Diyarbakır’da HDP mağduru annelerin nöbeti büyüyor: 11 anne...

Diyarbakır'da HDP mağduru annelerin nöbeti büyüyor: 11 anne evladını bekliyor.

Diyarbakır’da 22 Ağustos'ta terör örgütüne götürülmek üzere oğlunun kaçırıldığı iddiasıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde eylem yapan Hacire Akar’ın ardından HDP’ye tepkiler çığ gibi büyüyor. Hacire Akar’ın yaptığı eylem sonrasında oğluna kavuşması çocukları dağa kaçırılan annelere de umut oldu. Çocuklarına kavuşmak isteyen anneler, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde başlatılan eyleme katılmaya başladı.

06 Eylül 2019 - 11:10 - Güncelleme: 06 Eylül 2019 - 12:29

'da  mağduru annelerin nöbeti büyüyor: 11 anne evladını bekliyor

Güncel 06.09.2019 11:20 Son Güncelleme: 06.09.2019 11:54

'da  mağduru annelerin nöbeti büyüyor: 11 anne evladını bekliyor

Çocukları CHP'nin ortağı  aracılığıyla terör örgütü  tarafından dağa kaçırıldığını belirten ailelerin, HDP  İl Başkanlığı binası önündeki mücadeleleri büyüyerek devam ediyor. Oğlunun 4 yıl 7 ay 21 gün önce kaybolduğunu belirten  ile birlikte, bekleyişini sürdüren anne sayısı 11'e yükseldi. Öte yandan bölge halkı tarafından eylem yapan ailelere destek amacıyla yiyecek ve içecek getiriliyor.

 

Terör örgütü 'nın  yardımıyla dağa kaçırdığı oğlunu, HDP il binası önünde gerçekleştirdiği 4 günlük eylem sonucu teröristlerden geri alan Hacire Akar ile başlayan tepkiler, günden güne büyüyor.

Çocuklarının geri gelmesi için mücadele eden ailelere yenisi eklendi. Anne , oğlu Neşat Koyun'un 4 yıl 7 ay 21 gün önce kaçırıldığını söyleyerek, HDP  İl Başkanlığı binasının önünde eyleme katıldı.

AİLELERİNE YİYECEK GETİRİYORLAR
HDP binasının önünde eylem yapan aileler her geçen artarken, onlara destek de büyüyerek devam ediyor. Bölgede yaşayan halk olmak üzere çok sayıda kişi, ailelere yiyecek ve içecek getiriyor.

"BENİM OĞLUM DAĞDA, SENİNKİ FRANSA'DA"
Diyarbakır'da HDP binası önünde başlatılan eyleme, dağa kaçırılan 17 yaşındaki Yusuf Begdaş'ın babası Celil Begdaş da katıldı. Acılı baba HDP Eş Genel Başkanı 'ın çocuklarına ait olduğunu iddia ettiği fotoğrafları il binasına asarak "Benim oğlum dağda onun oğlu 'da" diye tepki gösterdi.

EVLAT NÖBETİ BÜYÜYOR: EYLEME YENİ AİLELER KATILIYOR
HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binasının önü aileler ve destekçileriyle doldu taştı. Evlat nöbetine katılan Meryem Savur oğlu Fırat için, Sebiha Balta da oğlu Arafat için eyleme başladı.

DERNEKLERİN MASKESİ DÜŞTÜ
Gezi olaylarından bu yana her türlü protesto eyleminde meydanlara inen kadın derneklerinin bazıları, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde eylem başlatan anneleri görmezden geldi. PKK'ya en net karşı duruşu sergileyen anneleri sahipsiz bırakan bazı dernekler, "Alanımız olmadığı için görüş veremiyoruz" demekle yetindi.



HDP önünde bekleyen annelerden sanatçılara çağrı: Neredesiniz?

’da 22 Ağustos'ta terör örgütüne götürülmek üzere oğlunun kaçırıldığı iddiasıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde eylem yapan ’ın ardından HDP’ye tepkiler çığ gibi büyüyor. Hacire Akar’ın yaptığı eylem sonrasında oğluna kavuşması çocukları dağa kaçırılan annelere de umut oldu. Çocuklarına kavuşmak isteyen anneler, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde başlatılan eyleme katılmaya başladı.

HDP önünde bekleyen annelerden sanatçılara çağrı: Neredesiniz?

Hacire Akar'ın 22 Ağustos'ta başlattığı ve 24 Ağustos'ta oğluna kavuştuğu için sonlandırdığı eylem, çocukları dağa kaçırılan diğer annelere de umut oldu. HDP aracılığıyla çocuklarının dağa kaçırıldığını iddia eden aileler teker teker eylem kararı aldı. Çocuklarının HDP aracılığıyla terör örgütlerine katıldığını ileri süren aileler, çocuklarının yine HDP aracılığıyla geri getirilmesini istiyor. Daha önce kimsenin tepki eylemi yapmaya cesaret edemediği HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde eylem yaparak bu algıyı kıran Hacire Akar'ın ardından çocuklarına kavuşmak isteyen aileler tepki eylemi başlattı. Hacire Akar'dan sonra çocuğuna kavuşmak isteyen Biçer ailesi fertleri tarafından 3 Eylül'de HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde başlatılan eylem, her gün büyüyerek dördüncü gününde 10 aileye ulaştı. İkinci dalga olarak başlatılan HDP'ye tepki eyleminde Biçer ailesinden sonra Çetinkaya, Begdaş, Akkoyun, Yapalak, Kaya, Altıntaş, Özbey, Savur ve Balta aileleri de eyleme katılarak bu akımı çığ gibi büyüttü.

ÇOCUKLARIMIZI ALMADAN BURADAN GİTMEYECEĞİZ

Eylemlere katılan aileler, çocuklarını almadan eylemlerine son vermeyeceklerini ve bu konuda çok kararlı olduklarını söylediler. Eyleme katılan Celil Begdaş, 4 ay önce 17 yaşındaki oğlu Yusuf Begdaş'ın HDP kanalı ile terör örgütüne kaçırıldığını, oğlunun geri getirilmemesi durumunda HDP önünde ölüm orucuna başlayacağını söyledi.

SANAT CAMİASI NEREDE?

HDP Diyarbakır İl Binası önünde, terör örgütü tarafından kaçırılan çocukları için eylem yapan annelerden sanat camiasına çağrı yapıldı. Anne Ayşegül Biçer, "Sanatçıların desteği olursa, çocuklarımızı ölümden kurtarabiliriz. Lütfen bize ses olsunlar. Özellikle Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Tarkan, Sezen Aksu gibi sanatçılarımıza sesleniyorum. Sesimizi duyun, bize destek olun, yardım edin, çocuklarımız ölmesin, onları kurtaralım" dedi.

Annelerin HDP'ye karşı başlattığı 'Çocuklarımızı geri verin' eylemi yeni ailelerin katılımı ile büyüyor

KENDİMİ DE HDP'Yİ DE YAKARIM

5 yıl önce oğlu Arafat Balta'nın terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden Sabiha Balta, HDP önündeki tepki eylemine katılarak ailelere destek verdi. Oğlunun fotoğrafını elinden düşürmeyen Balta, Zazaca yaptığı açıklamada oğlunu almadan gitmeyeceğini söyledi. Balta, "Kendimi de yakarım, HDP'yi de yakarım. Oğlum buraya gelecek" diye konuştu.



BATSIN SİZİN KÜRDİSTAN DAVANIZ

Geçtiğimiz gün amcası ile yengesinin yaptığı eyleme destek vermek üzere HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binasına gelen 3 çocuk annesi 37 yaşındaki Aysel Bozkurt da HDP'lilere tokat gibi sözler sarf etmişti. Eylem yapan aileleri il başkanlığı önünden uzaklaştırmaya çalışan HDP'liler ile tartışan Aysel Bozkurt'un HDP'lilere söylediği sözler eyleme damgasını vurmuştu. Aysel Bozkurt, dağa kaçırılan 17 yaşındaki Süleyman Çetinkaya'yı geri alabilmek için HDP önünde oturma eylemi yapan amcası Şahap Çetinkaya ve yengesi Fevziye Çetinkaya'ya destek için katıldığı eylemde HDP'lilerin tepkilerine duyarsız kalamayarak, "Batsın sizin Kürdistan davanız. Oğullarınız özel okullarda, karılarınız plajlarda. Kürdistan diyenlerin çocukları en iyi okullarda okuyor. Ama fakirin çocuğu dağlarda ölüyor. Dağa gönderecek çocuğumuz yok. Artık yeter" diye verdiği tepki HDP'lilerde tokat etkisi oluşturmuştu.

HDP'ye meydan okuyan anne evladını istiyor “Ben Kürt’üm, şu ana kadar devlet bana hiçbir zulüm yapmadı. Bu neyin davası!”
STK temsilcileri eyleme destek verdi

Anneler tarafından başlatılan eyleme sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri de destek verdi. Eyleme Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen ile 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz yaptıkları açıklamalarla destek verdi. Sözen ve Gündüz, annelerin haklı eylemlerinde sonuna kadar destekçileri olacaklarını ve bütün herkesi bu haklı eyleme destek vermeye davet ettiklerini söylediler. Şehit aileleri ve gazi dernekleri ile bazı sendikalar da anneleri telefonla arayarak, eylemlerine destek verdiklerini açıkladı.

HDP’liler oturma eylemi yapan aileye ve basın mensuplarına saldırdıDiyarbakır'da HDP mağduru annelerin nöbeti büyüyor: 11 anne evladını bekliyor"30 bin lirası olmayan Diyarbakır anneleri" HDP önünde

Diyarbakır'da terör örgütünün tuzağına düşen bir oğlunu kaybeden anne Hacire Akar, dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet Akar için 22 Ağustos'ta HDP İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapmış ve kısa süre sonra oğluna kavuşmuştu. Anne Hacire Akar'dan sonra bir aile daha oğlunun HDP'lilerce dağa kaçırıldığını iddia ederek HDP İl Binasında oturma eylemine başladı. Fevziye ve Şahap Çetinkaya çifti, 11 çocuğundan 4'ünü de yanlarına alıp Bağlar ilçesindeki HDP İl başkanlığı binası önünde "çocuğumu verin" diyerek eyleme başladı. CNN TÜRK canlı yayınında Diyarbakır'da annelerin sürdürdüğü eylemi değerlendiren Hasan Kalyoncu Üniversitesinden Dr. Murat Aslan, "PKK'nın 30 bin lira veremeyen ailelerin çocuklarına el koyduğunu" söyledi.

Aslan şöyle devam etti: PKK, eleman temin etmek için özendirici yöntemlere ya da zorlayıcı yöntemlere başvuruyor.

Özendirici yöntem daha çok örgütün propagandası üzerinden yürüyor. Maalesef Türkiye’de yasal statüde olan örgütlenmeler PKK’nın eleman temin etmesi konusunda taşeron olarak hareket ediyor. Nitekim geçtiğimiz hafta içerisinde Hacire hanımın HDP İl Binası önüne gitmesi ve çocuğunun da salıverilmesi, aslında yasal bir siyasi partinin böyle bir güce muktedir olduğu veya böyle bir işe aracılık ettiğini aleni olarak gösteriyor.

PKK şu ana kadar o bölgede yaşayan varlıklı vatandaşlarımızdan belirli bir ücret talep ediyordu. Bu ücreti verenlerin çocuklarına dokunmuyorlardı. Ancak en son benim duyduğum rakam 30 bin lira ücreti veremeyen ailelerin 1-2 çocuklarına el koyuyorlar. Dağa götürüyorlar, ideolojik eylemden geçiriyorlar. Beynini yıkadıktan sonra sahaya sürüyorlar.

Kürt analarının isyanı

Mayıs 1995'te Beyoğlu'ndaki Galatasaray Lisesi'nin önünde toplanan bir grup kadın "çocuklarımızı istiyoruz" diye sessiz bir oturma eylemi başlatmıştı.

“Cumartesi Anneleri” diye anılmaya başlayan bu kadınların eylemi daha sonra genişleyerek yıllarca sürdü. Her hafta aynı yerde toplanan anneler, 1990’lı yılların karanlık dehlizlerinde kaybolan çocuklarının akıbetlerinin açıklanması için haykırdı.

PKK ve sol örgütler, çocukları kaybolan gözü yaşlı annelerin bu eylemlerini kendi tekellerine alarak siyasal amaçları için kullandı.

Bir süre sonra çocukları dağa giden kadınlar , “Barış Anneleri” adında bir grup kurdu.

Bunlar da yıllarca çeşitli yerlerde eylemler yaparak PKK ile devlet arasında bir barış sağlanmasını ve çocuklarının geri dönmesini istedi.

PKK da ne kadar barışçıl olduğunu göstermek için bu kadınların arkasında durdu onları yönlendirdi.

Bu gözü yaşlı annelerin tümü PKK’nın, HDP’nin ve diğer sol örgütlerin siyasal amaçlarından, hesaplarından bağımsız olarak kendi çocukları için didindi durdu.

Ancak bu yapılar, annelerin bu çığlığını siyasal amaçlarına alet etmek için her türlü yola başvurdu ve önemli ölçüde de başarılı oldular.

Toplumun içinden çıkan, acılarını bilen, toplum ile aynı acıları yaşayan insanların omuzlarında doğup büyüyen AK Parti bu insanların çığlığını duydu.

“Baldıran zehri içmeyi” göze alarak asırlık sorunun altına sadece elini değil gövdesini koydu ve “çözüm süreci” diye bir süreç başlattı.

Bu süreç, yıllarca yüreği yaralı Kürt analarının acıları ve gözyaşları üzerinde tepine tepine büyüyen PKK’yı telaşlandırdı.

Dış güçlerin kucağında oyuncağa dönüşen PKK ne edip süreci berhava etti.

Yıllarca barış, özgürlük, kardeşlik, insan hakları gibi insanlığın kutsal değerlerini kendine slogan yapan PKK’nın ipliği pazara çıktı.

PKK ve HDP çevreleri her ne kadar “çözüm masasını Erdoğan” tekmeledi dese de halk hendeklerle amaçlanan şeyin ne olduğunu gördü.

O nedenledir ki çözüm sürecinin sabote edilmesinden bu yana PKK’ya katılım her geçen gün azaldı.

Örgüt artık eleman bulmakta zorlanınca şimdiye kadar zaten PKK’nın askere alma şubesi gibi çalışan HDP, artık henüz 18’ini doldurmayan çocukları zorla dağa kaçırma yollarına başvurmaya başladı.

Eskiden Doğu-Güneydoğu’nun birçok yerinde HDP tabanı arasında “eski devletin zulmüne karşı” dağa çıkmak saygınlık olarak algılanırdı.

O nedenle analar-babalar içleri kan ağlasa da çocuklarının dağa gidişi, götürülüşü önünde çok fazla direnemezdi.

Ama bugün artık öyle değil.

Çözüm sürecinin altına dinamit konulması, ardından gelen hendekler vs. o kesim arasında da PKK’ya yönelik saygıyı öfke ve nefrete dönüştürdü.

Bir süre önce Hacire Akar’ın başlattığı ve giderek yaygınlaşan HDP binalarının önündeki oturma eylemleri işte bu öfke ve nefretin dışa vurumudur.

Bu yazının yazıldığı saatlerde sayıları 8’e çıkan ailenin HDP Diyarbakır İl Binasının önünde yaptığı eylem, çocukları kandırılarak ya da zorla dağa çıkarılan Kürt analarının isyanıdır.

Aslında Kürtlerin PKK’ya yönelik öfke ve nefreti Türkiye ile sınırlı değil.

Kuzey Irak’taki Kürt yerleşim bölgelerinde PKK’ya yönelik tepkiler ve “Burayı terk et” baskıları her geçen gün artıyor.

Yine Suriye’de Rojava denilen bölgede PKK’nın kendilerine itaat etmeyen yüzbinlerce Kürt aileyi göçe zorlaması, 14-15-16 yaşlarındaki çocukları zorla silah altına alması, denetimi altındaki bölgelerde ağır baskı ve işkenceler uygulaması da PKK’ya yönelik öfke ve nefreti derinleştiriyor.

Kürt analarının bu çığlığı, bu öfke ve nefret PKK’yı da HDP’yi de bitirebilir.

Faruk Aktaş - Yeni Birlik

 

Bu haber 200295 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Son dakika: Başkan Erdoğan, Trump ile görüştü....
Son dakika: Başkan Erdoğan, Trump ile görüştü....
Son dakika: Başkan Erdoğan, Trump ile görüştü....
Son dakika: Başkan Erdoğan, Trump ile görüştü....