDAŞI GÖNDERİLECEK
Onuncu ve son hedefimiz, bir Türk vatandaşını uzaya göndermektir. Eminim ki birçok kişi bu hayali kurarak büyümüştür. Belki aranızda hala bu hayalini sürdüren de vardır, hatta bayanlardan da ben adayım diyen vardır. Uzaya bir vatandaşımızı göndermeyi elbette bir turistik gezi olarak değil, gelecek nesillere yol gösterecek bir bilim misyonu olarak tasarlıyoruz.

Uzaya gitme niteliklerine sahip bir kişiyi gönüllüler arasından seçerek gerekli eğitimleri almasını sağlayacak ve uzaya göndereceğiz.

Benim özellikle burada bir şerhim var: Madem ki bir vatandaşımız uzaya gidecek, artık astonot ya da kozmonot kelimelerine bir Türkçe karşılık bulmamız gerekiyor. Buradan dil bilimcilerimize bir çağrıda bulunuyor ve diyorum ki Türk uzay yolcularına Türkçe bir isim bulalım. 83 milyon vatandaşımız da özgün fikirleriyle bu arayışa ortak olabilir.

Saydığımız hedeflerin her biri elbette iddialıdır, zorlayıcıdır. Ama bunların hepsi de ayakları yere basan hedeflerdir. Türkiye'nin bu devrimi gerçekleştireceğinden en ufak bir şüphe duymuyorum. Türkiye Uzay Ajansı'nın geliştireceği hedeflerimi milli Uzay Programı'ndaki hedefleri bizzat takip edecek, destek olacağım.

Hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlayacak, yarışmalar düzenleyeceğiz. Genç yaşlı demeden tüm vatandaşlarımızdan bu alandaki çalışmalarımıza yüksek düzeyde katılım ve sahiplenme bekliyorum. İnşallah devlet millet el ele verecek, göklere ay yıldızlı bayrağımızı, hak ettiği yerlere taşıyacağız. Ayağımız dünyada, gözümüz uzayda olacak. Kökümüz dünyada, dallarımız göklerde olacak.

DÜNYAYA HAYIRLI OLSUN
Milli Uzay Programımızın ülkemiz ve tüm dünyaya hayırlı olmasını diliyorum.

GÖBEKLİTEPE'DEKİ MONOLİTİN SIRRI ORTAYA ÇIKTI
Başkan Erdoğan, Türkiye Uzay Programı'da Göbeklitepe'deki gizemli monolitle ilgili merakları giderdi. Erdoğan tarihi açıklamasında, "Şimdi Türkiye'nin uzaydaki 10 yıllık vizyon, strateji, hedef ve projelerinin yer aldığı Milli Uzay Programımızı, bugünlerde meşhur olan sloganıyla tüm dünyaya ilan ediyor ve diyorum ki: Gökyüzüne bak, ayı gör." dedi.

Göbeklitepe yakınlarında araziye yerleştirilmiş üzerinde Göktürk alfabesiyle, "Gök yüzüne bak ayı gör" yazılı metal blok gündem olmuştu.

Son dakika: 'deki metal blokla ilgili sıcak gelişme!

Giriş Tarihi: 9.2.2021  09:54 Son Güncelleme: 9.2.2021  11:17

Son dakika... 'da geçen hafta esrarengiz bir olay yaşandı.  yakınlarındaki tarlaya giden vatandaşlar, toprağa saplı halde bulunan metal bloku (monolit) görünce yetkilileri aradı. Gizemli metal blokla ilgili sabah saatlerinde ilginç bir gelişme daha yaşandı. İşte son dakika haberinin detayları...

Son dakika: Göbeklitepe'deki metal blokla ilgili sıcak gelişme!

Şanlıurfa 'nın Haliliye ilçesi Göbeklitepe yakınlarındaki tarlada yaklaşık 5 gün önce toprağa saplı halde bulunan metal blokun (monolit) kaldırıldığı görüldü blok yine gizemli şekilde ortadan kayboldu. Metal blokun alanında çocuklar oynamaya başladı.

Şanlıurfa 'nın Haliliye ilçesi, Göbeklitepe Ören Yeri yakınlarında yer alan Örencik Mahallesi'ndeki tarlada 5 Şubat Cuma günü bulunan metal blokla ilgili sorular halen cevabını bulamadı. Blokla ilgili araştırmalar sürerken, sabah saatlerinde ise yeni bir gelişme yaşandı.

Sabah bölgeyi kontrol eden vatandaşlar, yaklaşık 3 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde ve üzerinde Göktürk alfabesiyle "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazılı olduğu metal blokun yerinde olmadığını gördü.

Metal bloğun kim veya kimler tarafından dikilip, yine ne şekilde kaldırıldığına dair şu ana kadar herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı öğrenildi. Kaldırılan blokun alanında mahalle çocukları oyun oynamaya başladı.

Mahale sakinleri, "Sabah kalktığımızda metal blok yerinde yeler esiyor yok olmuş kim kaldırdı uçtu mu bilmiyoruz" diye konuştular.

 

Göbeklitepe'deki esrarengiz metal blok dünya basınında!

Göbeklitepe'deki esrarengiz metal blok dünya basınında!

Şanlıurfa'da, Göbeklitepe yakınlarındaki tarlada yaklaşık 4 gün önce toprağa saplı halde bulunan metal blok (monolit) günlerdir konuşulmaya devam ediyor. Bu sabah tıpkı ortaya çıktığı gibi gizemli bir şekilde kaybolan metal blok ABD ve Avrupa medyasında da yankı buldu ve birçok habere konu oldu.

Kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Göbeklitepe Ören Yeri yakınlarındaki Örencik Mahallesi'nde yer alan tarlada, 5 Şubat Cuma günü bulunan metal blok ilgi odağı oldu.

Amerikan medyası, Şanlıurfa'daki metal blok haberlerine geniş yer ayırırken, New York Times (NYT) gazetesi, haberi "Türkiye'de bir monolit ortaya çıktı" başlığıyla duyurdu.

Gazetede, metal blokun askerler tarafından korunmaya alındığı belirtilirken, Kasım ve Aralık 2020'de önce ABD'nin Utah eyaletinde ardından California eyaletinde ve daha sonra da Romanya'da benzer metal blokların görüldüğü vurgulandı.

Haberde, monolitin üzerinde Göktürk alfabesiyle "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazıldığına da atıf yapıldı.

Göbeklitepedeki esrarengiz metal blok dünya basınında

 

Reuters ajansı, haberle ilgili özel bir video hazırlarken, videonun tanıtımında, "UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve Türkiye'deki kadim bir tapınak olan Göbeklitepe'deki gizemli monolit, halkın ilgisini çekiyor." ifadelerine yer verdi.

Associated Press (AP) haber ajansı, metal blok haberini, "Gizemli Monolit, Türkiye'deki Dünya Mirası Bölgesinde Ortaya Çıktı" başlığıyla verirken, haberde Göbeklitepe'nin tarihi önemine dikkat çekildi.

Göbeklitepedeki esrarengiz metal blok dünya basınında

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı

Şanlıurfa'da, Göbeklitepe yakınlarındaki tarlada yaklaşık 4 gün önce toprağa saplı halde bulunan metal blok (monolit) için kaldırılma kararı alındı

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı - 1

Kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Göbeklitepe Ören Yeri yakınlarında yer alan Örencik Mahallesi'ndeki tarlada 5 Şubat Cuma günü bulunan metal blokla ilgili sorular halen cevabını bulamadı. 

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı - 2

Blokla ilgili araştırmalar sürerken, sabah saatlerinde ise yeni bir gelişme yaşandı.

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı - 3

Günün ilk ışıklarıyla bölgeyi kontrol eden vatandaşlar, yaklaşık 3 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde ve üzerinde Göktürk alfabesiyle "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazılı olduğu metal blokun yerinde olmadığını gördü

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı - 4

Blokun kim veya kimler tarafından dikilip, yine ne şekilde kaldırıldığına dair şu ana kadar herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı öğrenildi.

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı - 5Göbeklitepe yakınlarındaki metal blok dünya basınında

Göbeklitepe yakınlarındaki metal blok dünya basınında

09.02.2021    15:32

Şanlıurfa'da kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Göbeklitepe Ören Yeri yakınlarındaki Örencik Mahallesi'nde yer alan tarlada, 5 Şubat Cuma günü bulunan, bu sabah ise kaldırıldığı görülen metal blok ilgi odağı oldu.

Amerikan medyası, Şanlıurfa'daki metal blok haberlerine geniş yer ayırırken, New York Times (NYT) gazetesi, haberi "Türkiye'de bir monolit ortaya çıktı" başlığıyla duyurdu.

DİĞERLERİNE BENZERLİKLER VURGULANDI

Gazetede, metal blokun askerler tarafından korunmaya alındığı belirtilirken, Kasım ve Aralık 2020'de önce ABD'nin Utah eyaletinde ardından California eyaletinde ve daha sonra da Romanya'da benzer metal blokların görüldüğü vurgulandı.

Haberde, monolitin üzerinde Göktürk alfabesiyle "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazıldığına da atıf yapıldı.

Göbeklitepe yakınındaki metal blokla ilgili yeni gelişme

Reuters ajansı, haberle ilgili özel bir video hazırlarken, videonun tanıtımında, "UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve Türkiye'deki kadim bir tapınak olan Göbeklitepe'deki gizemli monolit, halkın ilgisini çekiyor." ifadelerine yer verdi.

Associated Press (AP) haber ajansı, metal blok haberini, "Gizemli Monolit, Türkiye'deki Dünya Mirası Bölgesinde Ortaya Çıktı" başlığıyla verirken, haberde Göbeklitepe'nin tarihi önemine dikkat çekildi.

Metal blokun etrafındaki askerlerle fotoğrafının kullanıldığı haberde, son dönemde dünyanın başka ülkelerinde de benzer monolitlerin ortaya çıktığına işaret edildi.

Fox News, Bloomberg, Washington Post, USA Today ve Yahoo News gibi çok sayıda televizyon, gazete ve haber sitesi de AP'nin Göbeklitepe haberini kullanırken, önceki monolitlerden farklı olarak bu sefer metal blokun korunduğu ve üzerinde yazılar olduğuna vurgu yapıldı.

AVRUPA BASINI DA İLGİ GÖSTERDİ

Metal monolite, Avrupa basını da ilgi gösterdi. Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi, haberi, "Uzaylılar Anadolu'da" başlığıyla verirken, Göbeklitepe'nin "Türkiye'nin Stonehenge'i" olduğu belirtildi.

Haberde, bazı yorumcuların bu tür metal blokların "uzaylıların işi" olup olmadığını sorguladığı değerlendirmesine yer verildi.

Rheinische Post gazetesi de "Göbekli Tepe Yakınlarında Bulunan Gizemli Monolit" başlığıyla verdiği haberinde metal blokta "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazılı olduğu, bu tür monolitlerin başka ülkelerde de görüldükleri ve ortadan kayboldukları belirtildi.

Fransız CNews kanalı, "Yeni Gizemli Bir Monolit Türkiye'de Ortaya Çıktı" başlığıyla verdiği haberde, metal blokun kaynağının yetkililer tarafından araştırıldığı aktarıldı.

Rus haber ajansı Sputnik de Fransızca sitesinde, olayı, "Türkiye'de Üzerinde Yazıt Bulunan Dikili Metal Blok Ortaya Çıktı" başlığıyla gördü.

The Daily Mail'de "Gizemli Monolit Türkiye'de Ortaya Çıktı ve Güvenlik Güçleri Tarafından Korunuyor" başlığıyla yer alan haberde, 3 metrelik metal yapının ansızın ortaya çıkan son tuhaf dikilitaş olduğu belirtildi.

Avrupa basınında çok sayıda gazete ve haber sitesi de AP'nin Göbeklitepe haberine yer verdi.

Yaklaşık 3 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde olan ve üzerinde Göktürk alfabesiyle "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazılı olduğu metal blokun kim tarafından hangi amaçla koyulduğu ise henüz belirlenemedi.

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı - 6

Göbeklitepe'de bulunan monolit kaldırıldı - 7

Metal blokun etrafındaki askerlerle fotoğrafının kullanıldığı haberde, son dönemde dünyanın başka ülkelerinde de benzer monolitlerin ortaya çıktığına işaret edildi.

Fox News, Bloomberg, Washington Post, USA Today ve Yahoo News gibi çok sayıda televizyon, gazete ve haber sitesi de AP'nin Göbeklitepe haberini kullanırken, önceki monolitlerden farklı olarak bu sefer metal blokun korunduğu ve üzerinde yazılar olduğuna vurgu yapıldı.

Metal monolite, Avrupa basını da ilgi gösterdi. Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi, haberi, "Uzaylılar Anadolu'da" başlığıyla verirken, Göbeklitepe'nin "Türkiye'nin Stonehenge'i" olduğu belirtildi.

Haberde, bazı yorumcuların bu tür metal blokların "uzaylıların işi" olup olmadığını sorguladığı değerlendirmesine yer verildi.

Rheinische Post gazetesi de "Göbekli Tepe Yakınlarında Bulunan Gizemli Monolit" başlığıyla verdiği haberinde metal blokta "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazılı olduğu, bu tür monolitlerin başka ülkelerde de görüldükleri ve ortadan kayboldukları belirtildi.

Fransız CNews kanalı, "Yeni Gizemli Bir Monolit Türkiye'de Ortaya Çıktı" başlığıyla verdiği haberde, metal blokun kaynağının yetkililer tarafından araştırıldığı aktarıldı.

Rus haber ajansı Sputnik de Fransızca sitesinde, olayı, "Türkiye'de Üzerinde Yazıt Bulunan Dikili Metal Blok Ortaya Çıktı" başlığıyla gördü.

The Daily Mail'de "Gizemli Monolit Türkiye'de Ortaya Çıktı ve Güvenlik Güçleri Tarafından Korunuyor" başlığıyla yer alan haberde, 3 metrelik metal yapının ansızın ortaya çıkan son tuhaf dikilitaş olduğu belirtildi.

Avrupa basınında çok sayıda gazete ve haber sitesi de AP'nin Göbeklitepe haberine yer verdi.

Yaklaşık 3 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde olan ve üzerinde Göktürk alfabesiyle "Gökyüzüne bak, ayı gör" ifadesinin yazılı olduğu metal blokun kim tarafından hangi amaçla koyulduğu ise henüz belirlenemedi.

Göbeklitepedeki esrarengiz metal blok dünya basınında

TARLA SAHİBİ ŞAŞKIN

Örencik Mahallesi'ndeki tarlaya 5 Şubat gecesi konulan ve bulunduğu günden bu yana vatandaşların ilgi odağı haline gelen metal blokun, bu sabah kaybolduğu görüldü.

Tarla sahibi Fuat Demirdil, gazetecilere yaptığı açıklamada, metal blokun 4 gün önce bilinmeyen kişiler tarafından tarlasına konulduğunu hatırlattı.

Metal blokun ne amaçla konulduğunu bilmediklerini ifade eden Demirdil, "Tanıtım için mi reklam için mi tarlama konuldu bilmiyoruz. Bu sabah metal blokun yerinde olmadığını gördük. Vatandaşlar da daha metal blokun gizemini çözemiyor." dedi.

Mahalle sakinlerinden Hasan Yıldız da akşam metal blokun yerinde durduğunu ancak sabah geldiğinde kaybolduğunu gördüğünü söyledi.

Göbeklitepedeki esrarengiz metal blok dünya basınında

Bu konuda merakları giderecek bir açıklama beklediklerini ifade eden Yıldız, "Metal blokun reklam amaçlı bırakıldığını düşünüyoruz. Bu sayede bizim mahallemiz de tanındı." diye konuştu.

Göbeklitepe yakınlarında bulunmuştu Bu sabah yeni gelişme

Göbeklitepe yakınlarında bulunmuştu! Bu sabah yeni gelişme

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor

Şanlıurfa'da Göbeklitepe yakınlarında araziye yerleştirilmiş üzerinde Göktürk alfabesiyle, 'Gökyüzüne bak ayı gör' yazılı metal bloğun sırrı henüz çözülemedi. Kim ya da kimler tarafından araziye dikildiği araştırılan metal bloğun bulunduğu alanda jandarmanın nöbeti ise sürüyor.

DHA 06.02.2021 - 16:29

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 1

Şanlıurfa'da 12 bin yıllık geçmişiyle 'tarihin sıfır noktası' olarak nitelendirilen Göbeklitepe'nin bulunduğu Örencik Mahallesi yakınlarındaki bir tarlada, 3 kenarlı, 3 metre uzunluğunda ve 45 santim genişliğinde metal bloğu gören mahalleli jandarmaya haber verdi.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 2

İhbar üzerine bölgeye gelen jandarma ekipleri çevrede önlem alırken, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ekipleri de blokta inceleme yaptı. Metal bloğun üzerinde Göktürk alfabesiyle 'Gökyüzüne bak ayı gör' yazıldığı belirlendi.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 3

Jandarma istihbarat ekipleri, daha önce ABD ve Romanya'da bulunan monolitlere benzerliği ile dikkat çeken metal bloğun kimler tarafından ne amaçla araziye dikildiğinin belirlenmesine yönelik çevrede çalışmasını sürdürüyor.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 4

Göbeklitepe yakınlarında bulunan metal bloğun bulunduğu yönünde haberler büyük yankı uyandırınca çok sayıda vatandaş da sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ederek bloğu görmek için Örencik Mahallesi’ne akın etti. 

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 5

Şaşkınlıklarını gizlemeyen vatandaşlar, metal blok ile bol bol fotoğraf çektirdi.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 6

KENTTE HEYECAN YARATI

Bugün Örencik Mahallesi'ne gelen yüzlerce kişi, metal bloğu merak ettiklerini söyledi.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 7

Haberlerde görünce heyecanlandıklarını ve metal bloğu görmek için çevredeki köylerden geldiklerini söyleyenler, "Burada tarlamız var. Tarlamıza giderken haberlerde gördüğümüz metal bloğu görmek istedik. Çok ilginç ve bu anı fotoğraf çekerek ölümsüzleştiriyoruz" dedi.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 8

Dünden bu yana nöbetini sürdüren jandarma ekipleri ise meraklıların metal bloğa çok fazla yaklaşmasına izin vermiyor.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 9

Şanlıurfa Valiliği, metal bloğun kimler tarafından ne amaçla araziye bırakıldığına yönelik güvenlik güçlerinin çalışmasının devam ettiğini açıkladı.

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 10

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 11

Göbeklitepe’deki monolit nöbeti devam ediyor - 12Şanlıurfa 'nın Haliliye ilçesi Göbeklitepe yakınlarındaki tarlada yaklaşık 5 gün önce toprağa saplı halde bulunan metal blokun (monolit) kaldırıldığı görüldü blok yine gizemli şekilde ortadan kayboldu. Metal blokun alanında çocuklar oynamaya başladı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan duyurdu! "Türkiye 2023 yılında Ay'a ulaşacak"

Başkan , Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde  Ajansı tarafından hazırlanan ‘Milli Uzay Ajansı’ Tanıtım Toplantısı'nda konuştu. Başkan Erdoğan Türkiye'nin 2023'te Ay'a ulaşma hedefi olduğunu belirtirken bir Türk vatandaşını da Uzay'a göndermek istediklerini ifade etti. Ayrıca Batı ülkelerinin Türkiye'ye yönelik eleştirilerine cevap veren Başkan Erdoğan "Çılgın Türkler" ifadesini kullandı. Erdoğan ayrıca Macron'un sözlerine "Sen önce Ruanda'nın hesabını ver, Fransa'nın ellerinde kan var" yanıtını verdi.

Giriş Tarihi: 09.02.2021 Güncelleme Tarihi: 09.02.2021 

Başkan  Türkiye'nin 'nın tanıtım töreninde açıklamalarda bulundu.

DÜNYAYA İLAN EDECEĞİZ

Bu akşam ülkemiz adına tarihi bir dönüm noktasına şahitlik etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Uzun süreli bir planlama ve çalışmanın ürünü olan Türkiye'nin ilk milli  programını az sonra tüm dünyaya ilan edeceğiz.

Bu  gerçekçi ama bir o kadar da rekabetçi hedefleri kapsayan içeriğiyle ülkemizin uzaydaki yol haritası olacaktır. Küresel uzay yarışında ülkemizi üst liglere taşıyacak bu yol haritasının başarıyla hayata geçmesini diliyorum.

18 YIL VURGUSU

Dile kolay, tam 18 yıldır Rabbim bize nice güzel hizmetler, yatırımlar, atılımlar vesilesiyle milletimizin huzuruna çıkmayı nasip etti. Bugün de evlatlarımız adına yine büyük bir projenin heyecanıyla karşınızda bulunuyorum.

MEDENİYETİMİZİN GÖKYÜZÜNDE YOLCULUĞU BAŞLIYOR

Yüz yıllar boyunca yeryüzünde adaletin, ahlakın ve barışın öncülüğünü yapan medeniyetimizin gökyüzündeki yolculuğuna kapı aralıyoruz. Ülkemizin uzaydaki hak ve menfaatlerini nasıl koruyacağımızı, gelecek 10 yılı nasıl şekillendireceğimizi birazdan açıklayacağız.

"HEDEFLERİMİZ BİR HAYAL ÜRÜNÜ DEĞİL"

Ülkemizin uzaydaki hak ve menfaatlerini nasıl koruyacağımızı, gelecek 10 yılı nasıl şekillendireceğimizi birazdan açıklayacağız. Paylaşacağımız hedefler bir hayal ürünü değil. Havacılık ve uzay teknolojilerinde bugüne kadar başardıklarımızın bir üst noktaya taşınmasıdır.

Ülkemizin kozmik rekabetteki mücadelesi 1985'ten bu yana sürüyor. Bu mücadelenin altyapısını ise son 18 yıldaki yatırımlarımızla oluşturduk.

Bugün her alanda olduğu gibi uzay çalışmalarında çok daha güçlü bir Türkiye var. Kendi imkanlarımızla ürettiğimiz ve 2021 yılında uzaya fırlattığımız istihbarat uydumuz Göktürk-2 bunun ilk örneklerinden biridir. Böylece dünyada uydu üretme kabiliyetine sahip sayılı ülkeler arasına girdik.

GÖKTÜRK-3 YOLDA

Sırada Göktürk-3 var. Gece gündüz fark etmeksizin, yüksek çözünürlüklü görüntü elde edebilecek bu uydumuzun planlamalarına devam ediyoruz. İlk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydumuz İMECE'nin de entegrasyon işleri tamamlandı, testleri sürüyor. İnşallah 2021 yılında bu uydumuzu da uzaya fırlatacağız.

Gözlem uydularında kazandığımız tecrübeyle haberleşme uydularını da kendi imkanlarımızla üreterek bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız.

İnşallah yerli ve milli imkanlarla ürettiğimiz ilk haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı da 2021'de uzaydaki yörüngesine yerleştireceğiz. Uydu teknolojisini alt bileşenleri üretmek konusunda da yoğun çalışmalar içerisindeyiz.

YERLİ YAZILIM GELİŞTİRİLECEK

Yüksek çözünürlüklü uzay kamerası, yeni nesil uçuş bilgisayarı, yönlendirebilir anten, tepki tekeri, güneş algılayıcı gibi birçok kritik sistemi özgün olarak geliştirip ürettik. Önümüzdeki süreçte Türk mühendislerinin yerli yazılımıyla birlikte uydulardan elde ettiğimiz bilgilerin güvenliğini de sağlamış olacağız.

Roketler, uydular, yer sistemleri ve daha nicesi için kurduğumuz modern altyapılar sayesinde fikirden ürüne kadar ihtiyaç duyulan tüm ürünleri sağlayabiliyoruz.

Uzay ve roket test merkezlerimiz, uzay sistemleri tasarım ve test laboratuvarlarımız, uydu haberleşme merkezlerimiz, yer kontrol istasyonlarımız, optik sistemler araştırma ve uygulama altyapılarımızda her geçen gün daha yetkin hale geliyoruz. Artık uluslararası bir oyuncu konumundayız.

EN ÖNEMLİ EKSİKLİĞİMİZ FIRLATMA KONUSU

Şu anda en önemli eksikliğimiz fırlatma konusudur. Kendi ürettiğimiz uyduları kendi roketlerimizle uzaya fırlatacak seviyeye henüz gelemedik. Ancak bu konuda da önemli adımlar attık. Geçtiğimiz yıl Roketsan roket fırlatma açılışını yaptık. Burada mikro ve mini uydularımızın kendi roketlerimizle uzaya fırlatılması çalışmalarını sürdürüyoruz. İnşallah bu merkezde daha iyi ileri çalışmalara ve başarılara imza atarak milli uzay programındaki hedeflerimize çok daha kolay ulaşacağız.

Uydu teknolojilerinin yanı sıra, astoronomik gözlem noktasında da önemli altyapılara sahibiz. Ülkemizin modern anlamdaki ilk gözlemevi olan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi, Türkiye'nin en büyüğü olan bir teleskopu barındırıyor.

DOĞU ANADOLU'DA YENİ ATILIM

Doğu Anadolu Gözlemevini inşa ediyoruz. Bu tesis tamamlandığında ilk kızılötesi teleskobunu devreye almış olacağız. Sadece TÜBİTAK aracılığıyla son 18 yılda uydu, uzay, fırlatma sistemleri konusunda 56 projeye 2.1 milyar lira sağladık. Bu tür yatırımlarla uzay çalışmalarının gençlerimiz ve araştırmacılarımız nezdindeki cazibesini artırmayı ümit ediyoruz. Biz astronomi, matematik ve tıp gibi temel bilimlere öncülük etmiş, çığır açmış bir medeniyetin mirasçısıyız. Bugün uzay çağını konuşabiliyoruz.

İSİM İSİM SAYDI

Güneşin kendine özgü hareketi olduğunu ilk keşfeden, ilk Türk ve Müslüman astronom El-Fergani'dir. Andromeda Gökadası'nı ilk kez gözlemleyen, El-Sufi'dir. Jeodezi bilimini kurucusu, yerçekimi fikrini Newton'dan 7 asır önce dile getiren, Güneş'in hareketlerinden mevsimlerin başlangıçlarını hesaplayan ve yaşadığı asra ismini veren El-Biruni'dir. Gökcisimlerinin yere olan uzaklığını günümüz hesaplamalarına en yakın değerde bulan, Ayasofya'nın ilk müderrisi Ali Kuşçu'dur. Haberleşme, kontrol, denge kurma ve ayarlama bilimi olarak bilinen sibernetiğin kurucusu, birçok otomatik mekanizmayı tasarlayan El-Cezeri'dir. Adlarını burada sayamadığım binlerce bilim insanımızın başarılarıyla gurur duyuyoruz.

GÜÇ DENGELERİNİN FARKINA VARMAKTA GEÇ KALDIK

Bu gerçekleri asla unutmayacağız ama şunu da bileceğiz ki bizim daha yapacağımız çok iş var. Bu büyüklerimize layık olmak için yapacağımız çok iş var. Coğrafi keşiflerle değişen güç dengelerinin farkına varmada geç kaldık ve bunun bedelini ağır şekilde ödedik. Ama bugün dünya yeni bir değişimin arifesindedir. Yeni dönemde güç dengelerini uzay keşiflerinin bu alandaki yeni teknolojilerin belirleyeceği açıkça görülüyor.

Türkiye'yi kritik ve özgün teknolojilerin üreticisi yapma hedefimize kilitlenmemizin başında bu gerçeği görmemiz geliyor. Doğru zamanda insansız hava aracı ve silahlı insansız hava aracı teknolojilerine yatırım yaparak, sahada oyunu değiştiren tarafta yer almayı başardık. Bunu başaranları şahsım, ailem, milletim adına tebrik ediyorum.

ÇILGIN TÜRKLER GELİYOR

Bu akşam bu hazırlıkların bize yapan ve gerçekten bu sunumu bu kadar muhteşem bir şekilde hazırlayan Sanayii ve Teknoloji Bakanıma, tüm ekibine de yine şahsım, milletim adına tebriklerimi sunuyorum.

Tüm dünyanın gözü üzerimizde. Niye bu kadar saldırıyorlar? Neden? Çılgın Türkler geliyor diye. Milli elektrikli otomobil için de doğru zamanda adımlar attık. Bu konuda da Türkiye en çok konuşulan ülkeler arasında. Şimdi de uzay çalışmalarında doğru zamanlamayla, doğru adımları atarak kararlılığımız ortaya koyuyoruz.

İnsanlığın bir kısmının değil, tamamının barışa ve huzura kavuşması için medeniyetimizi yeniden şahlandırmak mecburiyetindeyiz.

"SEN RUANDA'NIN HESABINI VER"

Asırlar boyunca topraklarına her ayak basan tarafından sömürülen Afrikalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Fransa'nın başındaki zat durmadan bana saldırıyor. Ya senin benle ne işin var? Sen önce Cezayir'in hesabını ver.

Senin büyüklerin Cezayir'de 1 milyon insanı öldürdü, onun hesabını ver. Sen önce Ruanda'nın hesabını ver. Ama Türkün ve Türkiye'nin, ne de ecdadımızın geçmişinde böyle bir şey söz konusu değil. Bizim ellerimizde kan yok ama sizde kan var. Sürgünlerle yerinden yurdundan edilen, dinini, dilini, ismini değiştirmeye zorlanan Asyalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz.

Faşizmin ve suç şebekelerinin insafına bırakılmış Batılı kardeşlerimiz için de bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Diyorlar ki Libya'dan, Azerbaycan'dan Türkiye askerini çeksin. 30 yıldır Azerbaycan'da tüm Karabağ'ı işgal altında tuttunuz. O topraklar kimin? O topraklar Azerbaycanlı kardeşimizin. Şimdi kendi göbeğini Azeri kardeşlerimiz kendileri kesti ve biz de elimizden gelen desteği verdik ve böylece Karabağ sahiplerinin eline geçti.

MACRON AKLINI KENDİNE SAKLA

Macron haber gönderiyor; Libya'dan Türkiye askerini çeksin. Sen bu aklı bize vereceğini kendine sakla. Ve biz askeri ve güvenlik iş birliği anlaşmamız olan Libya'yla anlaşmamızın gereğini yaptık ve sadece orada eğitim için varız, eğitimin dışında değil.

Bugün yeryüzünde adaleti tesis etmenin yolunu gökyüzünde güçlü şekilde var olmaktan geçiyor. Ne diyordu Yahya Kemal? Kökü mazide olan ati. Geçmişimizden aldığımız güçle kökümüzden beslenerek geleceğe bakacağız.

Teknolojik kapasitemizi geliştirmek ve buradan doğacak olan ekonomiden faydalanmak için uzayda da olacağız. Şu anda uzayı görüyorum. Ve bambaşka görüyoruz.
Elde ettiğimiz tecrübe ve birikimin bilim, sanayii ve teknoloji ekosistemimize aktarabilmek için orada olacağız. Onun için Varank, daha çok çalışacağız, yapacağımız çok iş var. Güçlü ve bağımsız bir Türkiye'nin yerini sadece dünyada değil, uzayda da tahkim edeceğiz. İşte bu vizyonu yürütecek olan kurumumuz 'dır.
Uzay alanında birikmiş kabiliyetlerimizi tek çatı altında koordine etmek için yola çıktı. İlk görevi Milli uzay Programı hazırlamak olan ajansımız, tüm paydaşların katkılarıyla çalışmasını hamdolsun tamamladı.

GÖBEKLİTEPE'NİN SIRRI ORTAYA ÇIKTI

Şimdi Türkiye'nin uzaydaki 10 yıllık vizyon, strateji, hedef ve projelerinin yer aldığı Milli Uzay Programımızı, bugünlerde meşhur olan sloganıyla tüm dünyaya ilan ediyor ve diyorum ki: Gökyüzüne bak, ayı gör. (Göbeklitepe yakındaki bir tarlada 5 Şubat'ta görülen blokun üzerinde Göktürk alfabesiyle 'Ay'ı görmek istiyorsan gökyüzüne bak' yazıyordu.)

2023'TE AY'A ULAŞMAK İSTİYORUZ

Milli uzay Programı'ndaki birincil ve en önemli hedefimiz, cumhuriyetimizin 100. yılında Ay'a ilk teması gerçekleştirmektir. İnşallah Ay'a gidiyoruz. Hazırlıklarına başladığımız Ay programıyla bu hedefi 2 aşamada tamamlamayı düşünüyoruz.

İlk aşamada 2023 sonunda kendi milli ve özgün hibrit roketimizle Ay'a ulaşarak sert iniş gerçekleştireceğiz. Uzay aracımızı yakın yörüngeye çıkaracak ilk fırlatmayı uluslararası iş birliğiyle hayata geçireceğiz. Hem Ay'a ulaşmayı başaran ülkelerden biri olacak, hem de ikinci aşama için gerekli bilgileri toplamış olacağız.

TÜRK MÜHENDİSLERİN BAŞARACAĞINA İNANIYORUM

Ay'a yumuşak iniş gerçekleştireceğimiz ikinci aşamayı da tamamladığımızda Ay'da bilimsel faaliyetler yapabilen sayılı ülkelerden biri konumuna geleceğiz. Böylece medeniyet coğrafyamızın da sembolü olan hilali, al bayrağımızla Ay'a göndermenin gururunu milletimize yaşatacağız.

Hazırlıklarına başlayacağımız Ay programı fırlatma, roket ve kontrol teknolojilerindeki atılımlarımız için bir kaldıraç görevi görecektir. Bu program birçok alandaki çalışmalara zemin oluşturacaktır. Böylece yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz alt sistemlerin ticarileştirmesinin de önü açılacaktır.

Yakın zamanda Ay'a iniş denemeleri başarısızlıkla sonuçlanan ülkeleri gördük. Türk mühendislerinin bu görevi başaracaklarına tüm kalbimle inanıyorum.

BİR MARKA ORTAYA ÇIKARMAK İSTİYORUZ

Milli Uzay Programı'ndaki ikinci hedefimiz, yeni nesil uydu geliştirme alanında dünya ile rekabet edebilecek ticari bir marka ortaya çıkarmaktır.

Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda kurulacak olan tek bir milli şirket bünyesinde birleştireceğiz. Halihazırda uydu üretim sistemlerinin birden çok kuruluş tarafından yürütülüyor. Bunu tek çatı altında toplayarak hem tam eş güdümü yakalayacak, hem de tüm imkanlarımızı daha verimli şekilde kullanacağız.

Bu sayede rekabet gücümüzü artıracak dünyadaki uydu pazarından daha fazla pay elde etmeyi hedefliyoruz. Uzaydaki hedeflerimizle uyumlu olarak yeni uydu ihtiyaçlarımızı da çok daha da verimli şekilde gidereceğiz.

BÖLGESEL KONUMLAMA VE ZAMANLAMA SİSTEMİ GELİŞTİRİLECEK

Üçüncü hedefimiz, Türkiye'ye ait bir bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmektir. Sivil ve askeri amaçlı navigasyon ihtiyaçları için kullanılan bu uydu teknolojisine dünyada yalnızca 6 ülke sahiptir.

Yenilikçi bir yöntemle oluşturacağımız kendi bölgesel konumlama sistemimiz sayesinde büyük riskler barındıran dışa bağımlılıktan kurtulacağız.

UZAY LİMANI İŞLETMESİ KURMAK İSTİYORUZ

Bu hedefi tamamladığımızda kendi hassas navigasyon uygulamalarımız geliştirebileceğiz. Geliyorum, dördüncü hedefimize. Uzaya erişimi sağlamak ve bir uzay limanı işletmesi kurmaktır. Uzayda bağımsız güç olmanın yolu, uzaya erişimden geçiyor. Yerli ve milli roketlerimiz dünya yörüngesine ağır faydalı yük taşıyabilecek olgunluğa eriştirmemiz gerekiyor. En önemlisi de bir uzay limanı işletmesine sahip olmaktır. Uzay limanımızı en uygun coğrafyalardaki dost ve müttefik ülkelerle birlikte kurmayı planlıyoruz.

YETKİNLİĞİMİZİ ARTIRMAK İSTİYORUZ

Beşinci hedefimiz, uzay havası ya da meteorolojisi olarak tabir edilen alan ayatırım yaparak uzaydaki yetkinliğimizi artırmaktır. Kablosuz yayınlar, haberleşme ve navigasyon sistemleri, elektrik şebekeleri ve petrol boru hatları uzaydaki değişimden zarar görebiliyor. Özellikle de ülkemizin yeryüzü ve gökyüzündeki operasyonlarını daha güvenli hal getireceğiz.

DAHA İLERİ KONUMA GELME ARZUMUZ VAR

Altıncı hedefimiz, Türkiye'yi astronomik gözlemler ve uzay nesnelerinin yerden takibi sayesinde daha ileri konuma getirmektir. Bu misyona yönelik halihazırda altyapılarımız mevcuttur. Yedinci hedefimiz, ülkemizde uzay sanayii ekosistemini daha da geliştirmektir.

Türkiye için tarihi gün! Başkan Erdoğan müjdesini vermişti: Uzay Programı bugün tanıtılacakTÜRKİYE İÇİN TARİHİ GÜN! BAŞKAN ERDOĞAN MÜJDESİNİ VERMİŞTİ: UZAY PROGRAMI BUGÜN TANITILACAK

Bu haber 994874 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten "Erdoğan bir milli güvenlik...
Son dakika: Mesut Özil'in MR sonucu belli oldu!
Son dakika: Mesut Özil'in MR sonucu belli oldu!