Kaşıkçı’nın suikast timinden kan donduran ifade:...

Kaşıkçı'nın suikast timinden kan donduran ifade: Parçalanmasına karar verdim.

Uluslararası haber kaynaklarından alınan bilgilere göre ilk duruşması 3 Ocak'ta Riyad'ta yapılan Kaşıkçı cinayeti davasının savcısı, Mansur Ebu Hüseyin de dâhil 9 sanığın beyanlarının birbiriyle örtüştüğünü, ancak Asiri'nin beyanının uyuşmadığını değerlendirdi. Savcı; Türki Müşerrif el-Şehri, Velid Abdullah el-Şehri, Fehd Şebib el- Belevi, Mutreb ve Salah Muhammed el Tubeyki'ye için idam istedi. Diğerleri için ise ağırlaştırılmış müebbet talep etti.

08 Eylül 2019 - 07:36

'yı infaz eden  timinin kan donduran ifadeler..

Giriş Tarihi: 8.9.2019  09:25 Güncelleme Tarihi: 8.9.2019  10:21

Geçtiğimiz yıl 'ın İstanbul'daki Başkonsolosluğunda vahşice katledilen 'nın infazında görev alan  timinin Riyad'daki duruşmalarda verdiği ifadeler ortaya çıktı. Kan donduran vahşeti anlatan suikast timi cinayetin nasıl işlendiğini açıkladı.

İstihbarat Başkan Vekili Ahmed El Asiri: Ben Mansur Ebu Hüseyin'e Cemal'i ikna ederek getirmeleri talimatını verdim. Cemal'in zorla getirilmesi yönünde bir emir vermedim
Suikast timinin bir numarası Tümgeneral Mansur Ebu Hüseyin: Asıri beni Kahtani (Veliaht Prens'in eski danışmanı) ile görüştürdü. Bana "Kaşıkçı'yı S. Arabistan'a getir" dedi
Mahir Abdülaziz Mutreb: Riyad'a gelmeyi kabul etmezse Cemal'in öldürülmesine karar verdim. Önce bahçeye gömmeyi düşündüm. Ama ortaya çıkar diye parçalattım..

 timinin dehşet ifadeleri

SABAH 'yı  ​Başkonsolosluğu'nda öldüren timin Riyad'daki duruşmalarda verdiği ifadelere ulaştı

Suikast timinin dehşet ifadeleri

İstihbarat Başkan Vekili Ahmed El Asiri: Ben Mansur Ebu Hüseyin'e Cemal'i ikna ederek getirmeleri talimatını verdim. Cemal'in zorla getirilmesi yönünde bir emir vermedim
Suikast timinin bir numarası Tümgeneral Mansur Ebu Hüseyin: Asıri beni Kahtani (Veliaht Prens'in eski danışmanı) ile görüştürdü. Bana "Kaşıkçı'yı S. Arabistan'a getir" dedi
Mahir Abdülaziz Mutreb: Riyad'a gelmeyi kabul etmezse Cemal'in öldürülmesine karar verdim. Önce bahçeye gömmeyi düşündüm. Ama ortaya çıkar diye parçalattım



SABAH, Cemal Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan'daki duruşmalarında yaşanan herkesin merak ettiği gizli gerçekleri dünya kamuoyuna ilk kez açıklıyor.
Duruşmalarda yaşananlar, Kaşıkçı cinayetinin bugüne kadar hiç gün yüzüne çıkmamış gerçeklerini gözler önüne seriyor. Ama aynı zamanda infaz timinde yer alanların duruşmalarda verdikleri ifadelerde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'dan başlayarak cinayetin üst aklını perdelemeyi amaçladığını da gösteriyor.
Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü 2 Ekim 2018'den bu yana dünya kamuoyuna cinayetin sırlarını duyuran SABAH'ın ulaştığı yeni bilgiler Riyad'ın suikastla ilgili kozmik itirafları niteliğinde. Kaşıkçı'yı öldüren 15 kişilik infaz timinin lideri sanılan Mahir Abdülaziz Mutreb aslında bir değil, iki numaraydı ve Müzakere grubunun başıydı. Bir numara ise 15 kişilik suikast timiyle birlikte İstanbul'a gelenTümgeneral Mansur Ebu Hüseyin'di. Hüseyin, Prens Selman'ın adamı tutuklu eski İstihbarat Başkan Vekili Ahmet el Asiri'nin talimatıyla Kaşıkçı'yı öldürmek üzere İstihbarat, Müzakere ve Lojistik adında üç ayrı grup kurdu. Her üç grubun başında da Mansur Ebu Hüseyin vardı.



SELMAN'I KORUYAN İFADELER
SABAH'ın uluslararası haber kaynaklarından ulaştığı bilgilere göre ilk duruşması 3 Ocak'ta Riyad'ta yapılan Kaşıkçı cinayeti davasının savcısı, Mansur Ebu Hüseyin de dâhil 9 sanığın beyanlarının birbiriyle örtüştüğünü, ancak Asiri'nin beyanının uyuşmadığını değerlendirdi. Savcı; Türki Müşerrif el-Şehri, Velid Abdullah el-Şehri, Fehd Şebib el- Belevi, Mutreb ve Salah Muhammed el Tubeyki'ye için idam istedi. Diğerleri için ise ağırlaştırılmış müebbet talep etti.
Savcı, Adli Tıp uzmanı olan ve Kaşıkçı'nın cesedini parçalayan Tubeyki ile Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda Özel Kuvvetler biriminde görevli Muflif Shaya M. El Muslih dışındaki sanıkların Suudi Arabistan istihbarat kuruluşunda görevli olduğunu söyledi. Sanıklar ifadelerinde cinayeti aydınlatacak bazı bilgiler verseler de Asiri, Kahtani ve Prens Selman'ı korumaya da özen gösterdi. İstihbarat Başkan Vekili Ahmed El Asiri ifadesinde şunları söyledi: "Ben Mansur'a Cemal'i müzakere yoluyla ikna ederek getirmelerini talimatını verdim. Bu görevin başkanı olarak da Mansur'u tayin ettim. Mansur, talimatımı yerine getirmek için Kâhtani ile görüşmek istedi. Ben de onları görüştürdüm. Cemal'in zorla getirilmesi yönünde bir emir vermedim." Asiri'nin bu ifadeleri Prens Selman'ın olaydaki siyasi sorumluluğunu gizlemeyi amaçlıyor.


Başkonsolos Muhammed El Uteybi

KÂHTANİ İLE EKİBİ BULUŞTURDU
SABAH'ın Kaşıkçı cinayeti duruşmalarıyla ilgili ulaştığı detaylar Mansur Ebu Hüseyin'in cinayetteki rolü hakkında önemli ipuçları içeriyor ve bu hiyerarşinin tepesinde Muhammed bin Selman'ın yer aldığını gösteriyor. Buna göre Hüseyin, Selman'ın propaganda işlerine bakan Suud El Kâhtani'yi Mutreb liderliğindeki Müzakere grubuyla buluşturdu. Ebu Hüseyin ifadesinde şu itiraflarda bulundu:
"Asiri beni çağırarak Cemal'in gerektiğinde zor kullanılarak Suudi Arabistan'a getirilmesi talimatını verdi. Ben de bu görev için Müzakere, Lojistik ve İstihbarat adlı üç ayrı grup kurdum. Başkonsolos Uteybi'yi aradım ve 15 kişi ile İstanbul'a geleceğimi söyledim. Ancak ayrıntılı bilgi vermedim. Cemal'in Riyad'a gelmeyi kabul etmemesi durumunda kaçırılacağı güvenli yerin temini amacıyla olay gününden önce (1 Ekim) yerli işbirlikçi ile görüşmek üzere İstanbul'a gittim. Ardından talebim üzerine Asiri beni Kâhtani ile görüştürdü. Kâhtani bana 'Cemal, Suudi Arabistan'a düşman ülke ve örgütlerin kullanımına müsait hale geldi. Cemal'i getirirsen ülken açısından önemli bir başarı sağlamış olacaksın' dedi. Görüşmeden sonra Tubeyki'yi aradım. Ve ona yerine getirilmesi gereken önemli bir görev olduğunu, detayları bir araya gelince bildireceğimi söyledim."
Ebu Hüseyin'in Kaşıkçı cinayetinin talimat hiyerarşisini ele veren bu itiraflarında anlattığı süreçten sonra dünya istihbarat, kriminoloji ve diplomasi tarihinde görülmemiş barbarlıklar içeren operasyon başladı.

DURUŞMA BM RAPORTÖRÜNE BİLE KAPALIYDI
Cemal Kaşıkçı cinayetinin 3 Ocak 2019'da Riyad'da yapılan ilk duruşmasına BM Güvenlik Konseyi'nin daimi beş üyesi; yani ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin'in büyükelçiliklerinin temsilcileri de katıldı. Bunlar dışında BM Raportörü Agnes Callamard bile duruşmaya alınmadı. 3 Ocak'taki duruşmaya 11 sanıktan 10'u elleri ve ayaklarında kelepçe bulunmaksızın iki grup halinde getirildi.


Cemal Kaşıkçı Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na girerken son olarak böyle görüntülenmişti.

'PARÇALANMASINA KARAR VERDİM'
İdamı istenen sanıklardan Mahir Abdülaziz Mutreb ifadesinde şunları söyledi: "Cinayet öncesinde konsolosluk binasını gezdim. Cemal kendi isteğiyle Riyad'a gelmeyi kabul etmezse onu zorla dışarı çıkarmanın güç olduğu kanaatine vardım. Bu nedenle Cemal'in öldürülmesine karar verdim."
Mutreb'in ifadesine göre, başında olduğu Müzakere grubu, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu'ndan Kaşıkçı ile görüşme için mekân tahsis edilmesini istedi.
Cinayet öncesi Müzakere grubu sorgu sırasında Kaşıkçı'dan Suudi Arabistan'a dönmesini ve oğlu Salah ile konuşarak yakında Suudi Arabistan'da olacağını söylemesi istendi. Ancak Kaşıkçı kabul etmedi. Mutreb, Kaşıkçı'nın bir uyuşturucu ile öldürüldüğünü iddia etti.
Mutreb ifadesinde şu korkunç itiraflarda bulundu: "Cemal Kaşıkçı, masanın üstündeki havlu, iğneyi ve uyuşturucu maddeyi görünce 'Bunu ne yapacaksınız? Yoksa beni uyuşturacak mısınız?' diye sordu. Ben de 'Evet, seni uyuşturacağız' dedim. Kaşıkçı, 'Dışarıda bekleyen bir nişanlım var, binada uzun süre kalırsam bu Suudi Arabistan için sıkıntı olur' dedi. Sonra kaçmaya çalıştı. Fakat Türki Müşerrif el-Şehri, Velid Abdullah el-Şehri, Fehd Şebib el-Belevi onu kolundan tutarak sandalyeye oturttu."
Tubeyki, Kaşıkçı'nın sol koluna ölümüne yeterli olacak şekilde piyasada satılması yasak, Kahire'den getirdiği uyuşturucu maddeden yüksek dozda verdi. Mutreb ifadesinde bu aşamadan sonrasını aynen şöyle anlattı: "Cemal öldükten sonra cesedi önce konsolosluğun bahçesine gömmeyi düşündüm. Fakat sonra bunun ortaya çıkağından endişelenerek parçalanması talimatını verdim."


Muhammed el Medeni (sağda) Cemal Kaşıkçı'nın (solda) kıyafetlerini giyerek dışarı çıktı.

'CİNAYETTEN SONRA KAMERALARI BOZDUM'
Cinayette Kaşıkçı'nın dublörlüğünü yapan Muhammed El Medeni ifadesinde şunları söyledi: "Cemal'i konsolosluktan çıkmış gibi göstermek için onun elbiselerini giydim, gözlüğünü taktım. Sultanahmet Meydanı'na giderek bir caminin tuvaletinde kendi elbiselerimi giydim. Cemal'in elbiseleri ile gözlüğünü çöpe attım."
Yine infaz timinde yer alan Muhammed Saad El Zahrani ise ifadesinde şöyle dedi: "Ben söz konusu ekibin lojistik kısmında görevlendirildim. Görevim, Cemal'in zorla getirilmesi durumunda konsolosluğun kameralarını bozmaktı. Cinayet işlendikten sonra kameraları bozdum. Görüntüleri kaydeden hard diskleri kırarak İstanbul'daki değişik çöp kutularına attım."
Bu aşamadan sonra cesedin, siyah plastik torbalara konularak daha önceden görüşülen ve kim olduğu kasıtlı biçimde belirtilmeyen, ancak "Suriyeli olabilir" denilen yerli işbirlikçiye teslim edilip İstanbul dışına çıkarılması için plan yapıldı.

Bir cinayetin anatomisi. Cemal Kaşıkçı nasıl ve kimler tarafından öldürüldü?

 

Suudi Arabistan'daki soruşturmanın meşruiyeti kalmadı

 

BM, Kaşıkçı raporu için Türkiye'ye teşekkür etti

'yı infaz eden  timinin kan donduran ifadeler.Cemal Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan'daki duruşmalarındaki ifadeler ortaya çıktı. Duruşmalarda yaşananlar, Kaşıkçı cinayetinin bugüne kadar hiç gün yüzüne çıkmamış gerçeklerini gözler önüne seriyor.


Sabah Gazetesi, Cemal Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan'daki duruşmalarında yaşanan herkesin merak ettiği gizli gerçekleri dünya kamuoyuna ilk kez açıklıyor.
Duruşmalarda yaşananlar, Kaşıkçı cinayetinin bugüne kadar hiç gün yüzüne çıkmamış gerçeklerini gözler önüne seriyor. Ama aynı zamanda infaz timinde yer alanların duruşmalarda verdikleri ifadelerde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'dan başlayarak cinayetin üst aklını perdelemeyi amaçladığını da gösteriyor.
Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü 2 Ekim 2018'den bu yana dünya kamuoyuna cinayetin sırlarını duyuran Sabah'ın ulaştığı yeni bilgiler Riyad'ın suikastla ilgili kozmik itirafları niteliğinde. Kaşıkçı'yı öldüren 15 kişilik infaz timinin lideri sanılan Mahir Abdülaziz Mutreb aslında bir değil, iki numaraydı ve Müzakere grubunun başıydı. Bir numara ise 15 kişilik suikast timiyle birlikte İstanbul'a gelenTümgeneral Mansur Ebu Hüseyin'di. Hüseyin, Prens Selman'ın adamı tutuklu eski İstihbarat Başkan Vekili Ahmet el Asiri'nin talimatıyla Kaşıkçı'yı öldürmek üzere İstihbarat, Müzakere ve Lojistik adında üç ayrı grup kurdu. Her üç grubun başında da Mansur Ebu Hüseyin vardı.

Kaşıkçı'nın suikast timinden kan donduran ifade: Parçalanmasına karar verdim

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı infaz eden 15 kişilik suikast timinin yargılandığı davada kan donduran ifadeleri ortaya çıktı. İnfaz timinin başında bulunan Mutreb ifadesinde, "Cemal Kaşıkçı, masanın üstündeki havlu, iğneyi ve uyuşturucu maddeyi görünce 'Bunu ne yapacaksınız? Yoksa beni uyuşturacak mısınız?' diye sordu. Ben de 'Evet, seni uyuşturacağız' dedim. Cemal öldükten sonra cesedi önce konsolosluğun bahçesine gömmeyi düşündüm. Fakat sonra bunun ortaya çıkağından endişelenerek parçalanması talimatını verdim" dedi. Yine infaz timinde yer alan Muhammed Saad El Zahrani ise "Cesedin, siyah plastik torbalara konularak daha önceden görüşülen ve kim olduğu kasıtlı biçimde belirtilmeyen, ancak "Suriyeli olabilir" denilen yerli işbirlikçiye teslim edilip İstanbul dışına çıkarılması için plan yapıldı" dedi.

Cemal Kaşıkçı

Cemal Kaşıkçı

Cemal Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan'daki duruşmalarındaki ifadeler ortaya çıktı. Duruşmalarda yaşananlar, Kaşıkçı cinayetinin bugüne kadar hiç gün yüzüne çıkmamış gerçeklerini gözler önüne seriyor.

Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesinin ardından ulaşılan yeni bilgiler Riyad'ın suikastla ilgili kozmik itirafları niteliğinde. Kaşıkçı'yı öldüren 15 kişilik infaz timinin lideri sanılan Mahir Abdülaziz Mutreb aslında bir değil, iki numaraydı ve Müzakere grubunun başıydı. Bir numara ise 15 kişilik suikast timiyle birlikte İstanbul'a gelenTümgeneral Mansur Ebu Hüseyin'di. Hüseyin, Prens Selman'ın adamı tutuklu eski İstihbarat Başkan Vekili Ahmet el Asiri'nin talimatıyla Kaşıkçı'yı öldürmek üzere İstihbarat, Müzakere ve Lojistik adında üç ayrı grup kurdu. Her üç grubun başında da Mansur Ebu Hüseyin vardı.

SELMAN'I KORUYAN İFADELER

Uluslararası haber kaynaklarından alınan bilgilere göre ilk duruşması 3 Ocak'ta Riyad'ta yapılan Kaşıkçı cinayeti davasının savcısı, Mansur Ebu Hüseyin de dâhil 9 sanığın beyanlarının birbiriyle örtüştüğünü, ancak Asiri'nin beyanının uyuşmadığını değerlendirdi. Savcı; Türki Müşerrif el-Şehri, Velid Abdullah el-Şehri, Fehd Şebib el- Belevi, Mutreb ve Salah Muhammed el Tubeyki'ye için idam istedi. Diğerleri için ise ağırlaştırılmış müebbet talep etti.

Sabah'ta yer alan habere göre; Savcı, Adli Tıp uzmanı olan ve Kaşıkçı'nın cesedini parçalayan Tubeyki ile Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda Özel Kuvvetler biriminde görevli Muflif Shaya M. El Muslih dışındaki sanıkların Suudi Arabistan istihbarat kuruluşunda görevli olduğunu söyledi. Sanıklar ifadelerinde cinayeti aydınlatacak bazı bilgiler verseler de Asiri, Kahtani ve Prens Selman'ı korumaya da özen gösterdi. İstihbarat Başkan Vekili Ahmed El Asiri ifadesinde şunları söyledi: "Ben Mansur'a Cemal'i müzakere yoluyla ikna ederek getirmelerini talimatını verdim. Bu görevin başkanı olarak da Mansur'u tayin ettim. Mansur, talimatımı yerine getirmek için Kâhtani ile görüşmek istedi. Ben de onları görüştürdüm. Cemal'in zorla getirilmesi yönünde bir emir vermedim." Asiri'nin bu ifadeleri Prens Selman'ın olaydaki siyasi sorumluluğunu gizlemeyi amaçlıyor.

KÂHTANİ İLE EKİBİ BULUŞTURDU

Kaşıkçı cinayeti duruşmalarıyla ilgili ulaşılan detaylar Mansur Ebu Hüseyin'in cinayetteki rolü hakkında önemli ipuçları içeriyor ve bu hiyerarşinin tepesinde Muhammed bin Selman'ın yer aldığını gösteriyor. Buna göre Hüseyin, Selman'ın propaganda işlerine bakan Suud El Kâhtani'yi Mutreb liderliğindeki Müzakere grubuyla buluşturdu.

Ebu Hüseyin ifadesinde şu itiraflarda bulundu:

"Asiri beni çağırarak Cemal'in gerektiğinde zor kullanılarak Suudi Arabistan'a getirilmesi talimatını verdi. Ben de bu görev için Müzakere, Lojistik ve İstihbarat adlı üç ayrı grup kurdum. Başkonsolos Uteybi'yi aradım ve 15 kişi ile İstanbul'a geleceğimi söyledim. Ancak ayrıntılı bilgi vermedim. Cemal'in Riyad'a gelmeyi kabul etmemesi durumunda kaçırılacağı güvenli yerin temini amacıyla olay gününden önce (1 Ekim) yerli işbirlikçi ile görüşmek üzere İstanbul'a gittim. Ardından talebim üzerine Asiri beni Kâhtani ile görüştürdü. Kâhtani bana 'Cemal, Suudi Arabistan'a düşman ülke ve örgütlerin kullanımına müsait hale geldi. Cemal'i getirirsen ülken açısından önemli bir başarı sağlamış olacaksın' dedi. Görüşmeden sonra Tubeyki'yi aradım. Ve ona yerine getirilmesi gereken önemli bir görev olduğunu, detayları bir araya gelince bildireceğimi söyledim."

Ebu Hüseyin'in Kaşıkçı cinayetinin talimat hiyerarşisini ele veren bu itiraflarında anlattığı süreçten sonra dünya istihbarat, kriminoloji ve diplomasi tarihinde görülmemiş barbarlıklar içeren operasyon başladı.

DURUŞMA BM RAPORTÖRÜNE BİLE KAPALIYDI

Cemal Kaşıkçı cinayetinin 3 Ocak 2019'da Riyad'da yapılan ilk duruşmasına BM Güvenlik Konseyi'nin daimi beş üyesi; yani ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin'in büyükelçiliklerinin temsilcileri de katıldı. Bunlar dışında BM Raportörü Agnes Callamard bile duruşmaya alınmadı. 3 Ocak'taki duruşmaya 11 sanıktan 10'u elleri ve ayaklarında kelepçe bulunmaksızın iki grup halinde getirildi.

'PARÇALANMASINA KARAR VERDİM'

İdamı istenen sanıklardan Mahir Abdülaziz Mutreb ifadesinde şunları söyledi: "Cinayet öncesinde konsolosluk binasını gezdim. Cemal kendi isteğiyle Riyad'a gelmeyi kabul etmezse onu zorla dışarı çıkarmanın güç olduğu kanaatine vardım. Bu nedenle Cemal'in öldürülmesine karar verdim."

Mutreb'in ifadesine göre, başında olduğu Müzakere grubu, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu'ndan Kaşıkçı ile görüşme için mekân tahsis edilmesini istedi.

Cinayet öncesi Müzakere grubu sorgu sırasında Kaşıkçı'dan Suudi Arabistan'a dönmesini ve oğlu Salah ile konuşarak yakında Suudi Arabistan'da olacağını söylemesi istendi. Ancak Kaşıkçı kabul etmedi. Mutreb, Kaşıkçı'nın bir uyuşturucu ile öldürüldüğünü iddia etti.

Mutreb ifadesinde şu korkunç itiraflarda bulundu: "Cemal Kaşıkçı, masanın üstündeki havlu, iğneyi ve uyuşturucu maddeyi görünce 'Bunu ne yapacaksınız? Yoksa beni uyuşturacak mısınız?' diye sordu. Ben de 'Evet, seni uyuşturacağız' dedim. Kaşıkçı, 'Dışarıda bekleyen bir nişanlım var, binada uzun süre kalırsam bu Suudi Arabistan için sıkıntı olur' dedi. Sonra kaçmaya çalıştı. Fakat Türki Müşerrif el-Şehri, Velid Abdullah el-Şehri, Fehd Şebib el-Belevi onu kolundan tutarak sandalyeye oturttu."

Tubeyki, Kaşıkçı'nın sol koluna ölümüne yeterli olacak şekilde piyasada satılması yasak, Kahire'den getirdiği uyuşturucu maddeden yüksek dozda verdi. Mutreb ifadesinde bu aşamadan sonrasını aynen şöyle anlattı: "Cemal öldükten sonra cesedi önce konsolosluğun bahçesine gömmeyi düşündüm. Fakat sonra bunun ortaya çıkağından endişelenerek parçalanması talimatını verdim."

REKLAM

'CİNAYETTEN SONRA KAMERALARI BOZDUM'

Cinayette Kaşıkçı'nın dublörlüğünü yapan Muhammed El Medeni ifadesinde şunları söyledi: "Cemal'i konsolosluktan çıkmış gibi göstermek için onun elbiselerini giydim, gözlüğünü taktım. Sultanahmet Meydanı'na giderek bir caminin tuvaletinde kendi elbiselerimi giydim. Cemal'in elbiseleri ile gözlüğünü çöpe attım."

Yine infaz timinde yer alan Muhammed Saad El Zahrani ise ifadesinde şöyle dedi:

"Ben söz konusu ekibin lojistik kısmında görevlendirildim. Görevim, Cemal'in zorla getirilmesi durumunda konsolosluğun kameralarını bozmaktı. Cinayet işlendikten sonra kameraları bozdum. Görüntüleri kaydeden hard diskleri kırarak İstanbul'daki değişik çöp kutularına attım."

Bu aşamadan sonra cesedin, siyah plastik torbalara konularak daha önceden görüşülen ve kim olduğu kasıtlı biçimde belirtilmeyen, ancak "Suriyeli olabilir" denilen yerli işbirlikçiye teslim edilip İstanbul dışına çıkarılması için plan yapıldı.

.ABDURRAHMAN ŞİMŞEK NAZİF KARAMAN Gündem Haberleri

SABAH

Bu haber 200229 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Neslican Tay son yolculuğuna uğurlandı! Türkiye'yi ağlatmıştı...
Neslican Tay son yolculuğuna uğurlandı! Türkiye'yi...
Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST'e kaç kişinin katıldığını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST'e kaç kişinin katıldığını...